şükela:  tümü | bugün
  • spor toto süper lig 12. hafta mücadelesi. başlama saati 20:00.
  • artık sana diyecek hiç bir sözüm yok, ne yapmak istiyorsan onu yap artık yeter burama kadar geldi.
    sana olan sevgimi bildiğin halde beni ısrarla uzmeye devam ediyorsun, ister yarın akşam galip gel istersen mağlup ol hiç umrumda değilsin. sen nasıl beni uzmekten zevk alıyorsan bende bundan sonra seninle ilgilenmeyecegim. o amk burağına da soyle defolup gitsin babasının tekkesi yok kafasına göre takilmasin.
  • trabzonspor’un bir şekilde kazanacağı maçtır.
  • vurduğun gol olsun fırtınam !

    oyna dik oyna !
  • beraberliğe abone olduk sağ olsun ünal. bu kadar fırsatın olduğu sezonda nispeten kadro gücümüzün de yüksek olması nedeniyle çok daha iyi yerlerde olmamız gerekirdi. burak rezilinin kadro dışı kalması olumlu olsa da sene başında bu adamı 3e 5e bakmadan gönderin dedik, tabi kafanıza göre takıldınız ve olan kayıp puanlarımıza, dikiş tutmayan takımımıza oldu. benzer şekilde sosa, kucka ve olcay da bu takıma katkıdan çok zarar vermektedir. gerek mali anlamda, gerek saha için oyun anlamında.
    geçen sene malatya deplasmanında sosanın ilk yarıda takım arkadaşlarını satıp takımı 10 kişi bırakmasıyla çok rezil bir maç izlemiştik. eksiklik nedeniyle bir gol yiyip, karşılık veremeden yenilmiştik. geçen hafta da 1-0 önde olmamıza rağmen burakın disiplinsiz hareketleriyle (kaçırdığı gol de cabası) gerek takım arkadaşları gerek tribünlerin gerilmesiyle 2 puan daha kaybettik.
    ünalın takıma hiçbir katkısı yok, bu çok net görülüyor. takımda hücum anlamında hiçbir anlayış göremiyorum şahsen. attığımız gollerin çoğu penaltı, frikik veya rakip takımın çok büyük defans hataları. organize gelişen bir atak yok. topu alıyoruz, teknik oyuncu sayımız fazla olduğu için çevir babam çevir. sağdan ortaya ortadan sola sonra tekrar ortaya, tekrar sağa falan filan mümkün değil atak yapamıyoruz. yaptığımız ataklar genelde topu rakibe kaptırıyoruz rakip de bize kaptırınca hızla araya girip boş yer buluyoruz. bu tarzı ben takımıma yakıştıramıyorum.
    bir de bu senenin modası kolay penaltı alma hevesliliğimizin olması. her hafta gerçekten penaltı verilebilecek pozisyonlarımız oluyor ve o kadar takılıyoruz ki o pozisyonlara maçı kaçırıyoruz. hani net karar verilecek pozisyonlar olur ve yanlış yapılır eleştiririz ama öyle değil. her darbe, her itme çekme penaltı değildir. bu şiddet miktarına bağlıdır ve belli bir şiddet aralığı hakemin takdiridir. aynı pozisyonda aynı maçta aleyhimize penaltı verilip de leyhimize verilmezse birlikte bağıralım ama o pozisyonları eleştireceğimiz kadar ünalın zamanı boşa akıtmasını, burakın lakaytlığını vs. sorgulamak gerekir.
    bugünkü maçtan yüksek beklentim yok maalesef, zaten deplasmanlardan sadece zayıf akhisarı geçebildik, tek galibiyetimiz var, mucize beklemeye gerek yok. sonuç tahminim yine beraberlik. ya 0-0, ya da 1-1. 2’den fazla gol olması halinde takımlardan biri kazanır ki böyle bir durumda ibre malatyaya döner.
    bu maçın skoruna bakmadan ünalla yolları en kısa zamanda ayırmalıyız. sosa, olcay vs. kızağa çekmeliyiz. hazırlı maçlarının yıldızı, a2 takımında da çok iyi maçlar çıkaran abdülkadir parmakın neden oynamadığını anlayamıyorum. keza nwaukaemenin. şu kadroyla çıkarsak kazanma ihtimalimiz çok yüksek olur ama ünal daha iyi bilir tabi, kendisi beraberlik skorundan çok fazla rahatsız olan biri değil.
    onur
    pereira toure husseini novak
    a.parmak onazi a. ömür nwaukaeme
    rodallega ekuban
  • şu mübarek günde 3 puan ile gecemizi şenlendirmen dileğiyle.. en sevdiğin duaları okuyacağım söz.
  • kazanırlarsa maç fazlasıyla ikincilik koltuğuna oturacak, teknik direktörleri erol bulut ile lige iyi bir başlangıç yapıp 18 puanla ligde 7. sırada olan ev sahibi yeni malatyaspor'un 16 puanlı lig 9.su trabzonspor karşısında günün favorisi olduğu maç.

