şükela:  tümü | bugün
  • gaziantep'tedir. pogacahanesi super pogaca yapardi. butun askeri birlikler gibi surgun yeri oldugu soylenir; inanmayin. bu "surgun yeri" fetisini de anlamis degilim. her askere gidip gelenden duyarim "abi bizim oraya surgun yeri diyorlar" diye. ha iyi ziktiler yani seni, bunu mu demek istiyorsun.
    askerligini burada gazino cavusu olarak baslayip bitirmis biri olarak acikca soyleyeyim; pek hos anilarla doneceginizi sanmam. ama hatirladikca da hafif bi gulumseme belirir suratta*. 2. tank taburunun gazinosu superdir, oraya gidin*. bi ara benden sorulurdu orasi. konsomatris, haftalik revu sovu falan. saka lan olur mu oyle sey.

    son not: topcu taburuna bulasmayin. tugayin icindeki surgun yeridir. keh keh.
  • kısa dönem askerliğimi tamamlamış olduğum yerdir. sürgün yeri midir değil midir kesin bilmiyorum ama bu konuyla ilgili anlatacak iki olayım var:

    1- benim devrelerden bir kısa dönem arkadaş bölüğüne teslim olur ve akşamına bölük komutanı arkadaşı yanına çağırır:

    - oğlum adın ne?
    + x efendim.
    - x, ne suç işiledin?
    + anlamadım komutanım.
    - sivilde diyorum evladım, ne sabıkan var?
    + sabıkam yok komutanım.
    - sabıkan yoksa burada ne işin var?

    2- bölük astsubayının bir angarya işini yapmak için bir yere gittim, şimdi hatırlamıyorum. içeride bir sürü astsubay ofis tadında bir yerde bilgisayar başında işlerini yapıyorlar. derken içeriye bir astsubay girdi ve bağırarak "arkadaşlar antep 5 yıla düşmüş" diye bağırdı. akabinde herkes havalarda coşku ve sevgi yumağı oldu.

    antep yazın çok sıcak kışın da çok olmasa da soğuk bir yerdir. yani antalya falan gibi zannetmeyin, sıcaklık eksilere düşüyor. bu sebeple yazın askerlik yapmak bir hayli zor oluyor, kışın nispeten daha kolay oluyor. benim askerlik yaptığım dönemde yakıt sıkıntısı vardı tugayda. bu sebeple kaloriferler pek yanmazdı. tugay komutanı genelkurmaydan daha fazla yakıt istikhakı alabilmek için bütün bölüklerde geceleri koğuş sıcaklığının ölçülmesini istemişti. bizim bölüğün koğuş sıcaklığının 2-3 derecelere indiği oluyordu. içlik, bere, iki kat yün çorap gibi ekipmanlarla uyuyordum. hala sistem aynıysa bu konuya dikkat diyorum.

    burada askelik ne çok kolay ne de çok zor geçecektir diye düşünüyorum. yalnız banyoları çok yetersizdi ben askerlik yaparken. duşların yarısından fazlası çalışmıyordu, çalışanlardan da çok bir performans alınmıyordu. ayrıca banyolar hiçbir bölüğe yakın olmadığı için banyodan çıkan askerler koğuşa giderken hasta oluyordu genelde. ana kazan dairesi gibi bir yer vardı, oradaki elemanlarla bağlantıyı kurarsanız içerideki tek duşu kullanabilirsiniz, istediğiniz saat ve gün.
  • gaziantep şehitkamilde bulunan benim de 331. kısa dönem olarak askerliğimi yaptığım yerdir. toplam 154 gün 155 gecemi burada geçirmiş birisi olarak hakkında bir kaç kelam etmeyi üstüme vazife gördüm.

