şükela:  tümü | bugün
  • evrimi reddedince başa gelen hadise. omurga sürünmemek için lazım ve gerekli bişi. üstün başın heb batar. hem balıkların bile omurgası var. üşüyorum anne.
  • işine gelen davada her türlü iddia ve kimliği belirsiz tanık kanıt olarak sunulurken işine gelmeyende "ispat etmeyen şerefsizdir" moduna girilir.
  • bugün bir ihtilal olacak olsa % 95 oranında askere sevgi gösterisi yapıp en milliyetçi en atatürkçü geçinecek insanları barındırmasından kaynaklanır...
    hatta tövbekâr orospu misali herkesten daha fazla hoplar zıplar bu adamlar böyle bir durumda...
  • yeri geldiğinde ergenekon savcısı olan, yeri geldiğinde yargının tasarruflarını bize yüklemeyin diyen omurgasızlıktır.

    kimi zaman yargının işine karışmayın, kimi zaman ise yargı ayağını denk alsın açıklamaları omurgasızlığıdır.

    en üzücü yanı ise, öyle de dese böyle de dese, evet evet haklı adamlar diyecek bilinçsiz çoğunluklarıdır.
  • artık iyice ayyuka çıkmıştır.

    kaset - din - kutuplaştırma ekseni etrafında döner mitinglerde. vatandaşı belirli bir safa iterek , onun en bariz bir olayda bile mantıklı düşünmesi engellenir. aferin , 18-19 yaşındaki liseli öğrencileri bile bizdendir veya değildir diye kutuplaştırın , korkutun.

    (bkz: tek bir öğrencimizin bile mağduriyetine göz yummam)
    (bkz: 11 mayıs 2011 van fen lisesi polis baskını)

    bu ne abi? bu nasıl bir omurgasızlık , nasıl bir oksimoron. vatandaş etin kilosuna 40 lira, benzinin litresine 4.5 lira, enerjiden gıdaya her türlü şeye galaksi çapında para verirken dünyanın en mükemmel ekonomisiyiz omurgasızlığı, laikliğin teminatı benim derken partinin ikinci adamı anayasının cumhuriyet maddesi hariç hepsi değişebilir omurgasızlığı, çıkıp birileri bir yanlışa sesini çıkardığında " bir takım radikal örgüt bunlar " omurgasızlığı, badem bıyığına kurban olduğum ali demir'i ösym'ye başkan yapıp hala ösym bağımsız bir kurum , inanın bir müdahelemiz olamaz omurgasızlığı.

    edep yahu?
  • akp: mısır'da demokrasiden, diğer ülkelerde darbelerden yana

    başbakan tayyip erdoğan ve tüm akp sözcüleri, mısır'daki darbeye sert bir biçimde karşı çıkıyor, sessiz kalanları eleştiriyor ve "bunlar demokrat değil" diyorlar. hükümet, kendi iktidarı döneminde dünyanın birçok başka yerinde meydana gelen darbelere ise bizzat kendisi sessiz kaldı, hatta birçoğuyla iyi ilişkiler kurdu.

    http://marksist.org/…ger-ulkelerde-darbelerden-yana
  • son zamanlarda şu moda türemiş... o kadar çok yalan ve iftiraya alışmışlar ki yaptıkları normal geliyor.

    konu: kabataş saldırısı yalanı

    akpli argümanı: türbanlı bacımızıa saldırdılar, üstüne işediler, dövdüler, görüntüleri izledik, kadının beyanı esastır, bebeği yerde bile tekmelediler vs vs

    kanıtlıyorsun yalan olduğunu bu olayın, görüntüleri gösteriyorsun, tıp raporunu gösteriyorsuni idrarlı elbiseler nerde diye soruyorsun tısssss cevap yok

    senin bunları yüzlerine vurmana rağmen o kadar yüzsüzler ki, o kadar yalana ve iftiraya alışmışlar ki sana kurduğu ilk cümle şu:

    "tamam diyelim kabataş olayı gerçek değil ama bu ülkede türbanlılar ezildi"

    hoooooooooooop orda dur işte sen önce bütün bir ülkede düşmanlığı körüklettiğin, birbirine kışkırttığın, ali ismail'in ölümüne neden olan zincirleme olaylara neden oldun önce bunun hesabını ver... o kadar kolay mı "tamam diyelim ki kabataş gerçek değil " demek

    önce bi özür dile, cezanı çek sonra tartışmaya devam et.

    (bkz: asla unutmayacağız asla affetmeyeceğiz)
  • ideolojisizliklerinden kaynaklanır.

    adamlar 13 yıllık iktidarları boyunca savundukları her şeyden çark ettiler. ab üyeliği, batı destekçiliği, lgbt hakları, kürt meselesi, bedelli askerlik, milliyetçilik, israil, suriye... bu kadar günlük, pragmatik, ilkesiz politikaya sahip olan bir oluşum omurgasız olur tabii. evrim olarak düşünün, doğal seleksiyon devreye giremiyor. zorlayıcı etken yok. rüzgarı her şekilde arkasına alıp günü kurtaran en basit politikayı savunuyorlar.

    sümüklü cemaat için bile özgürlüğünü, mevkisini, mesleğini gözden çıkaran yüzlerce, binlerce insan oldu. bu adamlar cemaatin okulları için üç kuruş paraya afrika'da öğretmenlik yapıyorlar.

    solcular zaten bu ülkede davaları için en çok bedel ödeyen kesim oldu.

    nefret ettiğim ülkücüler bile davaları için canlarını ortaya koymayı göze alıyorlar yeri gelince.

    bu akp'lilerde dava adamı diyebileceğiniz biri var mı? akp düşerse göte gelecek isimler dışında herkes gemi su aldığı anda gemiyi terk etme eğilimi gösteriyor. mısır'daki dalyarak mursi'nin taraftarları kadar bile bedel ödemeyi göze almaz bu ak sığırlar. anca arkalarına polisi alıp satırla, sopayla sokak aralarında adam kıstırırlar. medya desen, şimdiden çark etmeye başladılar. herkes kendi götünün derdinde.

    bu kadar omurgasız, ilkesiz, fikirsiz, duruşsuz bir oluşum da böyl işler azıcık yolundan çıktığı anda dağılır, birbirine düşer tabii.