d k a

  • azimli
  • hırçın golcü (267)
  • 6997
  • 8
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

inşaat sektörü

ciddi oranda istihdam barındırması, alt kolunda ve çevresindeki diğer sektörleri de etkileyebilmesi ile sadece türkiye'de değil, global anlamda lokomotif sektörlerden biri.

türkiye'de inşaat sektörü denilince aklıma 3 tip firma profili geliyor. ilki ufak semt inşaat firmaları, arsa karşılığı veya kendi arsalarına bina yapanları bu sınıfa sokabiliriz. bunların gerçekten işi zor, meşaketli bir iş yapıyorlar. ikincisi ise ortadoğu'da, kuzey afrika'da, orta asya ve eski doğu bloku bünyesinde iş yapan genelde konsorsiyumlar şeklinde riskleri bölebilen firmalardan oluşuyor. bunların tamamı kurumsal anlamda çalıştıkları ve iş yaptıkları ülkeler geri kalmış veya savaştan yeni çıkmış şehirlere sahip olduklarından geniş iş alanına sahipler. uzun vadede sıkıntıya girme ihtimalleri bu yüzden düşük.

üçüncü grupta işler değişiyor. bu gruptaki firmalar ne kadar kökenleri eski de olsa, özellikle son birkaç senedir büyük projelere başlamış, devamlı kredi desteğiyle büyüyebilen, özsermayeleri konusunda ciddi ciddi sıkıntıları bulunan firmalar. bugünki likitide bolluğunda kredi bulmaları kolay ancak, global ve türkiye kaynaklı bir finansal krizde yeni kredileri nasıl bulacakları ayrı bir sorun.

istanbul'daki arsa sıkıntısı bahanesiyle, insanların konut satın alma hakları istismar ediliyor. bugün dağ başı olarak nitelendirebileceğimiz, sanayi bölgelerine yakın yerlerde ikamet etmenin ne avantajı olabilir? ne kadar toplu ulaşım gelişse de burada yaşaması muhtemel insanlar çok daha uzakta çalışıyor olacaklarından satın alan kişilere dezavantajı olacaktır. kaldı ki, bunun istanbul genelinde trafiğe yansıması da olacaktır. bu furya yüzünden herkes bir şekilde olumsuzluklardan etkilenecek.

türkiye'de mortgage piyasası gelişmediği için, bizzat firmaların yaptığı ödeme planları ne kadar uygun olabilir? tamam mortgage piyasası gelişmediği için 2008 global krizinden türkiye çok etkilenmedi. bunun artısı illa ki mevcut. konuyu dağıtmak istemem, şehrin dışında sanayi tesislerine yakın bu arazilere inşa edilmiş/edilmekte olan bu konutları sanayi bölgelerindeki mavi yakalı çalışanlar asgari ücretleri ile satın alamazlar. beyaz yakalı çalışanlar, esnaf, tüccar gibi meslek grubundaki insanlar hedefleniyorsa eğer, insanların işi zaten şehir merkezinde. yukarı paragrafta değindim yol sorununa. 140.000 tllerden 1+1 35 m2 ev satmak, m2 fiyatını yaklaşık 4.000 tl civarına çeker. şehir merkezinde de sıfır inşaatlarda zaten fiyatlar bu seviyede. neden şehir dışında otursun ki insanlar?

büyük sitelerde yaşamanın maddi olarak sıkıntıları vardır. reklamlarda boy gösteren bu inşaatçıların lafına kimse kanmasın. elektrikte %25 gibi bir indirim yaşansa da, sitelerin güvenlik masrafları, çevre düzenlemeleri adı altında her ay ciddi bir meblağ bu konutlarda ikamet eden kişilerden tahsil edilecek. şehir merkezine hergün iş/okul veya alışveriş gibi amaçlarla gidildiği düşünüldüğünde bir de üstüne yol parası eklendiğinde tüketicilere nasıl zararı olacağı görülecektir. şehir merkezinde daha ucuza veya aynı maliyetlerle yaşamak varken neden sıkıntıya girsin ki insanlar?

rasyonel düşünüldüğünde yeni projelerin cazibesi olmamasına rağmen, ödeme planları, reklamlar gibi araçlarla insanlar kandırılıyor. banker kastelli vardı 25 sene önce o da böyle projeler yapıyordu, reklamlara çıkıyordu. sonra projelerinin ne hâle geldiğini, kaç senede bittiğini yakın türkiye tarihini hatırlayan bilir. en ufak bir finansal sorunda banker kastelli gibi olabilecek bu inşaatçılardan alışveriş yapmanın mantığı nedir?

5 seneye kalmaz, bu projelerde sorunlar olacak, iflas edecek firmalar olacak. demedi demeyin...

devamını okuyayım »