masseur

  • 4007
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

yapılmış en aptalca dalgınlık

o kadar hastasındır o kadar hastasındır ki işe servisle değil kendi arabanla gitmen gerekmektedir çünkü servise kadar yürümeye mecalin yoktur (bu arada vahşi müdür hastalık nedeni ile işe gelmemek gibi bir mazereti kabullenemez). arabana atlar paşa paşa işine gidersin, zar zor akşam eder eve dönmek üzere yine arabana binersin. bırak araç kullanmayı gaza bile basmaya mecalin yoktur ama benzin lamban yanıyordur, bu halde yolda izde kalmamak için hemen aşağıdaki benzinciye gidersin. o kadar halsizsin o kadar halsizsindir ki kredi kartı ödemesi için arabadan sürünerek inersin. yarı yolda benzinci "abi arabayı az öteye alsana" diye seslenir, on metrelik mesafe gözünde büyür on kilometre görünür, anahtarı pompacıya fırlatır "bi zahmet sen alıver" dersin.

ondan sonra güzel güzel kredi kartınla ödeme yapar arabana yine zar zor dönersin. anahtarını istersin pompacı sana başka bir araba anahtarı verir. dersin yok bu benim diil, o der abi seni, yok diil, yok senin*.

sonra pompacıya verdiğin anahtarın senin arabana ait olmadığını, anahtar yuvasına oturtmaya çalışıp da başarılı olamadığını göstererek ispatlarsın, bırak açmayı, yuvaya bile girmiyordur.

sonra olay büyür, yandaki pompacılar, diğer ilgili ve bilgililer ve en sonunda da benzincinin başı -artık her kimse- gelerek olan biteni anlamaya çalışırlar.

ortada sana ait olmayan bir anahtar ve kapısı açılmayı bekleyen bir araba ve hastalıktan ayakta duramayıp kavga bile etmeye mecali olmayan bir garip orhan veli vardır. hayır, elalemin araba anahtarı sana niye verilmiştir, hadi verildi, senin değil peki o anahtarın kapısını açacağı araba nerededir?

tüm benzinlik askeri düzeninde izmarit toplama modunda kıyı köşe sana ait olan anahtarı aramaktadır, bir yandan pompacı amirinden azar işitmekte bir yandan tüm benzincide araçlar kuyruklar oluşturmakta, sen de bir an önce bu kabustan uyanmak istemektesindir.

sinirli ama bitkin bir yere dayanıp ayakta durmaya çalışırken ellerini gayrıihtiyari cebine atarsın, o da ne, cebinde bir anahtar vardır??? iyi de o anahtar oraya nereden gelmiştir, ortalık yerde çıkarıp bakmaya korkarsın ama anlarsın ki o senin arabanın anahtarıdır... "haa pardon benim cebimdeymiş" de diyemezsin, oradaki tüm pompacılar seni oracıkta çiğ çiğ yiyiverirler mazallah.

anında bir plan düşünüp gider sorumlu kişiye "tamam sorun değil, insani şeyler, olur ara sıra, ben eve gidip anahtarı alıp geleyim, kimse madur olmasın" dersin (bu arada, biraz önce "ben karşıda oturuyorum, nasıl gidip geleyim yedek anahtarı bu hasta halimle" demişsindir... onlar da seni evine götürüp getirmeyi teklif ederler ama için elvermez bu saatten sonra ve salak gibi istasyondan uzaklaşır, gözden kaybolur ve bulduğun ilk cafe'ye sığınıp bikaç çay içip bişeyler yedikten sonra bir saat vakit harcayıp yine yürüye yürüye (pardon sürüne sürüne) benzinciye varır, cebinden çıkardığın sana ait anahtarla arabanın kapısını açarsın!

benzincidekiler senden defalarca özür dilerler sen de sorun olmadığını, insanlık hali olduğunu söyler olayı büyütmemeye çalışırsın, hatta rolü ilerletip kartını bırakır "eğer anahtarımı bulursanız beni arayın" dersin ve arkana bile bakmadan oradan tüyersin.

hasta hasta çektiğin çileye mi, kaybettiğin vakte mi, insanları zor durumda bıraktığına mı yanman gerekir bir türlü karar veremez garip bir ruh hali ile hikayeyi anılar rafına kaldırır ama hiç unutmazsın.

ve tabi bi daha o benzincinin önünden bile geçmezsin...

bu arada o anahtar nasıl oldu da senin cebine girdi, pompacı neden sana ikinci bir anahtar verdi hiçbir zaman çözemeyeceksindir.

devamını okuyayım »