    herşeyden önce burası hakkında yaygın olarak belirtilen "sürgün yeri" tanımlamasından bahsetmekte fayda var. tabi bu söylem daha çok askerler tarafından ortaya atılmaktaydı, ben orada bulunduğum süre içerisinde herhangi bir rütbeliden böyle bir iddia işitmedim. ancak bulunduğum taburda ve birlikte farklı illerden çeşitli sebeplerden dolayı (uyuşturucu madde, kavga, firar vb.) sürülen hatırı sayılır miktarda insanla tanışmışlığım vardır. bu nedenledir ki burasının sürgün yeri olduğunu düşünürüm ben de. ancak sürgün yeri etiketinden daha önemli olan konu bu tugayın fiziksel imkanlarındaki yetersizliktir bence. bi kere yemekleri çok kötüdür, hatta kötü bile değil iğrençtir. yani nimettir diyorum sövmeyim diyorum ama arkadaş bu kadar kötü yemekte olmazki. sanki özellikle yenmesin diye yapıyolardı yemekleri. bir de üstüne üstlük tugay komutanının her fırsatta yemekleri methetmesi vardır ki işte o zaman sövmek caizdir. bunun yanı sıra ben yemek yemesemde olur kantinden takılırım deme imkanınız da çoğu zaman bulunmaz burada. kantinler sizin faydalanabileceğiniz saatlerde ya kapalı olur ya da temizlik yapılması gerekir. dahası kantin açık olsa bile yiyecek/içecek bulma şansınız benim hesaplarıma göre sadece %11.8 dir. kantinciler de genel anlamda artist kişelerdir ve canları istemedikleri zaman satış yapmazlar çay demlemezler vs.

    burada karşılaştığım bir diğer problem ise mavcut banyo düzenidir. her bir taburun belli banyo günleri günleri vardı ve o günün akşamlarında 2 saat süreyle banyo yapabilme imkanı sunulurdu. ancak banyolar bakımsız ve yetersiz olduğu için hayli sıra beklemek gerekirdi. bunun yanı sıra her sabah saat 5:30 da ihtiyaç banyosu imkanı da vardı ancak bu, banyo görevlisi olan askerin keyfi ile de alakalıydı. kendisi istemediği zaman banyoyu açmaz ya da geç açabilirdi. zaten banyo görevlisi herif o kadar artistti ki ben ilk gördüğümde tugay komutanının banyoyla bizzat ilgilendiğini falan düşünmüştüm. ayrıca banyonun ayrı bir bina olarak düzenlenmiş olması özellikle kış aylarında zor şartları da beraberinde getirmekteydi. kış ayları demişken yanmayan kaloriferlerden de bahsetmeden geçmek olmaz tabi. soğuktan koğuşların içerisinde dahi ağzımızdan buhar çıktığı zamanlarda bile kaloriferler yanmamıştı. bir diğer önemli zorlukta her bölüğü kapsamamakla birlikte nöbet yerlerinin tabur binasına uzak olmasıdır. bu uzaklık yüzünden iki saatlik bir nöbet için yataktan çıkıp tekrar yatağa dönmenize kadar geçen süre 3,5-4 saat civarında olmaktaydı. gece 11-1, 1-3 ve 3-5 nöbetleri uykusuz geceler geçirmek için bire birdi.

    5. zırhlı tugayla ilgili kötü özellikler bu kadarla sınırlı değil tabi. seviyesiz komutanlar, sorunlu askerler, saçma sapan eğitimler, enteresan kurallar vb. birçok şeyden bahsedebilirim. tabi birçok kişi bunların askeriyenin genel problemleri olduğunu düşünebilir. ancak benim farklı yerlerde askerlik yapan yakınlarımdan ve arkadaşlarımdan duyduklarım 5. zırhlı tugayında bu gibi problemlerin daha fazla ve zorlu olduğunu gösteriyor.

    sonuç olarak kolay askerlik yoktur tabiki. ne kadar rahat yere giderse gitsin bi askerin mutlaka gün sayacağını düşünüyorum. ancak hiç bir askeri birlik insanı askerlikten soğutmamalı, 5. zırhlı tugayı ise bunu fazlasıyla yaptı ve öyle sanıyorum ki yapmaya devam ediyor.
  • galiba siki tuttuğumun belgesi.

