deepdiver

  • azimli
  • kofti anarşist (191)
  • 3026
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

asuman saka

ağlayan çocuklar yetiştirme gayretinin ürünü kız çocuğudur. milliyetçiliğin yaşamının henüz ilk yıllarında çocukların beyinlerine işlemesine sebebiyet veren, dünyanın değişen koşullarını aktararak değil hala 90 yıl öncesinin değerleri ile yarına insan yetiştirme gayretindeki öğretmenlerden kurtulmak gerekiyor önce.

artık çocukların, geçmişte osmanlı'nın kendi emperyal eğilimlerinin yıkılması ve yeni emperyalistlerin çıkar çatışmasından doğan savaşlar * sonrası dökülen kanların üzerine inşa edilen milliyetçilikleri belleyerek büyümesinin önüne geçilmeli. kara tahtasız, bilgisayarlı, projeksiyon makinası ile ders gördüğü halde dünyayı tanımaktan uzak ideolojilerin artık yeni beyinlere nakşedilmesi engellenmeli.

(bkz: tabularasa)

evrensel düşüncenin yerini yıllardır türkiye'ye hakim olan bölgesel milliyetçiliklerin almasına engel olunmalı.

hatırlasanıza, hangimiz ezberlemedik o şiiri:

"bu vatan toprağın kara bağrında
sıra dağlar gibi yatanlarındır"

ya da

"toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır"...

çocuklar hala öğreniyor bunları. hala çocuklara yunan'nın ne büyük bir düşman olduğu, ermeni'nin doğu anadolu'da hamile kadınları süngü ile öldürdüğü, bu ülke için ölmenin ne büyük bir mutluluk olduğu anlatılıyor okullarda. ölüm üzerine methiyeler düzülüyor. ölümün, kutsal sayılan bazı değerler söz konusu olduğunda kaçınılmaz olması gerektiği öğretiliyor. bunun sebebi; vatan, millet, ülke, sağ, sol olabilir. ne olursa olsun... insanlara daha yaşamayı yeni yeni öğrenirken, ölümün kutsallığını aşılamak ve adına ne denirse densin bir takım dogmalar doğrultusunda eğitim vermek ne anlama geliyor?..

12 eylül mantığının getirdiği "öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki, dört tarafımız düşmanlarla çevrili" yaklaşımının çocuklara empoze edilmesinin, elinde bilgisayarı da olsa bir çocuğun ruh halini nasıl etkilediğini göstermesi açasından ceviz kabugu ndaki istiklal marsi okuyan kucuk kız asuman çok güzel göstermiyor mu?

"kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda
şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda"

hadi şühedanın anlamını henüz bilmiyor diyelim, feda olmak, kendini feda etmek ne demektir, onu biliyor asuman. onunla büyüyor. vatan sevgisi diye çocuğa ülkesi için ölmek öğretiliyor. oysa bu ülkenin ölecek değil, yaşayacak insanlara ihtiyacı var.

feda, karşıtını yaratır ve düşmanlıkları körükler. her ölüm, kazma sallayıp başka mezarlar açmak demektir. her düşmanlık yeni feda eğilimlerini ortaya çıkarır. bu eğilimler türkiye'nin son birkaç on yılında çektiği acıların toplamı kadar gözyaşı döktürür. düşmanlık, öteki düşmanlıkları körükler.

bir ülkenin milli marşının olması tabii ki doğaldır. ancak o marşın yazıldığı tarihi koşullar ile bugünün farkını anlatmak gerekir. aksi halde yarın başka asumanlar çıkıp, "kendimi mehmet akif ersoy gibi hissettim" gibi boyunu aşan ne demek istediğini kendisinin de bilmediği laflar eder.

öğretmenleri de bununla gurur duyarlar...

devamını okuyayım »
20.03.2006 14:00