atlantisten gelen zekiye

  • 2017
  • 4
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

balık

kimi uhrevî gözlerde, dünyanın kuruyup kurumadığını denetlemek üzere görevlendirilmiş bir fevkalcanlıdır balık.
balık olmak başka türlü bir zanaattir bencileyin genç: her şeyden önce suyu anlayan, suyu anlayınca da balık olmaklığı taşıyabilen bir oluş biçimidir. balık bilmediği yerde sadece halik bilir, o denli mühimdir bak yaradan için. sen iyilik yap, denize at yeter ki. deniz, iyiliğine, senin iyiliğin için bakar. sonra balıklara teslim eder. balık ki, unutuşun o saf sularında yüzen bir bilendir, bildiğini anında unuttuğu için bilgiye hakkettiği değeri en çok verendir. bildiğinden ötürü övünmeye vakti olmayandır. belki de, bilip de övünmeyen tek varlıktır. bu yüzden sen iyiliğini denize at. sadece kendinse iyiliğin, kendini denize at. su susar, balık konuşur seni.

balık benim için yegâne kılavuzdur genç, kerterizimi balığa göre belirlerim her daim. lüfer kuzeyim, palamut güneyim, hamsi doğum, istavrit batımdır. bilvesile çinakop kuzeydoğum, torik güneybatım, kıraçe doğubatımdır. barbun ise doğumdan sonraki tan kızıllığımdır.
profesyonel balık yiyicilerinden hatırlarsın sen zaar: günde 10.500 balıkla halvet olduğumu. kendimi balığa emanet eder giderim de kimileyin, geri dönmeyi unuturum. onlar da dönüşümü unutur, sanki hiç gitmemişim gibi yaşar giderler öyle: iki bilirbilmez bahtiyar.

devamını okuyayım »
08.12.2005 13:38