şükela:  tümü | bugün
  • 2000'lerin başında, hemen hemen aradığınız her pc programını full olarak barındıran cd'ler satan seyyar satıcıları özlemek. ne ararsanız vardı. toplu halde program barındıranları bile vardı. 3-5 liraya işinizi görüyordunuz. şimdi 50 tane zamazingo türedi. 3,5 gb'lik dosyayı indir, hem saatlerin heba olsun, hem de programla birlikte elli çeşit trojen insin, yandex kendi kendini kursun falan. yeter yahu.

    edit : program cd'cilerinden bahsediyorum. pornodan değil.
  • film özetleri ezberleyen, hiç oynamadığı oyunları bitirmiş gibi anlatan, kayıtdışı ilginç insanlardı. o dönem için vazgeçilmezdiler.
  • asıl özlenen şey korsan cd'ciler değil, korsan cd'cilerin olduğu zaman dilimi.
  • kadıkoy yazıcıoğlu iş hanı civarında halen bulunan satıcılardır. hatta yolda size yaklaşıp , "film, oyun, program" der. ilgilenirseniz, size refakat edip , cd alabileceğiniz işletmeye götürür.işletmelere genellikle labirent gibi yerlerden geçerek gider, sote dükkanlarda aradığınızı bulmaya çalışırsınız.
  • hep 10.000'li yılların korsan cd satıcılarını özlediğim için beni ilgilendirmeyen özleyiş.
  • ismi lazım değil, bir hanın üst ve en alt katlarını dolduran arkadaşlardı bunlar. üstte satılır, altta da bir towerda 16 tane cd writer ile tek işi cd kopyalamak olan aletlerle takır takır cd basılırdı.

    varlıklarının en büyük sebebi o dönem internetinin çok pahalı ve yavaş olmasıydı. adsl yeni yeni gelmiş, sıra ile alınan dönemdi bu dönemler. torrent de yeni çıkmıştı sanırım, suprnova falan 2002lerde falan hayatımıza girecekti, o noktadan sonra hayat zaten aynı olmayacaktı bizim için de o dönemlerde henüz ele mahkumduk.

    bir de alışkanlık sanırım. bu dönem öncesinde bilgisayar (ve amiga) kullanıcıları için bilgisayarcı bilgisayar alınıp oyun kopyalatılan yerlerdi ve bu arkadaşlar bu misyonu aynen devralmışlardı. bizim zaten böyle bir beklentimiz varken bu arkadaşlar bu beklentiyi karşılıyorlardı. zaten orjinal oyun da gelebilen cinsten bir şey değildi henüz.

    daha sonra konsol ve film/dizi patlaması ile "cd olan herşeyi satarız" mantığı ile envanterleri deli genişledi bu dükkanların. criterion filmlerinden tutun ps2 oyunlarına kadar herşeyi satabilen bir hale geldiler ki altın zamanları bu dönemlerdi sanırım. sadece "çoluk çocuk" diye nitelendirdikleri kitleye değil herkese bir şeyler satabilir hale gelmişlerdi ve satıyorlardı da. adsl bile olsa bir dizinin ful sezonunu indirmek işkenceydi, gidip parasını toka edip izlemek daha efektifti zaman açısından.

    neyse. kendi adıma şöyle düşeyim notu. adsl geldi akabinde broadband falan da geldi. ama o arada darksoul çoktan istanbul'u terk-i diyar eyleyip broadband'e geçmiş olduğundan ötürü cd kopyalayıcı abiler ile olan diyalogları bitti. usenet'ten çakıyordum o sıralar nitekim. akabinde steamin gelişi ve crack olaylarının "şu exeyi şuraya kopyala"'dan ziyade ezoterik bir büyü tarifine dönüşmesi ile iyice bitti benim için.

    bu yakınlarda tekrardan gittim de... alt katlardaki tuhafiyeci, kıyafetçi vs. gibi dükkanlar burayı da ele geçirmiş. ara ara hala "bilgisayarcı"lar olsa da bunlar da ufaktan ufaktan gemiyi terketmeye başlamış adamlar. devredecek adam bekliyorlar aslında.

    özlenecek arkadaşlar değillerdi, dükkanına gelen yaş farketmeksizin her türlü dişiye yazan, bozuk olduğu besbelli cdyi size kakalamaya ve akabinde çirkeflik çıkartmaya meyilli elemanlar vardı hep. ama işte dile kolay 16 sene geçmiş. insan gençliğini özlüyor aslında, bu adamları değil.
  • özleyen yeşillendirebilir.

    debedit: yeşillenmedi.

    ayrıca: (bkz: oyuncaklar otostopta)
  • ankara'da yaşayanlar bilir. maltepe pazarı vardı. baya meşhur bir pazardı. orada çok vardı bu korsancı abiler.

    porno konusuna gelince bir satıcı aynen şu şekilde satış yapmaya çalış çalışıyordu;

    "hülya avşarlı, sibel canlı, sibel kekillili, gülben ergenli filmler var abi."