eylulayigelsin

  • 1390
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

yeşilçam

bir dönem tarık akan, yılmaz güney gibi isimlerin oynadığı siyasi/ideolojik ve pınar kür gibi yazarların kitaplarından uyarlama, hale soygazi, müjde ar gibi oyuncuların yer aldığı kadın sorunlarına dikkat çeken üç beş film dışında tamamıyla kokuşmuşluk abidesi olan, sinemanın yandan yemişi.

öfkeliyim yeşilçam'a. çünkü, bugün, ülkenin iliğine, kemiğine işlemiş olan, ahlak adı altındaki pis muhafazakarlığın en büyük sebeplerinden biri olduğunu düşünüyorum. olanı yansıtmak, göstermek dışında; insanları birbirine daha da düşman ettiğine inanıyorum, kutuplaşmanın zirve yapmasında ve toplumun kendi gibi olmayana bu kadar çok öfke duymasında en büyük katkıyı yapmış olmasına da.

bütün kötü kadınların sarışın olması**; zenginlerin dinsiz, gece bara gidip içki içen tipler olması; iyi niyetli, haysiyetli insanların namazında niyazında ve fakir gösterilmesi; her daim fakirlerin iyi, zenginlerin alçak olması; aşk denen hissiyatın içinde asla ve asla seksin yer almaması ki yer alıyorsa da onun gerçek aşk değil, gelip geçici olduğunun vurgulanması; kadının en büyük hazinesinin bekaret olması ve o zar elinden gidince kendini kirlenmiş hissetmesi; toplumun, sırf bakire olmadığı için kadını vurun kahpeye misali taşlaması..

genç ve güzel kızın fakirlikten bıkması sonucu hep zenginlere özenmesi ve bu özentinin sonunda zengin ve kötü erkeğe denk gelerek kandırılıp yatağa atılması; sevgilisi olan asıl oğlanın muhtemelen parasız ama gururlu bir erkek olması ve bu pisliği kendine yedirememesi; ailelerin üç kuruş için hamballık yapıp dörder beşer çocuk doğurmalarının kanıksattırılması; kadının hiçbir zaman çalışmaması, evinin kadını, çocuklarının anası olması..*

anadolu coğrafyası kapalı, içe dönük topraklardır. hiçbir zaman gelişen zamana ayak uyduramadı, görünen o ki uyduramayacak da. türkiye'deki toplum yapısının, arap kültürüyle yoğurulmuş, asyalı toplumdan uzaklaşamamış bir islam geleneği olduğunu düşünüyorum. bu yüzden de anadolu halkı nezdinde türkiye'nin büyük bölümüne bu arapsaçı alt-kültürün egemen olduğunu.

yeşilçam da bunu perçinleyen en önemli etken bana kalırsa. milletin içine kazınmış pis anlayışın daha benimsenmesine ve normal karşılanmasına yol açtı. uyutmasından falan söz etmiyorum, yönlendirmesinden söz ediyorum. sinemanın olanı mı olması gerekeni mi göstermesi sorunsalına hiç girmeden, toplum üzerinde yarattığı yaşamsal tahribatla ilgileniyorum, perihan savaş'ın, türkan şoray'ın, filiz akın'ın kendi istekleriyle adamların koynuna girip sabah uyanınca durumu ayıkmalarından.

pislik bizim pisliğimiz. yaratan da, yerleştiren de, yok edebebilecek olan da bizleriz.

devamını okuyayım »