şükela:  tümü | bugün
  • gerçekten enteresan olurdu. eski japonca hocalarımın görüşlerini merak etmiyor değilim.
    görüş farklılıkları mevcut, mantık ve gayrete azami ölçüde değer verirken, anlayış ve hoşgörüyü de elden bırakmıyorlar. ardarda sınavların olduğu hafta, 2 sınavımın olduğu*gün uykusuzluktan bitap düşmüş halimi görünce, sordu ve anlattım durumu o da anlayış gösterdi çaba mı takdir ederek sınavın telafisine girebileceğimi söyledi. diğer hocalar böyle bir imkan sunmazdı. ya kabul etmez, ya da bol keseden not dağıtır geçerlerdi.
    kendisine buradan selam ederim.
  • japonya'da yasiyorum ve ogle yemeginde japon bir amca ohal hakkinda sordu. once dedim, lan ne ara haberin oldu!?
    sonra da ekledim, "ulkenin basinda bir adam var, kral olmak icin kendisine engel olabilecek herkesi tutuklatmak, sindirmek istiyor; olay bundan ibaret" diye.
  • hayranı olduğum bir kültür ile yetiştirilirler. gündemi anlamakta güçlük çekmezler herşeyin farkında oldukları için kendi kültürlerine bu kadar sıkı sıkıya bağlıdırlar.

    bir kaç enteresan örnek vereyim;

    10 yaşına kadar çocuklar sınava girmezler. çünkü o yaşa kadar temel insani fıtratları oturur ve çocukluklarını yaşamaları gerekir. 10 yaşına kadar ağırlıklı olarak nasıl iyi bir vatandaş olunur, vatana bağlılık nedir gibi onlar için daha önemli olan dersler verilir. sağlam bir kişiliğin ancak böyle oluşabildiğine inanırlar.

    diğer bir örnek ise mağaza güvenlik sistemleri; onlarda mağaza alarm sistemleri yoktur. temel düşüncede içeri giren her insanı potansiyel suçlu olarak lanse etmek onlar için yanlış bir kültürdür ve onlara göre bu ayıptır. "e hiç hırsızlık olmuyor mu?" diyeceksiniz. oluyor ama çok azdır ve geçerli nedeni olduklarına inanılır (burası enteresan ya neyse) güvenlik için ise kasaların yanında bilardo topu büyüklüğünde boya topları vardır. ancak hırsız olduğuna kanaat getirir ve kaçmaya yeltenir ise bu top üzerine atılır ve boyanarak ifşa edilir.

    bu örnekler ilk anda aklıma gelenler. siyasi kültürel jargonlarını yazmaya kalksam sayfalarca yazmam gerekir. merak edenler araştırsın çok enteresan gelenek ve insanı bir o kadar hayrete düşürecek soyut kültürel kurallara sahiplerdir.

    zorunlu düzeltme; bir kaç yazar arkadaş ilgi ile mesaj attı ve sınav sisteminin olduğunu hatta ilkokul giriş sınavı olduğunu söyledi. mağazalarda ise güvenlik sistemi varmış, orada yaşayan bir yazar beni uyardı. bir kaç japon arkadaşım var hobi vesilesi ile tanıştığım ve onunla facebook üzerinden mesajlaştığım. japon kültürü hakkında çok soru sorarım ve bu anlatılanların çoğu onlardan aldığım bilgidir. tekrar araştıracağım eğer yanlış bir bilgilendirme ise bu entry kendini imha edecektir.

    ama bir link eklemek isterim güvenlik ile ilgili

    bunlar ise eğitim sistemi ile ilgili video linkleri. bana anlatılandan pek farklı gelmedi, izleyin bir sistemlerini...
    link 1
    link 2
  • orama da koydular burama da!
  • kolaydir. tarihinde meiji donemi yasamis bir millete turkiye'yi anlatmak hic de zor degildir.
  • şöyle yapılabilir :

    japon kardeş biz var her gün harakirisan yerine göre kamikaze fakat biz ölmemek bir türlü.
  • (bkz: tawagoto)
  • (bkz: impossibru)
  • hakli bir serzenis, herhangi yabanci birine anlatirken de ayni sorunlar yasanir (japon olmasi sart degil).

    gladyodan girip fetodan cikip, erdogan in fetoyla 10 yili askin ortakligini, sonra ayakkabi kutulari meselelerini ve ayri dususlerini, erdogan in baskanlik hayallerini, ardindan fetonun b planini devreye sokmasini falan anlatmaya calisirsaniz, karsinizdaki bir japon da olsa beynini yakarsiniz.

    ıyisi mi, soyle deyin, "it`s been festival of democracy so far, people keep celebrating rejuvenation of democracy all across the country". ınanmayana da twitter daki aktrollerin en son paylasimini gosterin. temiz is.
  • zordur. cidden zordur uzakdoğu takıntım yüzünden, sürekli japondur, korelidir, çinlidir hep konuşuyorum. yıldım artık açıklayamamaktan.

    her ay "are you okay?" sorusunu soruyorlar, sürekli bi şey olduğu için. artık onlar da alıştı, böyle yuvarlanıp gidiyoruz.