    benimle birlikte 337 kd giden sözlükçüler şimdilik şöyle:

    barude
    votka portakal
    anlik ileti
    whynot666
    theatron
    inklings
    snku
    lada

    oha 7 olduk. artık zirve yapmak farz olur.

    lada attı 9 olduuaaa
  • özellikle 1. mekanize taburuna (piyade) düşenlerin işinin çok zor olduğu, yeşil nefte kavramını iyi öğrenmesi gerektiği kocaman zindan...
  • gönüller bir olunca samanlık seyran olur demek istiyorum zira 337. kısa dönem piyade er olarak askerliğimi burada geçireceğim. unknown artist in araştırmacı gazetecilik bilgilerine dayanarak şimdilik 7 kişi olan yazar tertiplerime sesleniyorum zirve mi yaparız, yakamıza nicklermizi mi yazarız bilemeyeceğim ama tanışalım. he ondan sonra "bundan adam olmaz", diye düşünüp istediğimiz gibi gruplaşabiliriz. şimdiden hayırlı tezkereler.
  • 337. kısa dönem askerlik hizmetini burada yapacak olan yazarlarla tanışma amaçlı msn zirvesi yapıyoruz, katılmak isteyenler mail adreslerini mesaj atsın, gelin tanış olalım!
  • 331 kd piyade er olarak askerliği buraya çıkan 600'e yakın piyade er'in sadece 50'ye yakınının tugay'da kalıp geri kalanlarının 1. hudut alayı'na bagli üç tabura, oradan her tabura ait iki boluge, ve oradan da hudut karakollarına dağıldığı tugay. o nedenle askerliği oraya piyade er olarak çıkanların kendilerini kışı suriye sınırında kaçakçı peşinde günde minimum sekiz saat (sabah 4 gece 4, kimi zaman sabah 4, gece 4*2) nöbet tutmaya hazırlamaları gereken tugay. eger hudut alayı askeri olarak seçilen %90 piyade er'den biriyseniz, büyük ihtimalle sadece 4-5 (ilk iki gün ve yemin töreninde üç gün) gününüzü geçireceğiniz tugay. askerliği buraya çıkmış kısa dönemler arasında tugay'da kalmak mı yoksa hudutta olmak mı daha acı bir askerliğe vesile olur onun tartışması yapılır genelde.

    yine de moralleri böyle bir günde bozmamak için şunu söylemem gerekir ki, askerlikte mücadele çevreden çok zamanla ilgilidir... 155 gün asıl düşmanınız olacaktır.
  • 331 kd'leri karşıladığım, 333 kd'lerin ise yemin töreninde ailelerini karşıladığım tugayım, 2 tank taburu vardır ve tam anlamıyla yardırır. (bkz: #13994432) . eskiden hakkari'de karakol görevi vardı tanklarının. artık gaziantepşehrinden ötürü m60 a3tank asteğmen adaylarının kurasındaki yeni gözdesi olmuştur.
  • şanslı olanlarının acemilikte 1. hudut alayı bünyesindeki hudut taburlarına (kilis, gülbaba, maraş), ustalıkta da bu taburların hudut karakollarına dağıtıldığı, sanki faşik bir dönemden kalma dümdüz ama kasvetli binaları, bodrum kattaki yemekhaneleri, hiç çalışması gerektiği gibi çalışmayan kolaylık tesisleriyle (gazino, kantin, banyo, vb) ürkütücü bir yerdir.

    şimdi genel bir sayı veremeyeceğim ama 337 kd'lerin önemli bir kısmı hudut alayına bağlı, suriye sınırında bulunan karakollara dağıtıldı. bu karakolların imkanları (7-24 sıcak su, günlük 8 saat nöbet dışında istirahat, 30-40 kişi civarında askerden oluşan daha sıcak ortam, hele de karakol komutanı astekse daha da güzel olur) tugaya göre kıyas götürmez gibi duruyor.