cocoon

  • 350
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

charlene

kişiler

1)elinde yeni ve harika bavulu, kızıl saçlı, kimin nereye gideceğini anlamamış bir kişi

2)uyanması gereken en önemli anda vücudunun isyan etmesiyle uyuya kalıp uyandığında bu yaşadığı şeyi kabus sayan ve sırf kişi1e yetişmek için luggage check sırasında içinde bulunduğu bir filmmişçesine sıranın en önündeki insandan -hayat hikayesinin bir kısmını anlatarak- izin isteyen bir diğer kişi

genel durum:

tarifsiz bir birbirini anlama, öten çaydanlıkta huzur bulma, o duvarlarda mulholland dr. ve fight club ve festival afişini görünce yaşadığına minnet duyma, yanında en pervasız olup en eğlenme, gerekirse ağlama, fotoğraflarda kendini beğenmeme, çoklukla gülme durumu

o anki durum:

sabah erken uyanmış dünyanın en güzel sesli insanının kargalarla akrabaymışçasına farklılaşması...
elleri kırılan ressam
ya da
elektrikler kesikken müzik setinde müzik dinleme uğraşı

kısacası bir felçlik ve yaşadığını şeye anlam vermeme durumu.

mekan:

bir film olsaydı da değişmeyecek olan klasik mekan, havaalanı

kişi1: (passport chechin önünde) yani artık birinizden başlamam lazım veda etmeye

sarılmalar, sarılmalar, sarılmalar

- kişi 2nin arkasını dönünce ağlamadığının sanılacağını sanması (tipik devekuşu)-

kişi2: (içindeki eksilme hissini dünyanın bütün insanlarından bütün kelimeleri ödünç alsa bile yansıtamayacağını anlayınca klişelere sığınarak) canımmmm. zaten yılbaşında geleceksin. çok güzel olacak bak. hem ben de 2 sene sonra oradayım!

kişi1: .....................

sigara isteği, sigara isteği, sigara isteğix1000000

kişi2: (iç ses) hayatımın en gerçekçi olmayan ama en başarılı rolü olsa gerek. kesinlikle ağlamamam gerekiyor ve yanaklarım hala kuru.

kişi1: ......................

sonuç:

kişi1 binmesi gereken uçakta, kişi2 artık anlamının çoğunu yitiren şehirdedir. cüzdanını karıştırıp içinden üstünde id yazan kırmızı kartı çıkaran ve üstündeki ismin eksikliğinde kendini kaybeden kişi2 hem içinden hem de dışından "and i will cry a thousand oceans" mırıldanmaktadır. söylemektedir. hatta pratiğe dökmektedir.

şimdiki durum:

kişi1 okyanusu aştığından beri bir kere bile çıkmayan güneş bu gidişe evrensel bir cevap verircesine bazen çıkmama olayını o kadar abartmaktadır ki çatıdan dolu sesleri gelmektedir.

geriye bir sürü şarkı kalmıştır. ama bir şarkı vardır ki (kişi1in bile varlığından haberdar olmadığı) o şarkı işte evet, o şarkı...

her bones will ache
her mouth will shake
and as the passion dies
her magic heart will break
she'll fly to france
cause there's no chance
no hope for cinderella
come september

her violet sky
will need to cry
cause if it doesn't rain
then everything will die
she needs to heal
she needs to feel
something more than tender
come september

everything wrong
gonna be alright
come september

the souls that burn
will twist and turn and find-
you in the dark
no matter where you run
she's made her mark
but lost her spark
and what she's pushing for
she can't remember

everything wrong
gonna be alright
come september

her eyes surrender, her cry a-
crying shame
coming undone is she ever gonna-
feel the same

she will run
she's gonna drink the sun
shining just for you
instead of everyone
and so it goes
she'll stand alone
and try not to remember
come september

everything wrong
gonna be alright
come september

kişi2: come september...

devamını okuyayım »
30.08.2004 12:53