effendy75

  • 4979
  • 96
  • 31
  • 1
  • bugün

2020 ekonomik krizi

neoliberal küresel babalar parayı kestiği için, çarpık sistemi yüzünden kur riski ile faiz riski arasında sıkışan türkiye'nin ekonomisi için artık öngörülebilir gelecekte herhangi bir çıkış yolu bulunmuyor. demokrasi, liyakat hatta hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi gibi muhalif sistem partilerince sıkça telafuz edilen gelişmeler dahi ülkenin batık konsolide bilançosunun kurtuluşu için artık anlamsız kalan söylemler. çünkü ekonominin matematiğinde de 2+2 maalesef 5 etmiyor.

esasında türkiye, osmanlı sonrası yeniden şekillenen modern avrupa düzeninde arada kalmış bir ülkedir. atatürk'ün devrimci batılılaşma hareketi, halkın büyük çoğunluğunda tam karşılığını maalesef bulamamış, matbaayı osmanlı'ya sokmayan zihniyet, cumhuriyet türkiyesi'nde de ilk günden itibaren, hep karşı devrim hayali ve amacıyla içten içe mevzilenmiş, hareket alanları aramıştır. bu arayışlar, politik karşılığını adnan menderes döneminden itibaren bulmaya başlamış ve en nihayet, en radikal haliyle son 20 yıldır tek başına iktidarı tutmuştur.

anadolu büyük ve önemli bir toprak parçasıdır. yeni küresel düzende, küresel egemenlerin elinde, türkiye'yi ne yapacaklarına dair bir yol haritası, anlaşma metni bulunmamakla birlikte, eskiden kalma uzlaşı metni sevr anlaşması'dır.

sevr şartlarına doğru ülkeyi götürmek için yapılması gereken ise kemalist anlayışın devletten tasfiyesiydi. bu itibarla, devlet içindeki "ayrık" otları temizlendi. hatta kimilerine göre bağırsaklar bile temizlendi. üzerine, ülke yönetim modeli ya da rejimi değiştirildi. kurumsal yapı bitirildi. ekonomik varlıklar hiç uğruna yabancılara verildi. yetmedi, ülkenin mb ve hazine kaynakları ve serveti yurtdışına aktarıldı. son yaşananlarda bile insanlar şunu sormuyor mesela; madem hükümet rekabetçi tl istiyordu, baştan beri niye bunu yapmadı? mb rezervleri koruyarak, kuru rekabetçi seviyelere çekebilirdi.

sevr yolundaki diğer adımlar ise dış politika içinde atıldı. komşu ülkelerle artan gerilimler, er geç sıcak çatışmaları ve sonrasında ambargo aşamasını getirecektir.

1970 li yıllarda küresel ekonomik paradigma revize edilirken, kıbrıs harekatı bahanesi ile abd ambargosu gelmiş, ülkede yağ kuyrukları oluşmuş, ülke 70 cente muhtaç duruma gelmişti. ülke en hayati ihtiyaçların bile temininde zorlanmış, süleyman demirel'in benzin vardı da biz mi içtik lafı tarihe geçmiştir. ambargo ile iyice gardı düşen ekonomi ile devamında, sağ-sol kavgasıyla mini bir iç savaş yaşanmış ve günümüz iktidarının kökü olan 80 askeri darbesi, jimmy carter'ın onayı ile gerçekleşmişti. darbe sonrası depolitize edilen x-kuşağı ile tüketim toplumuna geçiş süreci de başlamış oldu.

bu noktadan sonra, neoliberal küresel babaların türkiye'yi nasıl şekillendirmek istediklerini hep birlikte göreceğiz.

devamını okuyayım »