bad astronaut

  • delikanlı (436)
  • 541
  • 0
  • 0
  • 0
  • 10 yıl önce

sex love and rock'n roll

yağmur durmuştu yada yanılmıştım. cehenneme dpğru baktım. sarı bir kedi havayı tırmıklıyordu. her şeyin kolay olduğu günlerdi. içinden geçtiğinde hayalet bir şehirdi sanki. kod henüz epitaph'la anlaşmamıştı veyahut sadece habersiz ve tehlikedeydim. londra'ya gidebilmek için her kış, neydi motivasyon-soho'da kırık bir aynaya ulaşmak için altında geçmek zorunda kalacağınız merdivenmi-7 sene kesintisiz uğursuzluk. bad religion 45'liklerini sırtıma bantlayıp çıkardım ülkeden. sadece meraktı işte.
bir gün evde otururken-matematikten 7.2 puan almıştım, yüz üzerindende olsa benim için iyi puandı; gelecek vaat ediyordum, vaat'i doğru yazdığımdan emin olmadan türkçe derslerini günbatımına çalmıştım. yenilmezdim. incinmez...-o gece evde otururken; headbenger's ball'un karşısında, kaçaktan bir/ iki bira: bişey dikkatimi çekti: tuhaf bir adam, yolunda gitmeyen bir hayat, alnımdan süzülen kan-sesi içinden şeytan çıkartılmış lemmy gibiydi. neler oluyordu? ayağa kalkıp televizyona doğru yaklaştım, aramızda bir videodrom' homajı iyileşti. gazeteyi alıp gyrubun ismini karaladım. social distortion. yurtdışına çıkacak olan babama albümü ısmarladım.yakında okulun tozunu atacaktım...
aradan yıllar geçti ama sadece yıllar, hiç birşey değişmedi. "sex, love and rock'n' roll" dedim' ne müthiş bir isim. bir/iki yasaldan bira, bir kaç atışlık jack-kulaklıklar kulağımda, gecenin üçü-ve dayanamadım haliyle. gözyaşları küle dönmüş bir melek gibi savruluyordu. akış dağılmış, yerçekiminde uzakta, denize doğru...nerede yanlış yapmıştım. (faithless). sırf para için sevmediğim bir iştemi çalışıyordum? hangi fikre saplanmıştım? ses kulağıma yapışmıştı, kendimden uzaklaşırken ki aşk tı kuşkusuz yoksa yasal olabilirmiydi bir insanın kendini düşünmesi yarı karanlık bir oda da? (don't take me for granted)
ertesi gün bir kahve içmek için işyerinden çıktım. yağmurun temizlediği şehir ve ulaşılmaz olanlar, burkulmuş demir ve ateş olanlar (angel's wings). bu olayı takiben iki gün boyunca durmadan telefonum çaldı. sinemaya gittim. spor salonuna, denize bakmaya, altı yıl önceki kız arkadaşım aradım, taşınmıştı-numarasıda değişmiş, uzaktaydı yada*(footprints on my ceiling)...yürüyüş yaptım, biraz gitar çaldım (nickels and dımes). arabamı yıkadım, cd'leri dizdim, sokakta top sektirdim, komşunun köpeğini gezdirdim, sakal bıraktım, kolumda sigara söndürdüm, sırtıma dövme yaptırdım...telefonlar sustu. yağmur konusunda yanılmıştım.

devamını okuyayım »