şükela:  tümü | bugün soru sor
  • son olaylardan sonra şöyle bir bildiri yayınlamışlardır;

    --- spoiler ---

    değerli arkadaşlar;

    her şey bir belediye başkanının ankara'ya medeniyeti getirmeye karar vermesiyle başladı. hepimiz her güne bir başka çılgın projeyle uyandık. ankara değişiyor, modernleşiyordu. akay kavşağı, mithatpaşa üst geçidi, gökkuşağı, armada karşısındaki çelik ucube, köprülü kavşaklar, genişleyen yollar, kenarlarına dikilen avm'ler, iş merkezleri, kentin etrafına inşa edilen yeni semtler, kentin ortasında yıkılan müstakil evler, yerlerine dikilen koca koca lüks apartmanlar, gökdelenler, yenilenen kaldırımlar, otoyol refüjlerine dikilen çiçek ve süs ağaçları, her yere yapılan parklar, en önemlisi birbirinden güzel fıskiyeler. kısaca, ankara daha güzel şimdi. ankara büyükşehir belediyesi yönetimi, bizler için gece gündüz demeden çalıştı, arkamızda da gördüğünüz gibi, çalışmaya da devam ediyor.

    allah'ın takdiri olacak ki, bazı küçük sorunlar da yaşanmadı değil. mesela köprülü kavşaklar yağmur yağınca suyla doldu. dikmen vadisinde yıkılan evlerde yaşayan bağzı insanlar evsiz kaldı. bir köprülü kavşaktan hızla geçtik ama bir sonraki ışıkta daha çok biriktik. fakat bu da noktasal olarak çözüldü: birbiri ardına yeni köprülü kavşaklar yapıldı. sonunda ankara adeta bir kavşak cenneti oldu. bu cennetin nimetlerinden faydalanmak isteyenler de özel araçlarını daha çok kullanmak istediler. yeni açılan otoyolların kenarlarına dikilen modern avm'lere, iş merkezlerine, devlet kurumlarına sürdüler arabalarını. sonunda trafik yine tıkandı.

    her şeye bir çözüm üreten belediye, buna da çözümü yeni yollar açmakta buldu. önce atatürk orman çiftliği'nin tam ortasından koskoca bir otoban geçirdi. arada yedi sekiz bin ağaç kesildi tabi, ancak medeniyet için cami bile yıkılır diyen bir başbakanın ülkesinde, bunun lafı bile edilmez. sonra bir yol da odtü'den geçirmeye karar verdi. odtü rektörü de heves etmiş olacak ki, oturup konuştular, planladılar, şip şak bir yol tasarlayıp anlaştılar. gerekçeyi de 'bu zaten eski proje' şeklinde öne sürdüler, oldu bitti. her ne kadar belediye beklenen süreden önce işe başladıysa da, odtü rektörü ahmet acar 'biz yolu istiyoruz ama siz de böyle yapmayın ayıp oluyor' dedi, mevzu tatlıya bağlandı.

    bizler, bütün bu hikayede gözükmeyenleriz. dikmen'de evsiz kalanlarız. odtü'de kendini okulun tek temsilcisi sanan rektörlüğün '100-150 protestocu' dediği, aylardır yola karşı direnen, okuluna ve tarihine sahip çıkan, odtü'nün gerçek sahibi olan odtü öğrencileriyiz. yüzüncü yılda 'yolun bize talan ve kentsel dönüşüm getirecek, bunu istemiyoruz, yaptırmayacağız' diyen halkız. odtü ormanında gece baskınıyla kesilen üç bin ağacız. gezi direnişinde öldürülen ethem'iz, abdullah'ız, mehmet'iz, ali ismail'iz, medeni'yiz. odtü'ye destek eyleminde katlettiğiniz ahmet atakan'ız. berkın'ız, hasan ferit'iz. bir sabah baskınıyla çadırlarını söküp döve döve gözaltına aldığınız mahalle sakinleriyiz. rant için değil halk için kentsel planlama diyen akademisyenleriz. gaz bombalarınız ve dozerleriniz yüzünden kendi habitatlarında ölen hayvanlarız. doğaya sahip çıkanız; yaşamı kuran, kurduğu yaşama sahip çıkanız. siz hizmet getirin diye vergi veren, hizmeti orman katliamı, araç gürültüsü ve gaz bombası olarak alan yurttaşlarız.

