elmedico

  • 1037
  • 13
  • 4
  • 0
  • 4 gün önce

öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

yayık ayranına dair;

m.s. 6-8. yüzyıllar arasında hüküm süren göktürk devleti'nde ekşiyen yoğurtların tadının hafifletilebilmesi için içine su katılarak bulunduğu görüşü yaygınlaşmışsa da son yıllarda elde edilen bulgularda ayran ve türk'ün ayrılmaz birlikteliğini tarihin kadim dönemlerine dayandığını ortaya çıkartmıştır.

budapeşte’deki üzüglod etnoloji enstitüsü’nde çalışmalarını sürdüren ünlü türkolog prof. ferenc kerengi ve ekibi orta asya’da mencüristan’ın güneyinde açılan bir kurgandaki hakan mezarının kitabesini çözümlemeyi başardılar. kitabede:

“kici ograş gelezde
ter keleb kafazuga
yayuk sovuk çeperdi
ayrana agazuga”

yani:

“insan uğraş verdiğinde
alnından ter boşanır
yayık serinlik olsun diye
ağzına ayran yarattı” denmektedir.

karbon14 yöntemi ile yapılan incelemeler kitabenin m.ö. 250 yılına ait olduğu anlaşılmıştır. böylece ayran'ın aslında 700-1000 yıl önceden bulunduğu keşfedilmiştir.

kadim türk tanrılarından yayık ile ayranın ilişkisi bugün halen “ yayık ayranı” terimi ile yaşamaktadır. çoğunluğun zannettiğinin hilafına “yayık” sadece yağ ve ayran yapmakta kullanılan bir araç değil, türk panteonunun önemli tanrılarından biridir. yazıtta olduğu gibi “yayık” ve ayranın ilişkisini doğrulayan başka bulgular da mevcuttur. moskova üniversitesi şamanizm araştırmaları direktörü oleg timonov, tuvalarla yaptığı araştırmalarına yer verdiği kitabında aşağıdaki efsaneye yer vermiştir:

“tuva beylerinden çepek’in oğlu tüge savaşta ölür. cenazeyi obaya götürmeye çalışan kafile çölde kaybolur. susuzluktan telef olma noktasına gelen tuvalar beylerinin oğlunu gömmeden ölmek istemezler. son bir çabayla sert çöl toprağına bir mezar kazarlar. göğün 16. katında, altın tahtında oturan tanrı ülgen bunu görüp, çok üzülür ve habercisi kızıl bulut kenarlı, gök kuşağı dizginli, solgun şimşek kamçılı habercisi beş boğazlı ak yayık’ı tüge’nin cenazesini kendisine getirmesi ve kalan tuvaları kurtarması için yeryüzüne gönderir. yayık acele ile yeryüzüne indiğinden, yanına insan içeceği olan suyu almayı unutmuştur. ama dönerken geride kalanlara kıyamadığı için yanında taşıdığı kutsal içeceği, yani ayranı başkaları ile paylaşmamaları şartı ile tuvalara verir. işte bu yüzden türkler dışında hiçbir millet ayrandan zevk alamaz, onun ferahlığının sırrına eremez.”

kaynak yaygınlaşmışsa da son yıllarda elde edilen bulgularda ayran ve türk'ün ayrılmaz birlikteliğini tarihin kadim dönemlerine dayandığını ortaya çıkartmıştır.

budapeşte’deki `üzüglod etnoloji enstitü

devamını okuyayım »