şükela:  tümü | bugün
  • batı karşıtlarının klasik geyiklerindendir.

    ancak batı'nın geliştiği için diğer ülkeleri işgal edebilmiş/fethedilmiş olması durumu bir tarafa sömürgecilik tarihi çok az ya da hiç olmayan gelişmiş batılı ülkeler de var.
  • (bkz: ispanya)
    (bkz: portekiz) *
  • geyikmiş amk. 1. ve 2. dünya savaşı da geyik. suriye ve ırağın da üstün demokrasisi için bütün dünya uğraşıyor demokrasi götürüyor. o yüzden orta doğuyu parçalayıp onlarca ülkeye böldüler. afrikaya o yüzden aids yaygın. eli silahlı teröristler birbirlerini yiyor oradada niye kimse müdahale etmiyor.
    bu dünyada herşey para üstüne kurulu ve ürettiğin ürünü satamadıktan sonra bir anlamı yok.
    ne yazık ki yurdum insanları gelişmişliği iphone kullanmaktan ibaret sandığı için görgüsüzlükten öteye gidemiyor medeniyet katsayımız.
    edit: imla
  • sömürgecilik yapabilecek entelektüel birikime sahip olmasına önce bakmalıdır zira "neden batı doğu'yu ve afrika'yı sömürürken, doğu ve afrika bunu neden yapamamıştır?" sorusu herşeyden önce sorulmalıdır.

    edward said bu konu ile ilgili, batının coğrafi durumunun ve verimli topraklarının daha fazla olmasının, insanların yiyecek bulmaya çok çaba göstermediği ve karnını doyurmaya daha az zaman harcayarak düşünmeye ve hayatı anlamaya zaman ayırabildiğine bağlıyor. tabi bu sadece başlangıç. sonrasında ise elbette olaylar kümülatif olarak zincirleme gelişiyor.

    yani düşünce sistemi gelişince yazma kültürü ve sistematik bilgi birikimi ve aktarımı oluşuyor, denizcilikte gelişmeler, matbaa, rönesans-reform, rasyonalizm ve pozitivizm ile beraberinde iktisadi durum ve düşünce gelişimi. hatta descartes metod üzerine konuşmalarda "benim diğer insanlardan zeka olarak farkım yoktur ama ele aldığım konu yada sistemi doğru yöntemle incelemem fark oluşturmuştur" diyerek aslında avrupa'nın konuya bakışını özetlemiş. iktisadi gelişim ve paralelinde iktisadi düşüncenin evrimi ve gelişimi sermaye birikimi, sermaye birikimi ise toplumun rasyonel, formel yapı kazanmasını sağlamış vs. vs. artık farkı kapatmak çok zor.

    olayı sömürüye değilde sömürmenin ahlaki kısmını dışarıda tutacak rasyonalizm, gayriinsanilik, formelleşme düşüncesinin ortaya çıkışına bağlamak daha uygun.

    ez cümle adamlar düşünüyor ve herşey birbirini etkilemiş.
  • güçlünün güçsüzü ezip ezemeyeceğine dair tartışmaya gelir bunun sonu. kimisi çalışıp uğraşıp güçlenene öldürme hakkını verip geri kalanın ölmeyi hak ettiğini düşünür. kimisi ise hayatın kutsal olduğuna inanır. yerin altında ya da üstünde insan hayatından daha değerli hiçbir hazine olmadığına dair inancı ne kadar örselense de devam eder.
  • (bkz: ulusların düşüşü)
    (bkz: daron acemoğlu)

