kanadiolmayansnek

  • 280
  • 1
  • 0
  • 0
  • 4 hafta önce

etrüskler

"italya tarihinin en görkemli halkı etrüsklerdir. ana yerleşim bölgeleri tiber ile arnus arasında uzanan topraklardı, fakat yaşam alanlarının kuzeye ve güneyin uç kısımlarına kadar genişlediği de olurdu. "etrüskler" (etrusci) adını latinler koymuştur, onlarsa kendilerine rasenna derdi. hem dilleri hem dış görünüşleri bakımından tamamen farklıydılar. son derece zengin, tüccar ve denizci bir halktılar (rampa kancasını buldukları ve korsan gemilerinin denizcilerin korkulu rüyası olduğu söylenir; hatta "etrüskler" adı, handiyse "deniz korsanları"yla eşanlamlı hale gelmişti). öte yandan, yumuşak, töresiz ve oburlardır. isokrates'in öğrencilerinden khioslu theopompos'a göre, aralarında cinsel komünizm, rasgele ve aleni çiftleşmeler hüküm sürermiş. robert von pöhlmann'ın haklı olarak bir "seks cenneti" bu tablo kuşkusuz abartılmıştır ve ancak şu kadarı doğrudur: etrüsklerin erotizm anlayışı son derece özgürdü; olağanüstü bir kösnüllüğe ve genel bir çokeşlilik töresine sahiplerdi. phallos kültü -ki bu kanıtlanmıştır- penise üremenin daimonu ve toprağın dölleyicisi gözüyle baktıkları için dinsel nitelikteydi, fakat olasılıkla sefahatle çevrelenmişti. etrüsk tanrıları, domuz kılından saçları, yarasa kulakları, gagaları ve yaban domuzu dişleriyle pek iğrenç bir görüntü sergiler. güneyde cesetler yakılırdı, oysa kuzeyde altın, silah ve vazo gibi hediyelerin de konulduğu taş lahitlerle dolu büyük nekropolleri vardı. özellikle mezar çizimleri ilginçtir. görünüşe göre cenaze törenlerinin ana unsurunu teşkil eden lüks ziyafetleri büyük bir özenle resmedilmiştir: dansçılar, ozanlar, çelenkçiler, kıyasıya içki içen erkek ve kadın misafirler... ayrıca, mısır motiflerini ve girit peyzajlarını anımsatan ve tanrılarının sert, dolgun şekillerini güçlü bir anlatımla yeniden yansıtan sahneler de vardır: balık ve kuş avı, hoplayıp zıplayan yunus balıklarının eşliğinde deniz yolculuğu, yüzen kazlar, uçuşan kanatlılar... hünerli de olsa, etrüsk sanatı ruhca barbardır ve kötücül vahşetinin yer yer cehennemsi bir tarafı vardır, kısmen hayli başarılı olan tüf taşından ve kilden heykeller düşünceden yoksun, şehvete dayalı bir materyalizmin ürpertici delilleridir(etruria'da mermer ilkin romalılar tarafından kırılmıştı). başlangıç ve son adeta gizemli bir temas halindedir: zevksiz etrüsk tipi, geç dönemin ruhsuz romalısının ikizidir sanki. etrüsklerin, dünyayı ve tanrıları "gizli tanrılar"ın yönettiği yönünde güzel ve gizli bir inanca bağlı oldukları aktarılmıştır. bu gizli tanrılar roma tarihinde de hüküm sürmüştür, ama romalılar onları asla fark etmemiştir: "seviyesi düşün tanrılar"ın romalıların kalbine sapladıkları fetih çılgınlığıyla hepsinin gözü dönmüştür, oysa artık orbis terrarum'a dönüşmüş ager romanus'un tanrının sözünün ekileceği bir tarla olması gibi bir yazgısının olduğu akıllarının ucundan bile geçmemiştir."

egon friedell, antik yunan'ın kültür tarihi, sf.135-136, dost kitabevi yay. 2004.

devamını okuyayım »