şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: eşcinsel)

    (bkz: gizli gay) kendinden bile gizlidir belki.
  • yaşından dolayı armudun sapı üzümün çöpü diye eleyip duran erkektir. aynısının kadın versiyonu da vardır. bu yaş aldıkça tahammülün azaldığına delalettir.
  • geçmişinde çok güzel kızlarla birlikte olmuş erkek olabilir, yaş ilerledikçe seçicilik daha da arttığından, birini beğenmesi iyice zorlaşır. ancak yaş da geçmektedir, bu yüzden ikilemde kalır.
  • 37 yaşındaki kadınlara alerjisi olan bekar erkek.

    (bkz: olup)
  • (bkz: sözlükteki yaş takıntısı)

    yaşadıkları zayıf ve çaresiz hayatlarının acısını yaş takıntısı ile gidermeye çalışan tipler var burada. bundan nasıl bir zevk alıyorlar , anlayamıyorum. 30'lu yaşlar ile kafayı bozmuş , saplantı haline getirmiş ruh halleri bozuk tipler bunlar. bıkmadan usanmadan başlıklar açıp , yorumlar yapmaya devam ediyorlar. sanki hayatları 30'lu yaşlardaki insanlara laf atınca tozpembe olacak. allah akır fikir versin bunlara. yazık, valla yazık.
  • otuz yaşında evlilik düşünmeyen bir birey olarak yedi yıl sonraki benimdir.
  • (bkz: 37 yaşında hiçbir erkeği beğenmeyen bekar kadın) ile 40'larının sonlarına doğru ilerlerken, yolda birbirlerini beğenmek zorunda kalacaklar gibi geliyor bana. ne boktan bir şey bu yahu. vaktiyle, herkes gönlüne göre biriyle karşılaşsa ya işte ama yok öyle olmuyor o işler. bazıları için içine sinen bir birliktelik çok ulaşılmaz bir şey oluyor.
  • cinsiyeti farketmeksizin herkes her yaşta evliliği düşünebilir, yahut hiç aklına bile gelmiyor olabilir. kişinin hayattan beklentisiyle doğrudan alakalı bişey bu. beni esasen şaşırtan devamlı gördüğüm bu saçma sapan başlıklar. yaşım 32 ve evlenebileceğim fikri daha yeni yeni aklıma yatmaya başlıyor, ne çirkin yorumlarınız var.
  • hiçbir kadını beğenmeyen 37 yaşındaki eski mesai arkadaşım. lan? beni mi takip ediyorsunuz? nikah şahidi oldum, nikah şahidi başlığı çıktı. 37 yaşındaki arkadaşım aradı, bu başlık açıldı. dün aradı beni bu arkadaş. nerelerdesin dedi. hal hatır sordu, ben de sordum. ne olsun, sap geldim sap gideceğim dedi.

    bu arkadaşı tanıdığımda çok iyi bir ilişkisi vardı. kızın da, bu arkadaşın da sosyal medya hesapları yoktu. sözlük, gazete yorumları vs. dahil hiçbir şey yoktu. garanti bankası, e-devlet, yemeksepeti derken gül gibi geçiniyorlardı. bu sap arkadaş sosyal medyada takılmaya başlayınca her şey bombok oldu. ben o işten ayrıldım, sonra bu arkadaşı kah şeyma subaşı gibi şişirilmiş dudaklı kızlarla, kah kariyere odaklanmış, gözlüklü, kitaplı ama arkadaşın sonunda sıkıldığı, eksikleri olan kızlarla görmeye başladım. kızlar hep sosyal medyadanmış.

    nerde çokluk, orda bokluk. geçen yaz, turistik eşya satan bir dükkana girdim. eşe dosta ufak hediyeler alacaktım. dükkan tıklım tıklım takı tukanak, obje dolu. sağımda, solumda, tepemde ışıltılar, renkler, boncuklar, hepsi de üst üste. ben o dükkandan hiçbir şey almadan çıktım. seçemedim. elime alıp incelediklerimin de ya boyası sıyrılmıştı ya da zinciri kopmuştu. üst üste koyulunca bozulmuşlar veya defolu malları doldurmuşlar. ne uzun yazmışım amk.