şükela:  tümü | bugün soru sor
  • aklın tamamen durduğu, mutluluk ve kaçış yolları aramaktan arındığı zaman onu tanırsınız. her şeyden önce aklın tamamiyle devre dışı olması gerekir. akıl düşünceden kaynaklanır ve düşünce sadece bir sonuca ulaşan köprüdür. yaşam yalnızca bir geçitten ibaretse orada aşk var olmaz. aşk ancak akıl doğal olarak durduğu-durdurulmadığı ve doğru ile yanlışı ayırt ettiği zaman var olur. akıl devre dışı kaldığında aşk harekete geçer, bu bilginin hareketlenmesi değildir. bilgi deneyimden ibarettir ve deneyim aşk değildir. deneyim aşkı tanımaz. kendinizle ilgili tüm süreci anladığımızda aşk var olur ve kendimizi anlamamız bilgeliğin başlangıcıdır.
  • "öyle inanıyorum ki sana, başka sözlerin değeri sönmüş kömür gibi, seninkilerin yanında." —dante alighieri

    beatrice'ye* konuşma hakkı tanımadan ona inanan dante.

    tanımak, tanımaktan vazgeçmek değil mi? neye razı gelerek bir şeyleri ya da birilerini tanımak isteriz? bunu herhangi bir şeye razı gelmeden mi yaparız? yoksa verilebilecek tavizlerle verilemeyecek tavizleri ayıran çizgiler mi var? hava durumuna dikkat kesilip dışarı çıkmak her zaman daha güvenlidir; ya hiç konuşmamış birine inanmak? tanımaya çalışarak ne yapmayı istiyoruz? aslında tanıyamayacağımızı n. kez ortaya koymayı mı? tanımaktan vazgeçmek için mi tanımaya başlarız?

    "sıcacık gecede sersemler özgürce uçuşur." —slow kiss*

    sersemler, özgürce uçuşur. aklın tasfiyesine hiç gerek kalmadan, sadece sersemler özgürce uçar. sersemlik diye bir hâl olmamasına karşın, sersem diye bir özne vardır. aşkın farkına varmamak; onu "tanımamak" üzere kanatlanırlar sıcacık gecenin içine doğru. aşkın onları birer albatros gibi havada tuttuğunu bilmeyi ya istemezler ya da hiç öğrenmemişlerdir bile (belki de bunu bilmek, onları ölü kuşlar gibi yeryüzüne yağdırırdı). bilgeliği yeryüzüne terk ederek uçuşmanın güvencesi olmazken, tanınmış aşka karşı aceleyle gelişen bağışıklık, çok geçmeden aşka karışır.

    o denli istenen varlığın dönüşümüne ve ölümüne tanık olarak sunmak mıdır kendini tanımak; bir şahitlik midir? daha doğrusu, hiç bu kadar olmuş mudur? eğer böyleyse, tanıyalım aşkı. lakin önce birbirimizi -bu anlamda- tanıyalım ve böylece, "... love, it's never over..."