şükela:  tümü | bugün
  • bende öfke nöbetlerine neden olan bir sözcük. özellikle sevgililer söylememeli.

    bir kere maruz kalmıştım buna. uzak mesafe, bir de akrabalarından fırsat bulup da uzun konuşamıyorduk. kuzeni yapışmıştı buna. kuzenle sinema, yine kuzenle bowling, telefondan tangur tungur sesler geliyor. yok, babasının dükkanından kaynak sesi derken tepem attı. "e, haftalardır uzun uzun konuşamadık. burnunun dibindeki kuzene 7 saat ayırıyorsan, uzaktaki insana 1 saat ayırırsın." dedim, "bakarız." dedi.

    neye bakıyon? söyle, ben de bakayım. nasıl bir cevap bu? demek istiyor ki; "değerlendirmeye alıcam. pek de umutlanma. daha önemli şeyler var. bekle. bugün git, yarın gel." kendimi zam isteyen eleman gibi hissetmiştim.

    kime, nerede, nasıl konuşacağımızı bilelim. ben kafaya sararım o bir kelimeyi, bin anlam çıkarırım. bir ay düşünürüm, sonra da ben bakarım. fena bakarım hem. tamam. bakarız. kim bakacak bakalım.
  • hala bir çam ağacıyla köknar'ı ayırdetmekte zorlanıyorum. ama bakarız'ları ayırdedebiliyorum. o kadar literally olmadık çok şükür ama nihayetinde bu "bakarız"ın sadece bir kaçışa ya da geçiştirmeye yönelik bir ünlem olarak düşünülmesi ve öyle algılanması da çok tuhaftır bakın. hayatı karizmatik falan görüneceğim diye bakarız, hallederiz diye diye geçmiş olanlar kenara ayrılabilir. aynı şekilde hayatları bakarız, hallederiz yanıtlarıyla koyunkoyuna geçmiş insanlar için de belki başka türlüsü de mümkün değil ve öfkenize kabuk bağlamak için bakarız'lara kafa atmak güzel uğraştır onlar da kenara ayrılabilir.
    ama bazen insanın sorulan soruya "evet" demekten utandığı zamanlar vardır. kendini biraz geriye çekmek zorunda hissettiği zaman kullandığı bir "bakarız" şekli daha vardır yani. "şimdi bilmiyorum ama sen nasil istiyorsan öyle olur", "elimden geleni yaparım" anlamında bir bakarız vardır. gizli gizli kendini yok sayan bir "bakarız", gözlerini kaçırıp utanan bir "bakarız". zaten biz bu kasabada köknarla ladine bakarız.

    bunun bilmecesi de var: iki bakı bakı, dört takı takı, iki tinki bir finki?
  • baba lafıdır. genelde babalar olur veya olmaz sözcükleri kullanmak yerine bakarız demeyi tercih ederler. çocuğu üzmemek lazım tabe.
  • karizma sahibi bir insanin bir $ey rica edildiginde verdigi en ciks cevap.. bu tur insanlar genelde daha sonra zorda kaldiklarinda "aman abim gozunu yiyim" muhabbetini yapmaya da pek merakli olurlar.
  • an itibari ile 4. biramı içerken aklıma gelmiş kelime. bi aratayım dedim, babamın her kurduğum hayalimi sikerken, sevgilimin her plan yaptığımda yaşadığım kalp çarpıntımın içine sıçarken edilen kelimeye. herkes yazmış da yazmış.. "bakarız" sevgilim yok. babam oldu 60 hala bakıyor.
    neden bakar lan insanlar? evet, hayır yetmiyor mu cevap olarak? bakamadığını hissettiğinde hayırı bas, bas ki umut dolmasın her şeyden umutsuz yürek. ama sen bak! hep bak amınakoyayım, bak ki daha fazla üzebilesin.
  • joker bir cevaptır. ''şüphesiz biz 'bakarız' kelimesini erkeklerin hayatını kolaylaştırmak için gönderdik'' * *
  • (bkz: acıtan sözler)

    erteleme içerir. o an sizi heyecanlandıran belki de o güne gözlerinizi açmanızı sağlayan her türlü motivasyonu tam anlamıyla bok gibi ortada bırakır. geçiştirilmenin verdiği his fiziksel olarak nefes alamama, mide bulantısı ve baş ağrısı olarak geri döner. karşıdakine şiddet uygulama isteği bile duyulabilir. tabi bu durum birden fazla kişinin diyaloğu için geçerlidir. eğer kişi kendisiyle girdiği diyalogda bu kelimeyi kullanıyorsa erteleme bakidir. fakat en azından yüksek sesle bahane uydurma gereği duymaz. ne demiştik zaten çok var bu bahanelerden. bi onlar bi hamamböcekleri.
  • bir baba repligi klasigi. babadan duyunca umut içeren laftır. cunku baba hayırı ilk etapta net bi şekilde soyler. ancak cocugu sımartmamak adına bakarız der cocugu biraz deli eder, aglatır sonra da istegini yapar.
    acık kapı bırakan bir laf oldugu için sonuna kadar zorlama imkanı tanır karsı tarafa. çıldır cocugum pamuk helva gelene kadar.
  • klasik gamsız baba cümlesi. ne zaman ki bir istediğim olur, babam bakarız der ama ben umudu kesmem. çünkü genel kanının aksine ''bakarız'' fiili babamın ''tamam istediğin olacak yalnız sabrını deneyeceğim önce'' düşüncesinin kısaltılmış halidir. ve ben ne zaman ''bakarız'' cümlesini duysam, sabır en yakın arkadaşım olur, iki gün sonunda güzel arkadaşlığımız sona erer. ta ki bir daha ''bakarız'' sözünü duyana kadar.
  • özensiz, baştan savan ve kişiye kendisini önemsiz hissettiren kelimelerin belki de birincisi...
    heyecanla bir şey söylersin sevdiceğine, o "bakarız" der ya, işte o an küçücük olduğun andır...