şükela:  tümü | bugün
  • seckinci-devletciler tarafindan gelenekcilere kar$i tepeden inmeci $ekilde gercekle$tirilmi$ butun* .
  • temelde ataturk ilkeleri; halkcilik, cumhuriyetcilik, devletcilik, ulusculuk,* laiklik, ve devrimcilik olmak uzere 6 adettir.

    ataturk devrimleri ise; siyaset, toplumsal ya$ayi$, ekonomi, hukuk, egitim ve kultur olmak uzere 5 ana grup altinda, toplam 25 ba$likta incelenir.

    1. siyasi alanda yapilan devrimler
    - saltanatin kaldirilmasi
    - cumhuriyet'in ilani
    - halifeligin kaldirilmasi

    2. toplumsal ya$ayi$in duzenlenmesi
    - $apka kanunu
    - tekke, zaviye ve turbelerin kapatilmasi
    - saat ve takvim kanunlarinin kabulu
    - uluslararasi rakamlarin kabulu
    - olcu birimleri kanunu
    - lakap ve unvanlarin kaldirilmasi
    - soyadi kanunu
    - kilik kiyafet kanunu*
    - kadinlarin medeni ve siyasi haklara kavu$masi

    3. hukuk alaninda yapilan devrimler
    - $eriye mahkemelerinin kaldirilmasi ve yeni mahkemeler te$kilatinin kurulmasi kanunu
    - turk medeni ve borclar kanunu
    - ceza kanunu
    - hukuk muhakemeleri usulu kanunu
    - ceza muhakemeleri usulu kanunu
    - icra ve iflas kanunu
    - kara ve deniz ticareti kanunu
    - dinin, hukuk sisteminden ayrilmasi, cagda$ hukuk sistemine gecilmesi.

    4. egitim ve kultur alaninda yapilan devrimler
    - ogretimin birle$tirilmesi anlamina gelen ve tum ogretim kurumlarinin milli egitim bakanligi'na baglandigi tevhidi tedrisat kanunu
    - yeni turk harflerinin kabulu
    - turk tarihi tetkik cemiyeti*'nin kurulu$u
    - turk dil tetkik cemiyeti*'nun kurulu$u
    - istanbul darulfununu'nun kapatilmasina, yeni bir universite kurulmasina dair kanun.

    5. ekonomik alanda yapilan devrimler.`
    - a$arin kaldirilmasi
    - ciftcinin ozendirilmesi
    - ornek ciftliklerin kurulmasi
    - sanayiyi te$vik kanununun cikarilmasi
    - birinci ve ikinci kalkinma planlarinin uygulanmaya konulmasi.
  • bunu ders formunda alan bir arkadasim var. bir hafta milli egitime bagli okullarda bu dersi aldiktan sonra evinde sorun yasamis. anasi babasinin elinden yemek yemez olmus. sonra ogrenmisler ki, ailesinin yasam tarzi "ilke ve inkilaplara uyumsuz, yobaz" diye ailesinden igrenmismis (ailesi hala asar vergisi veriyormus, babasinin lakabi varmis (minyeli), mahallelerindeki bir halifeden emir aliyorlarmis, evlerindeki bir oda tekke ve zaviye formunda dizayn edilmismis). cocugu sonra falakaya yatirdilar, cehennemde yanacaksin, sekar nedir bilir misin? dediler de, eski haline dondu. oysa ki iki ideolojiden uzak dusunce bicimi de esit olarak gosterilseydi cocugun bireysel rasyonel karar alma mekanizmasi devreye girecekti, en dogru karari veren birey olarak toplumun refahina falan eklemlenecekti.
  • türkiye cumhuriyeti'nin, kadına seçme ve seçilme hakkını veren kanunu 1934'te, fransa'nın ise 1946 yılında kabul etttiği göz önüne alınırsa;
    evet, 12 yıl sonra olacakları hissedip, yapmışlar devrimi(!)...

    (1923'ten itibaren yapılan tüm devrimlerin batı'dan hangi ülkenin, hangi kanunundan ya da hangi uygulamalarından alındığı konusu ayrıdır. burada sadece yeni kurulan bir cumhuriyet'in "medeni yaşama" daha önceden geçen(!) bir ülkeye göre, ilerici bir adım atmasına dikkat çekilmek istenmiştir.)

    bu arada sırası gelmişken belirtmek de fayda var;
    akp iktidarı'nın şu an taslak(!) halinde olan anayasa'sında kadınlar; çocuklar, engelliler ve yaşlılar ile aynı kefeye konulup; "korunmaya muhtaç" varlıklar olarak sunulmasıyla, nasıl 70-80 yıl geriye gideceğimizin de göstergesi oluyorlar . lütfen dikkat; kadınlar eşit değil; korunacak varlık...

    kim ne derse desin, görünen şu;

    bu devrimler ve ilkeler sayesinde var olan bir halk; bugün hala ve hala yıkılmaya çalışılan bir cumhuriyet ve bu cumhuriyeti kullanarak iş başına gelenlerin kafayı dinle bozmuş temsilcileri'nin ve çıkarcı ikinci cumhuriyetçi tayfası'nın anca bu şekilde yorum yapabilen (böylece küçümsemiş oluyorlar ya!!!) üyelerinin anlamasını beklemeyeceğimiz yeniliklerdir.
  • bircok konusmasinda/yazisinda bize miras birakabilecegi sabit bir hukum ya da sabit bir yasa olamayacagini , esas olanin akil ve bilim oldugunu ve de her turlu tehlikeyi savusturacak olan kaynagin bizlerde oldugunu * belirten asmis liderimizin bizlere esas almamiz uzere biraktiklaridir.