    değerli dostlar;

    arkamızda gördüğünüz yolun odtü arazisindeki kısmını ellerinde izin falan olmadan, keyfi bir şekilde çitleri yıkıp girerek bir gecede yaptılar. belediyenin kentteki bütün inşaat envanterini buraya yığdılar. ankara'nın kamyonları yetmedi, kırıkkale'den, kayseri'den, civar illerden nakliye araçları getirdiler. toma'lar, akrepler, çevik kuvvet otobüsleri her gün başında nöbet tuttu, gördüğünüz gibi halen de tutuyor. ağaç dikmeye gelene de, demokratik protesto hakkını kullanmak isteyene de, basın açıklaması yapana da, arabasıyla durana da gazı basıyor. odtü günlerdir ses bombalarıyla inliyor. polis helikopterleri devriye atıyor. bu tam anlamıyla bir ablukadır. kamunun belediyesi, kamunun üniversitesi odtü'yle adeta bir işgal kuvveti gibi savaşıyor! rektör ise televizyona çıkıp hala 'odtü bu yolu istiyor' diyebiliyor. mahalle halkıyla görüştüğünü söylüyor. yalanlıyoruz, böyle bir görüşme gerçekleşmemiştir. ne rektör, ne belediye yetkilileri, ne bakanlık sorumluları; hiç kimse bu yol için burada yaşayan ve öğrenim gören hiç kimseye bir şey sormadı. sorun da bu zaten; biz bu yolu istemiyoruz. rektör istediğini söyleyebilir; günlerdir yaşananlar ortadadır. yolu odtü kamuoyu da istemiyor. özetle, istemediğimiz bir hizmeti bize zorla veren, dolayısıyla hizmet adı altında rantı dayatan bir belediye ve onunla uzlaşan bir odtü yönetimi ile karşı karşıyayız. tekrar ifade ediyoruz: biz bu yolu istemiyoruz ve her ne pahasına olursa olsun yaptırmayacağız.

    hukuk tanımazlığınıza, rant için cami bile yıkarım diyen aymazlığınıza, odtü'yü kapatırsak ankara ne kaybeder ki diyen bağnazlığınıza, ağzını açana gaz bombası sıkan polisinize, sekiz şerit olmasına rağmen trafiği çözmeyen yollarınıza aldırmıyoruz. toplu ulaşımı, metroyu, yeşil bir ankara'yı, demokrasiyi, ifade özgürlüğünü, kişilik haklarımızı, yaşamımızı, doğamızı her şeye rağmen savunmaya devam edeceğiz. siz hayallerinizdeki beton kentleri inşa etmek için iş makinalarınızla geleceksiniz, bizse kendimizi ve yaşamı savunmak için her yerde ahmet atakan olup karşınıza dikileceğiz.

    bütün türkiye halkına sesleniyoruz: bugün odtü'ye yapılanlar yarın mutlaka başka yerlerde de uygulanacak, bu iktidar gün gelecek size de mutlaka dokunacaktır. odtü'yü savunmak kendinizi savunmaktır. yaşamınızı, özgürlüğünüzü savunmaktır. ahmet atakan'ın yaptığını yapmaktır. hepinizi birlikte mücadele etmeye, dayanışmaya çağırıyoruz.

    her yer odtü her yer direniş!
    ahmet atakan ölümsüzdür!

    100. yıl inisiyatifi

    --- spoiler ---

    afiş
  • maker hareketi kapsamında dikiş, tamir, yenilenebilir enerji, doğal-ekolojik gıda tüketici topluluğu gibi alanlarda mahalle atölyesi etkinlikleri başarılı olan, ekoloji odaklı bir topluluk.