anglachelm

  • 165
  • 2
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

erleri tehdit ettiği için hapis cezası alan teğmen

silah altına alınıp yemin eden ve herkes gibi aylarca askerlik yapan ermeni, yahudi, rum, dürzi çocuklar gece botlukta kendi dini vecibelerini gerçekleştirse, ekmek kırsa, şabat duası etse falan ülke ayağa kalkardı. o zaman da teğmene bunu niye engellemedin diye idari soruşturma açarlar süre süre hududa kadar gönderirlerdi. büyük ihtimal de devre düşürürler veya mevzu çok politize olursa meslekten atarlardı.

sormanız gereken soru şu, eğer türk ordusu islamın emrinde falan bir kurumsa gayrımüslim azınlığı neden "peygamber ocağına" alıp duruyorsunuz?

türkiye cumhuriyeti laik bir devlettir. devletin dini yoktur. tüm dinlere eşit uzaklıkta, vatandaşları hangi dine inanıyorsa inanç özgürlüklerini kendi tarafsızlığına gölge düşürmeden korumakla yükümlüdür.

askeri birliklerde ise dini vecibelerin yerine getirilmesi işi teoride bu işlere ayrılmış yerlerde personelin kendi görevini aksatmayacak ve diğer personelin görevini yapmasını engellemeyecek şekilde serbesttir. günümüzdeki pratikte ise sadece sünni müslümanlara diğerlerinin üzerinde bir tür tahakküm kurmasını sağlayacak şekle evrilmiştir. sünni müslüman olmayan er ve erbaşların (genelde kıtasına göre şahsi gözlemime göre %20-25 ve nadiren üstüne tekabül eder) bir araya gelip dini vecibe yerine getirme işine girişmeleri pratikte imkansıza yakındır. kendi dini özel günlerinde tatil bile yapamazlar. çünkü baskın olan din bunu kurumlar üstü bir şekilde engeller. din insanları birleştirdiği kadar aynı zamanda en çok ayıran, uğruna haçlı seferlerinin, cihadların falan yaşandığı sistemdir. bir askeri birlik ise bunun tam polar zıddı, ayrılık falan kaldıramayacak bir yapıdır. o birlik herhangi bir şekilde fikir ayrılıklarından dini farklılıklardan muzdaripse ve bunların doğuracağı potansiyel çatışmalara gebeyse o askeri birlikten fayda değil sadece sıkıntı doğar. sayıca fazla olan grup diğerini döver, üstünde tahakküm kurar, elinden geldiğince misyonerliğe soyunur, "gerçek dine" davet eder. alt kurumlar sayesinde (mesela kantinciler yazıcılar) ayrımcılığa tabi tutar. buna subaylar dahil olursa, erlerle göstere göstere namaz kılarlar ilahi geceleri düzenlerlerse, kuran "ziyafetleri" tertip ederler, üniformayla rabia işaretleri yaparlarsa o birlikte dini fanatizm/zeal çığ gibi büyür. bunun önünü alamazsınız. işte orada işin sonunda bir gün tekbirlerle gavur kafası kesilir. gerçek savaş ortamında da düşmanla karşılaşınca askerlik teorisi ve disiplini yerine fıkıha tefsire kelama daha çok kafa yorduğunuz için sizin birliğinizden açıkçası bir bok olmaz. verdiğiniz kayıpları askerlikle açıklayamasınız. allah öyle istedi dersiniz. ezip geçerler. (bkz: iran ırak savaşı)

askerlik teorisi, eğitim ve silah teknolojisi olmadan imanla da savaş kazanılır diyenler önden bir ahmed arabi paşa ve tel kebir savaşı okumaya başlayabilirler. kendisi böyle alnı secdeden kalkmayan bir osmanlı paşasıydı. çamurlara bata çıka savaş meydanından kaçışı başmabeynci lütfü bey anılarında çoktur. çanakkale 'de ise imanın nispeten güçlü ekipman-güçlü decentralized komuta-evinde savaşıyor olma-arazi şartlarına tamamlayıcı bir etkisi vardır. çanakkale imanla kazanıldı diyenler genellikle savaşı okumamış, seddülbahir neresi desen haritada gösteremeyenlerdir. o savaşa da büyük girişeceğim, kendime not olarak bu burada kalsın. ama askerin dini veya imanı ya da daha geniş anlamda morali maneviyatı denklemdeki sadece bir adet bilinmezdir. bunu gibi daha 6-7 tane var.

olaya dönersek teğmenin tabii silahla falan haytalık yapması ayrı bir hikaye ama burada gözümüze sokulan şey islam neferlerinin islamı yaşayamamaları falan gibi olmayan bir sıkıntı. neden olmayan diyorum? çünkü:

1- onlar anayasaya göre türk askeri. islam neferi değil.
2- dini vecibeleri kazasıyla mazasıyla ifa edecekleri yerler mevcut. botluk ise böyle bir yer değil.
3- diğer dinlere mensup türk askerleri botlukta şov yapa yapa kendi dini vecibelerini yapamıyorsa kimsenin öyle bir hakkı yok. peygamber ocağı hilafetle birlikte kalktı gitti. evinde izinde sabuna basıp ayağı kayan askere de şehit diyip şehitliğe gömüyorsak, bu tür bir şehitliğin de islamla bir ilgisi yoksa o zaman bu kurumu islama yamamaktan artık bir vazgeçmek gerek.

veya bu işin bir adını koyun tsk artık islam ordusudur diyin siz de rahatlayın biz de anlayalım kim gerçekten neyin peşinde.

devamını okuyayım »
30.03.2018 16:38