şükela:  tümü | bugün
  • 25 ekim 1981 tarihinde kurulan, devlet tiyatrolarına bağlı adana bölge tiyatrosu. sabancı ailesinin desteğiyle oyunlarını hacı ömer sabancı kültür merkezi'nde sahneliyorlar.

    http://www.adanadt.gov.tr/
  • bu hafta boyunca rita'nın şarkısı adlı oyunun kapalı gişe oynanacağı tiyatro.
  • 2003 senesinde okulumuzun* ögretmenlerinin tümünün katıldıgı bir tiyatro oyununa ev sahipligi yapmış tiyatro. okulda iken ciddi ciddi takılan, derslerde dinlemeyenleri azarlayan, yıkılmaz gibi duran karizmaları oldugunu varsayan ögretmenlerin sahnede binbir kılıga girerek bizleri eglendirmesi hoş bir anı olarak kalmıştı anılarımızda. özellikle hem baş müdür yardımlıgı yapan hem de analitik geometri derslerine giren hocamızın, sahnede erol taş' a özenerek tavuk yemesi tebessüm ettirmedi degil.

    dogal olarak oyun bittikten, evlerimize dagıldıktan sonra herşeyi unutmamız bir dış ses tarafından istenmiş, ertesi gün okul koridorlarında karşılaşılan ögretmenlere oyun ile övgüler dizilmek istenmişse de söz birligi etmişcesine hiçbiri yaptıgı şaklabanlıklardan bahsetmemiş, eglendik oglum deyip ensemize bir adet tokat atarak bizi gerçek hayata davet etmişlerdir. ne vardı be okulu da öyle resmiyetsiz yönetseydiniz?
  • (eski) müdürü ahenk demir'in istanbul'a tayini nedeniyle nefes almış bölge tiyatrosu.

    bu yıl biraz düzelmiş görünüyorlar. oyun seçimleri fena değil gibi. ahenk demir'in serptiği ölü toprağı biraz azalmış.

    oyuncu kadrosu da güçlendi. deniz gökçe kayhan geldi. daha ne olsun?

    bu arada demet iyigün'ün de sahnelere dönmüş olması sevindirici tabii.
  • bu sezon, doruk nalbantoğlu'na yunus emre'yi oynatmış kurumdur.. izledikten sonra :

    -dostum yunus emre demişsin ama bu bildiğin traktör.. deyip koşa koşa adana'dan uzaklaşma isteği doğurur..
  • bu sezon ah-u zelha ve dış ses adlı iki oyunla perde açan tiyatro. arada turne ile ya devlet başa ya kuzgun leşe geldi gitti.

    oyunlar sabancı kültür merkezi'nde izlenebilir.

    ekim ayı boyunca;

    dış ses (çarşamba'dan cumartesi'ye) fuaye sahnede 18:00'da.
    ah-u zelha (salı'dan cumartesi'ye) merkez sahnede 20:00'da ve cumartesi 15:00'da.

    haftada bir çocuk oyunu da genellikle pazar 11:00'da.
  • 13 ekim 2015 tarihinde sezonun ilk oyunu muammer muammer'le perdelerini açacaktır.
  • o kadar güzel text varken, oyun seçimleriyle "neden" diye sorduran, tiyatro izlenebilecek neredeyse tek mekanı saçma sapan seçimleriyle meşgul eden devletin sanat kurumudur.
    lütfen dostlar, lütfen kardeşler azıcık kafalar açık olsun. eskiden güzel oyunlar çıkardı bu topraklardan, bu rehavet de nedir?

    küheylan oyunu çalışılıyormuş. ağzımın suları aktı valla. bekliyoruz sabırsızlıkla.
  • ekim ayında perdelerini açtığı, "muammer muammer" adlı oyun aralık ayında dahi sahne almaya devam ediyor. ilgiden diye tahmin ediyorum çünkü müzikal, konu, tema, oyunculuk en azından 10 üzerinden 8-9'luk. profesyonel tiyatro eleştirmeni değilim tabii ki ama 3 yıllık profesyonel izleyiciyim* çok etkileyiciydi. hala gitmeyen varsa tereddüt etmesin.

    bu hafta içinde küheylan adlı oyun gösterime girdi, başrol devrim evin'in. merak edilesi, izlenesi.
  • ey adana devlet tiyatrosu çalışanları;
    oyuncular, teknik ekip, idari kadro vs hepiniz;
    buraları okuyormuşsunuz bir şekilde kulağıma geldi. okuyan belki de arkamdan söven (herneyse artık çok da skmde değil) sevgili ve değerli oyuncular, lütfen bunu açık yüreklilikle yapılmış bir eleştiri olarak alıp, bizi salak yerine koymaktan vazgeçin ve kendinize çeki düzen verin.
    ağzından düğme tüküren adamla alakalı mesajlar aldım, şu oyuncu mu bu oyuncu mu diye. bunu bilmeyecek kadar az oyun izlediysen o senin problemin güzel kardeşim, burada dedikodu yapmıyoruz, amacımız yaptıklarınızı görüyoruz ve çoğu hoşumuza gitmiyor mesajı vermekti. hoşumuza gidenleri de altını çizerek belirtiyoruz zaten.
    (bkz: #56037998)

    tiyatronun içi kaynayan bir kazan onu görmek için alim olmaya gerek yok, o kadar belli ediyorsunuz ki kimi zaman seyirci koltuğundayken aradaki gerilimi algılamak zor olmuyor. oyun içinde sahne arkadaşının önünün kesmeye çalışan bir kaç mahlukatı da gördük sayenizde. koca koca sezonları raporlarla, izinlerle geçirenleri de biliyoruz, zaten çıkan oyunların kadrosuna ve tiyatronun kadrosuna şöyle bir bakın hepiniz anlayacaksınız.
    bakmayın sizi yersiz övmek için sıraya giren defterleri dolduran, köşe yazılarıyla yalakalık yapanlara, gerçek seyircinizi küstürdünüz uzunca bir süredir.
    2 milyon belki biraz daha fazla bir nüfusa sahip bir şehirde, yapabileceğiniz o kadar çok şey varken bazen hiç birşey yapmamanız bizi çok üzüyor. aramızda konuşuyor, oyuncu da olsa devlet memuru işte diye arkanızdan atıp tutuyoruz haberiniz olsun.
    içinizde çok kıymetli, işine aşık, hakkıyla yapmak için elinden gelen herşeyi yapan insanlar da var onları tenzih ederim, ama "ben sanatçıyıuoamm" alt metniyle yaptığınız her iş götünüzde patlamaya mecbur, bunu bilecek kadar aklınız başınızdadır eminim. öylese neden? diye sorduğumzuda karşımıza çıkan tek cevap seyircinin aslında sizi hak etmediği, sizlerin çok daha iyilerine layık olduğunuz, seyircinin gerizekalı, ne verirsen ona tav olan bir güruhtan ibaret olduğu sanrısına kapıldığınız sonucu çıkıyor. oha o zaman çüşş, yavaş gel.
    seyircisi olmayan bir oyuncu hayal edelim bakalım? nasıl bir his? delirmekten ne farkı var sence? eğer öyleyse çok iyi oyuncular tanıyorum o yerin hakkını senden daha iyi verebilecek.

    neyse ki herşey kötü gitmiyor, güzel oyunlarla çıkın sahneye ciğerimizi yiyin. hadi öptük kib.bye.