birgunolursun

  • 5701
  • 209
  • 72
  • 1
  • bugün

yeni nesil öğretmenlerin tırt olması

aralarında olduğum öğretmenlerdir. kendimi hariç tutamıyorum bu tırtlıktan. hattâ bunun bayrak sallayanı falan varsa işte o benim. harbiden arkadaş eski öğretmenlerde bir duruş, bir asalet vardı. hani sokakta gören direk öğretmen olduğunu anlardı. benim tipimi gören "sanayide mi çalışıyon?" diyordu. neyse gittim belki derdime çare olur diye şu entel gözlüklerinden aldım, okumuş desinler en azından diye. harbiden işe yaramadı değil ama yok arkadaş, o bizim öğretmenlere asalet dersi "bir öğretmen nasıl yürür?" dersi mi verdiler anlamadım ki hep bir tırtlık, hep bir hımbılık. lisede çalışıyorum, okulca düzenlenen bir etkinlik için öğrencileri konferans salonuna almam gerekti. "arkadaşlar konferans salonuna geçiyoruz." dedim. "tamam" dediler, neyse konferans salonunun kapısının önüne bir geldim ki arkamı dönüp baktığımda nasreddin hoca'nın fil fıkrasındaki gibi 40 kişilik sınıftan arkamda 3-4 öğrenci görebildim ancak, sınıfa tekrar döndüm "neden gelmiyorsunuz?" dedim, öğrenciler "gelecektik hocam," diye karşılık verdi vermedi, karşısında değil öğrencinin benim bile titrediğim 20 yıllık müdür yardımcısı "neden hala buradasınız hayvan herifler!" diye gürledi ki onun gürlemesiyle kulağıma bir sela sesi geldi ardından bir ölüm sessizliği, bir öğrencinin yutkunma sesini bile duydum. o saniye içinde öğrenciler tek sıraya girdiler. en arkalarında da ben, az önceki kargaşanın içinden çıkınca beni görebilen müdür yardımcımız kaşlarını çatarak "pardon hocam sizi göremedim kusura bakmayın." dedi. ben de aynı öğrenci gibi yutkunup "estağfurullah hocam ne kusuru ben de öğrencilere bakmaya inmiştim." dedim.

yani azizim ne öğretmeni sallıyor ne temizlik personeli ne idarecisi ne öğrencisi. sanırım aşırı tırtlıktan açığa alınan ilk memur ben olacağım. sizin vergilerinizle maaşım ödeniyor, derslerimin yarısı yoklamayla yarısı susun demekle geçiyor. helal edin lan?!

devamını okuyayım »
06.11.2017 00:17