    boş boş geyik yapmayı kesin de şu kitabı okuyun öyle gelin. gelişme salt sömürmekle olmaz. oku..
  • önnot : bir noktaya açıklık getirmem şart. dünya arenasında tek aktörler sanıldığı gibi devletler değil. devletlerden bir çoğundan kat kat zengin aileler ve şirketler var. bunların kurduğu açık ve gizli yapılar var. bu yapılar kendilerine hizmet eden ülkelere sahte cennet misali geçici ve zahiri bir zenginlik sunuyor. türkiye 'nin 2003-2013 yılları arası yaşadığı sahte refah dönemi buna güzel bir örnek. ab 'nin halihazırda yaşadığı refah da bunun güzel bir örneği. yani avrupa ülkeleri neo sömürüyü bu güçlerin güdümünde ve koordinasyonunda yapmakta.
    ancak bunun şöyle bir sakatlığı var. sürekli bu gücün güdümünde yaşayınca, hem refaha fazla alışıyorsun, hem kendi refahını sağlama yetini zamanla kaybediyorsun. yani o güç, senden elini çektiği anda bir hiç haline dönüşüyorsun. bu yüzden avrupa büyük bir çöküşe gebedir. türkiye ise, 2013 ve sonrasında yaptığı hamleler ile paçayı kurtarmak üzeredir.

    ***************************************************

    büyük ölçüde doğrudur.

    özellikle en gelişmiş batılı ülkeler birkaç yüzyıldır zenginliklerini bu şekilde muhafaza etmekte.

    sömürme değişmemiş, ancak sömürme taktikleri ise zamanla evrim geçirmiştir.

    eskiden direkt olarak işgal, köleleştirme, kaynaklarına el koyma, şeklinde işleyen sistem,

    günümüzde, medyasını ele geçirme, halkını yönlendirme, bünyesinde terör örgütleri kurarak siyasilere şantaj yapma (dediklerimizi yap yoksa terör olayları ile halk desteğini kaybettiririz, bir daha seçilmezsin), devlete sirayet ederek veya rüşvet vb. yöntemler ile kendi ürünlerini, silahlarını, enerjisini satma, ekonomik kriz çıkartarak soyma...vs. şeklinde işlemektedir.

    yeni nesil sömürü sistemi, güçlü ve ülkesine sahip çıkacak, şantajlara boyun eğmeyecek liderleri istememektedir. bu yüzdendir ki, saddam, kaddafi, brezilya devlet başkanı, mursi gibi liderlerin ipi çekilmiştir. ancak türkmenistan gibi tek adamla yönetilen ülkelere ise şu an için dokunulmamaktadır. çünkü civciv iken kesmekten ise yumurtasından ve büyüyünce etinden faydalanmak daha makul...
  • * * veya * nereyi sömürdü de zengin oldu birisi bana açıklarsa ben de inanacağım.
    son araştırmalar, kolonyalizm döneminde sömürgeci ülkenin harcamalarının (askeri, idari, alt yapı..vs) kazançlarından fazla bile olabileceğini gösteriyor halbuki.
    kolonyalizm ahlaken rezil bir durum değil midir? elbette öyledir. fakat sömürgeleştirmenin batı'nın gelişmişliği ile doğrudan bir alakası yoktur. zaten avrupa'nın kolonyalizme en az bulaşan ülkeleri (mesela *) aynı zamanda en zenginleri de olabilmiştir hemen daima.
  • somuru, surdugu surece zenginlik saglayacagi icin gecersiz onerme. osmanli'nin cokus sebeplerinden biri de devletin savas ganimetleriyle ayakta durdugu icin ganimetlerin azalmasidir. ikinci dunya savasinda yikilmis, ekonomisi cokmus onca ulke somuruyle ayaga kalkmadi. adamlar yikilan fabrikalari yeniden kurdu, yenilerini kurdu, teknoloji uretti satti. aynen cumhuriyet devrimlerinde yapilanlar gibi. hos, biz teknoloji satmadik ancak karabuk gibi kus ucmaz kervan grcmez yerlere devasa fabrikalar kurup buyuk ekonomik atilimlar yaptik.
  • batı'daki savaşlara bir bakın... ne kadar kanlı olursa olsun sonunda sosyal ya da düşünsel anlamda bir level üste atlamış adamlar.

    sömürgeciliği bu gelişimin dinamosu olarak görmek olan-bitenlere ortadoğulu mal, mülk, zevce ya da at, avrat, silah bakış açısıyla bakmaktır.