bad astronaut

  • delikanlı (439)
  • 541
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 yıl önce

yanlış numara diyalogları

-babako, olimpiyat kafeye iki urfa, iki ayran.
-hemen çocuğu gönderiyorum.

tabi bazen hazır cevap olmanın falsolarını hesaplamak zaman alıyor. yani adam gerçekten dürümcüyü aramışsa, dürümler gelmeyince yeniden arayacak. ama gün cumartesi, kahve içip gazetede ki anlamsız haberlere bakıyorum. sadece "yanlış numara babako" demek ruhumu sıkıyor ve nihayet 20 dakika sonra:

-babako yarım saat önce dürüm söylemiştik hala gelmedi?
-ıhhh, ya kusura bakma, demin sen yanlış aradın ama...ne bileyim işte, arkadaş işletiyor filan sandım, numarayı kontrol edip bir daha ara; kusura bakma. (ilk tahlilde adam yanlış aramasına rağmen vicdani depremi yaşayan benim. nihayetinde 20 saniyelik bir telefon konuşması, ısındıkça cümleler, "hayatın anlamına" dönüşüyor bütün duraksama, hattın ötesinde ki açlık hissi; afrika'yı yarı yolda bırakmak gibi, batan gemiyi tayfalardan önce terkeden bir kaptanın buruk doğum lekesi beliriyor telefonu kapatmaya kalkan algımda.)
-canın sağolsun babako, selametle. (karşı tarafta ki hayal kırıklığı hissediliyor ama baskın olan his; olimpiyat kafe'nin aslında nezih bir yer olduğu, -"ben 4'üncüyüm, okeye var mısınız?"demek geliyor içimden, telefonun kapanması koyuyor insana. tekrar gazeteye dönüyor tedirginliğim. cumhurbaşkanı gül; karanlığa bakıp içini çekiyor.

devamını okuyayım »