guilty

  • 375
  • 1
  • 0
  • 0
  • geçen ay

insanların yalnız kalmasının gerçek sebepleri

insanların yalnız kalmasının gerçek sebebi insanların yalnız kalmamasıdır. cevabı yine sorunun içine saklamışlar sağolsunlar. doğada zaten sorular yoktur. doğa çelişkisizdir. soru üretecek bir şey yoktur. insan çelişiktir, soruları vardır. ve sorularının cevabı mecburen sorularının içindedir.

bir memeli dünyaya geldiğinde dünya onu sevmelidir. sevilmezse yaşayamaz bebek memeli. kuşlar için de geçerlidir bu. dünya sevmelidir ki yaşayabilsin. bir şekilde beslenebilmelidir mesela. bir şekilde sıcak kalmalıdır. bunların nasıl halledildiğinden tamamen olmasa da büyük oranda bihaberdir. bir takım deneyimler vardır ve o deneyimlerin sonucunda sıcak hisseder, karnı doymuştur, sebebini bilmez de sorgulamaz da ama keyfi yerindedir. tüm bu güzelliklere bazı örüntüler eşlik etmiştir. anne eşlik etmiştir, baba eşlik etmiştir, anadil, yaşam alanı, tanıdık sesler, tanıdık yüzler, kucağa alınma, birinin sarılması, birilerinin gözlerinin içine bakması, yanağını okşaması...

memeli hayatının kalanı boyunca bu türden bir bakıma muhtaçtır. beslenmesi, sıcak kalması, kürkünün temizlenmesi gerekmektedir. yetişkin memeliler bunların bir kısmını kendi başlarına halledebilirler ancak türe göre değişmekle birlikte memelilerin sosyal ihtiyaçları da vardır, olabilir, olsa şaşırmayız. olmasa şaşırırım hatta. bu nasıl memeli derim. ornitorenk bile sarılınca mırlar, o kadar bile mi memeli değilmiş?

sosyal ihtiyaçlar pek çeşitlidir. kürkten bit pire ayıklamak bir tür sosyal ihtiyaçtır mesela. sırt kaşınması. mirketlerin uyarı çığlıkları. anne kedilerin bebekleriyle gırlaması. köpeklerin güreşmesi. maymunların taranması. insanların konuşması.

maymunun tüyü döküldükçe taranmanın yerini laflama almıştır. karşılıklı oturup laflar insan denen tür. çoğu zaman konuşulanın hiçbir önemi yoktur. iletişimin sadece yüzde onu lafladır. gözler, yüz hareketleri, eller, kollar, ses tonu, temas, bağlam çok daha önemlidir. ateş de bulunduktan sonra bu laflama rutinleri daha fazla sapiensi kapsayacak şekilde dönüşmüştür. bundan bir milyon yıl önce yirmi tane erectusun ateş başında -mecburen birbirlerine dönük şekilde- oturup da homurdandığını tahayyül etmek zor değildir. elli bin tane sapiensin bir araya gelip de ayak topu izlemesi de aynı dürtünün farklı dışavurumu olarak ele alınabilir. artık ateşin başında avalak avalak beklemesine gerek yoktur ancak kimse zahmet edip de bunu sapiense söylememiştir. sapiens bir şeyleri kendi bulmayı, keşfetmeyi sevmez. özel okulu varsa ona yazılır, becerebilirse sertifika programına katılır, özel öğretmen ilanlarına bakar, topluluktan akıl edinir, bir bilene danışır, uzmanla konuşur. herkesin ayak topu izlediği gün de ayak topu izler.

laflamak iyidir lakin insanlar lafları gerçek sanmaya başlamışlardır. lafları gerçek sanmak kötüdür. laflar laftır. bir diğer sorun da kültürün tamamen laflamak üzerinden şekillenmesi ve ortalama sapiensin sosyalleşme sandığı şeyin şarlatanlık olmasıdır. kafeye gidip karşılıklı olarak altı saat oturacağınıza beş dakika sarılın birbirinize. iki adım yol yürüyün birlikte. bir tane tepeye tırmanın.

iki insan bir araya geldiğinde sonsuz tane şey yapmaya mahirdir lakin bugün ne yazık ki bir şeyler izlemek veya sonu gelmeyen sohbetleri harlamak dışında sebepler etrafında sapiensler bir araya gelmekten çekinmektedirler. koskoca bir sosyallik ihtiyacını laflayarak karşılamaya çalışan bireyler hem tatmin olamamakta hem de yakalayamayacakları bir şeyi kovalayarak zaman kaybetmektedirler.

devamını okuyayım »