    yeteneksiz diye değil, elbette çok yetenekli ama emekliliği gelmiş diye eleştirdiğim sosa geldiğinden beri (45 maç oldu sanırım) ilk kez geçen hafta çok güzel bir oyun çıkardı bursaspor maçının ilk yarısında, 8 numara gibi oynadı ama ikinci yarı sahadan kaybolması ile beraber ne yapacağını bilmeyen trabzonspor özellikle abdülkadir de oyundan çıktığı için maçı adeta elleriyle rakibe hediye etti. hediye etti derken, 60. dakikadan sonra tamamen oyundan düşen bir orta sahaya rağmen kaptan onur kıvrak kurtarışlarıyla yine 1 puanı kurtardı.

    sezon başından beri kötü oynamıyor trabzonspor ama genelde 60-70. dakikadan sonra çok bocalıyor. geride kalan 7-8 maçta bunu net gördük ve puan kaybı olarak yansıdı takıma. burada ünal karaman hocanın oyuncu değişikliklerine çok laf edildi ama bence girenden ziyade, çıkan tercihi lig sıralamasında bu kadar aşağıda kalmasına sebep oldu trabzonsporun.

    bir de kardeşim dedi bursa maçı sonrası burak yılmaz olayları için; "seyircinin işi takımı motive etmek, ateşlemek olmalı" diye. uzun zamandır duyduğum en basit, ama en can alıcı tesbitlerden biri... bizim trabzonspor taraftarı artık bıraktım takımı ateşlemeyi, motive etmeyi; adeta her hafta bir kurban seçen ve günden güne köyü eriten masallardaki canavar misali kulübü içten içe kemiriyor uzun zamandır.

    her "bundan daha kötüsü olmaz" dediğimizde bir seviye daha altını görüyoruz.

    iyi yine de çok şükür, ne bereketli bir takımsak artık bir türlü batmıyoruz da ama sıkıldım bir taraftar olarak hep aynı kısır döngü olmasından. bu sadece bu seneye has değil. 90'larda da böyleydi. 2000'lerin başında da aynıydı. belli bir intervalle, belli aralıklarla dönüp duruyor, başa sarıyor ve göre göre yaşıyoruz aynı süreçleri. sadece her seferinde bir öncekinden daha ağır ve sert bir şekilde, giderek hasarın katlandığı ve büyüdüğü süreçleri.

    neticede bugün x'e çok anlam yükleyenler, yarın yine onun formsuzluğunda veya olası bir şımarıklığında eski göz ağrıları y'ye dönecekler. iki üç hafta sonra da ilk hatasında onu yine küfürlerle, hakaretlerle gönderme hesapları yapacaklar. tekrar x'den performans bekleyecekler. bu arada bir "z" gelirse devre arasında bir de onu önce yüceltip sonra gömecekler. trabzonspor camiasındaki bu dengesizlik artık ayar tutmayan, balansı bozulmuş tekerlek gibi, döndükçe üstündeki taşıtı ve yolcularını savuruyor, takımı iyice dağıtıyor.
  • başka bir beraberlik maçı daha. burak olmadan zor gol atar trabzon.
  • trabzonspor'un bu sezon ikinci deplasman galibiyetini alacağı maç.
  • trabzonspor’un galatasaray maçından sonra ilk defa düzgün bir diziliş ile çıktığı maç. olcay’ı solda, abdülkadir’i sağda, rodellaga’yı 10 numarada oynatarak verimlerini yarı yarıya indiriyordu ünal karaman.

    eğer diziliş böyle olursa güzel bir oyun izleriz.

    ek: bazı arkadaşlar “izledik ehehe” temalı mesaj atıyor. bence izlememişler. trabzonspor bu maçta oyun olarak bir çok doğruyu yaptı. fakat kalecisinin uzaydan yediği gol ile maalesef bu sonuç ortaya çıktı. böyle skorlar olur. önemli olan doğruları devam ettirmek.