şükela:  tümü | bugün
  • az önce çok dumanaltı oldu diye, camı açtım. öyle bir soğuk geldi ki, subzero buz attı sandım, bi beş saniye çakılı kaldım pencerede, sonra hemen çakmağa davrandım perdeleri yaktım, şimdi ev sıcacık oldu. ohh mis.
  • ankara, şehriyle ünlü bir soğuktur.
  • bu sabah işyerine gelen bir arkadaşım şöyle dedi:

    "lan oğlum bu nasıl soğuk lan! paranoyak etti beni! gelirken ikide bir paçalara baktım, acaba pantolon giymeyi mi unuttum bu bacaklar nasıl bu kadar üşüyo diye!"
  • ofis arkadaşım günlerdir bu sene ayva çok. kış çok soğuk olacak deyip deyip durdu. ne diyo be bu, ne ayvası, ayva çok olursa ne olacak, saçmalıyor kafası gitti yine, ayvayla ne alakası var lan diyordum.

    varmış.

    soğuk bile değil dışarı, kuru ayaz. yün çoraplarıma, botlarıma, montuma kavuştum bu sabah. öyle bi' soğuk ki ofise nasıl geldim bilmiyorum. ofisten eve de nasıl dönücem onu da bilmiyorum. o kadar soğuk. allahım saatlerce ankara' nın ne kadar soğuk olduğundan bahsedebilirim.

    çok erken bu soğuklar için, daha ekim ayındayız! neyse ayvalara dikkat edin siz yine de.
  • asfalta konan pişmiş yumurtayı, çiğ haline geri döndürüyor şu ara.
  • götümü kır. bir parça rakıya koy. o derece etkilidir.
  • lan bunu erzurumla falan kıyaslarlardı, adam gelmiş izmir diyor. 2 derece olan izmir diyor. açık güneşli 2 derece izmir. bizim nisan ayımız yani.

    bak benim çiğdem sevdalısı güzel kardeşim, kapalı otoparkta duran arabanın camlarının içten donduğu bir soğuktan bahsediyoruz. kapalı otoparka iniyorsun, 3 gündür çalışmamış arabanın önce dışarıdan tutmuş buzunu kazıyorsun, sonra arabayı çalıştırıp camın içeriden tutmuş olan buzunun çözülmesini bekliyorsun.

    daha haftasonunu izmir'de geçirmiş ve gömlek+palto ikilisi ile mutlu mesut gezmiş bir ankaralı olarak, havalimanına iner inmez bavuldan kazağımı ve atkımı çıkartarak şehre giriş yaptım. sonra eve gelip yukarıdaki manzarayla karşılaştım. hani sen ısınamadım diyorsun ya, işte biz kasım'dan beri zaten ısınamıyoruz ama bunu kabullendik, şu anda eklem sıvılarımız donduğu için hareket etmekte sorun yaşıyoruz ve bu başlık altında şikayetçi olma sebebimiz bu, hayatta kalmak istiyoruz sadece üşümemek değil.
  • engellenenler listesine yenilerini ekleyen soğuktur.

    gerizekalıya anlatmak gibi gerekirse;

    evet sibirya'dan, alaska'dan ve ismini bilmediğim kutup noktalarına yakın yerleşkelerinden daha soğuk değildir. kimsenin böyle bir iddiası da yok zaten. sadece karasal iklim nedeniyle türkiye şartlarında kabul edilebilir gözüken havalarda dahi dayanılmaz ayazı insanı titretir.

    bu nedenle muhtemelen karasal iklimin belirgin yaşandığı diğer türkiye illeri ile de arasında ciddi bir fark yoktur. buraya gelip "ama sivas ayazı görmeyenler, afyon soğuğunu hissetmeyenler, erzurum'da nefes almamışlar" gibi konuşmak da gerçekten gülünçtür. çünkü aşağı yukarı aynı enlem-boylam derecesine sahip yerleşim yerlerinin özel bir durumları olmadığı sürece aynı iklim şartlarını yaşayacağı coğrafyanın en temel konularından biridir. sadece ankara'da daha fazla sözlük kullanıcısı olduğu için bu durum sözlüğe böyle yansımaktadır.

    ve gelelim en büyük beyinsizlere; "istanbul'un nemli soğuğunun yanında bilmem ne olan soğukmuş." bak meteorolojinin sitesinden alıntılıyorum. an itibariyle hava durumu;

    ankara -6 derece, %66 nem
    istanbul -2 derece %49 nem

    http://www.mgm.gov.tr/…ndurum/turkiye.aspx?g=h&h=sh

    evet nem çok etkiliyor, evet istanbul her şeyin enlerini barındırıyor. yazın en sıcağı da orda, kışın en soğuğu da orda. sen yaşıyorsun diye dünya bir tek orda dönüyor.
  • ankaralılar bu soğuğa o kadar alışmışlar ki, hava 10 derece oldu kalorifer hala yanmıyor. kaç dereceyi bekliycez anlamadım. evin içinde sarkıtlar oluşunca mı yanacak bu meret?

    edit: isbu entryden 2 yil sonra, sirf kalorifer yakma hevesim yuzunden apartman yoneticisi oldum. halen yiginla angaryayla ugrasiyorum ama kalorifer cayir.