coolblue

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (517)
  • 2782
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

mustafa balbay

"..dün sabah telefonu kapalıydı.
dilek’le koşup evine gittik.
site güvenliği, polislerin 6.40’ta geldiğini, 4 saattir içeride arama yaptıklarını söyledi.
vatansever kuvvetler hareketiyle ilgili bir şeyler arıyorlardı.
az sonra bir sivil polis, bilgisayar kasasıyla çıktı dışarı...
hemen ardından da balbay göründü kapıda... yanında 4 sivil polis vardı. bizi görünce gülümsedi. endişelenmememizi söyledi:
“gocunacak bir şeyim yok; ne yaptığım ortada” dedi.
ekip otosuna bindirildi; gitti.
yeni çocuğu olmuştu. diğer kızı yeni ilkokula başlamıştı.
birtakım adamların eve gelip her tarafı aramasını ve bilgisayarı yüklenip gidişini ona nasıl açıklayacaklardı?
“bilgisayara virüs girmiş. amcalar onu temizleyecekler” dediler.

darbe dönemlerinde yaşadığımız türde sahneler bunlar...
“sivil”de pek sevimsiz kaçıyorlar.
balbay, 25 mart’ta ntv’deki neden programında konuğum olduğunda yücel aşkın örneğini hatırlatmıştı.
van yüzüncü yıl üniversitesi rektörü prof. aşkın hakkında çete kurmaktan 3150 yıl hapis cezası istenmişti.
bir de yazıyla yazalım:
üç bin yüz elli yıl...
kendisi bu cezayı almadıysa da yardımcısı, tutukluluğunun üçüncü ayında buna dayanamayarak intihar etmişti.
“şimdi onun katili kim?” diye soruyordu balbay ve hükümet’in 8 kişilik asansöre “belki kaldırır” diye 30 kişiyi sığdırmaya çalıştığını söylüyordu..."
can dundar
http://www.milliyet.com.tr/…articleid=888855&ver=15

edit: ne cok kotulemissiniz, ben de can dundar sevilen bi adam sanirdim, ilahi siz yok musunuz siz olmasaniz siz

devamını okuyayım »