    egitim ve kultur
    -------------------

    onu gercekten anlamis olanlar bilirler ki; o hep kendi halki da dahil butun dunya haklarinin egitilmesini isteyerek, bunun gerceklenmesi icin omru yettigince elinden geleni yapmistir; hatta kendisi bu dunyadan goc ettikten sonra da devam etmesi uzere * bir takim calismalar yapmis ve yasatilmasi, gelistirilmesi uzere bizlere birakmistir. emanete hiyanet eden bunyeler onun sahip oldugu vizyona sahip olmaktan cok cok uzaktilar. simdilerde olanlar ise onun cok cok oncelerden gorduklerinin bir bir gerceklesmesidir.

    (bkz: tum universiteler ucretli olmali)
    (bkz: matematik koyu)
    (bkz: akp lileri cileden cikartan heykel)
    (bkz: bir sanat elestirmeni olarak tukuruk)

    ekonomik alan
    -----------------

    uc kurusa kandirilan halkin efendisi koylu neden bu uc kurusa kaniyor. cunku cahil birakiliyor ve de ac. nitekim ekonomik olarak zayif birakilan ve egitilmeyen halklarin nasil basitce istenilen yonlere cekilebilecegi ortadadir. * * ustelik bu sadece bizim ulkemizde degil dunyanin bircok yerinde bu sekilde tezahur etmektedir. halkin refahta yasamasi , ulkenin yasam standartlarinin artmasi disa bagimli ekonomik planlarla, satip savusturarak degil oz sermayelerle ve calismayla mumkun oldugu asikardir.

    (bkz: turk telekom un satilmasi)
    (bkz: tupras ozellestirmesi)
    (bkz: petkim in ozellestirilmesi)
    (bkz: tekel)
    (bkz: izmir limani)
    (bkz: sumerbank i bitirdik yakinda tarihten silinir)
    (bkz: erdemir pislik icinde satalim)
    (bkz: kaz daglari) ve iliskili olarak (bkz: mustafa kemal atatürk/#12081666)

    toplumsal yasam
    ---------------

    kilik kiyafet kanunu - devrimi ,

    buna bakiniz filan vermesek de olur , bunun nasil da tarihe karismakta olduguna dair zilyon basliktan birine hur iradenizle yallah diyorum efendim.

    sorularimizin cevaplari bu devrimler ve sorular ise ona yapilan saldirilarda; hersey cok acikca bu temel esaslara dayaniyor.
  • atatürk'ün,

    "uçurum kenarında yıkık bir ülke
    türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar
    yıllarca süren savaş

    ondan sonra, içeride ve dışarıda
    saygı ile tanınan yeni vatan...
    yeni sosyete...
    yeni devlet...

    ve bunları başarmak için
    arasız devrimler...
    işte türk genel devrimi" sözleriyle anlattığı devrimler.
  • (bkz: amin)
  • osmanlı zamanında sarayın kapı kulu bile olamayacak, bazı insanlara eşit haklarlar tanıyarak, birey olmalarına, bugünde göreceğimiz üzere; cumhurbaşkanı veya başbakan olabilmelerine imkan sağlamıştır.
    gerçi eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir misali, bazı kara cahiller hala, atatürk ilkeleri “ülkeyi ağır bir cehalete sürükledi” gibi inciler döktürmektedirler. yine malum hayvan üzerinden örneklemeye gidersek, eşek hoşaftan ne anlar, siz kim birey olmak kim.
    medeniyet senin neyine, ümmet olmaya devam edip bugünkü araplar gibi diktatörlerin elinde, zikilmeniz en doğrusu olacaktı galiba.
  • hiçbiri orijinal değildir. istisnasız hepsi tanzimat ve ikinci meşrutiyet dönemlerinde tartışılmıştır. dolayısıyla bir dahinin fikirleri olmakla ilgisi olmayıp, eziklik ve yenilmişlik psikolojisinin hakim olduğu her yerde görülen türden bir galip olana benzemeye çalışma kaygısının yansımasıdır.

    osmanlı döneminde batıdan medeniyet ithalinden söz eden meşhur bir makale hakkında (bkz: pek uyanık bir uyku/@derinsular)

    tema:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/@derinsular)
  • sukru hanioglu'nun bir makalesinde degindigidir,

    ...daha sonra 'atatürk devrimleri' olarak adlandırılacak toplumsal dönüşüm projelerinin hemen hepsi ıı. meşrutiyet dönemi'nde uzun uzadıya tartışılmıştı ve bunların pek çoğu kılıçzâde hakkı bey'in 1913'te 'ictihad' mecmuasında yayınlanan ünlü plânında detaylara inen (meselâ tekke ve zâviyelerin kapatılması, medreselerin ilga edilerek yerlerine üniversite ve teknik okullar açılması, fesin 'kâmilen def' edilerek yerine 'yeni bir serpuş-i millî kabul' edilmesi) bir program haline getirilmişlerdi. mustafa kemal atatürk bu dönüşüm projelerinin yaratıcısı değildi; ama herkesin ütopik olarak yorumladığı bu düşüncelere kendi şahsî yorumlarını da ekleyerek bir siyasî program haline getiren ve uygulayan bir devlet kurucusu idi