muhammed kutalmis

  • 924
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

sırrı süreyya önder

sözlüğü okuduğu için, hatta yazar olduğu şayiaları için, bunu da okuyacağını bilerek yazıyorum bu entryi.

geçen hafta boğaziçi'ne geldi. hitap ettiği kitlenin büyük çoğunluğu o kadar maldı ki, afedersin yellense sıçsa, öksürse gülüp alkışlayacaktı.

sana laflar hazırlamıştım, fakat o kitlenin mallığından ötürü sana o lafları buradan söyleyeceğim. kaldı ki orada söyleseydim bile, beni de o kukaraya aldığın tipler ile aynı kefeye koymaya çalışacaktın ve bir "espri" patlatıp, kendini şirin beni ise "laf etti balkabağı" pozisyonuna sokup işin içinden sıyrılmaya yeltenecektin, tıpkı o cemaat ve fetullah hoca ile ilgili soruda yaptığın gibi. güzel abim, diyeceksin ki "adamlar beni sempatik buluyor, söylediklerimi zekice buluyor o yüzden her şeyime gülüyor, her dediğimi alkışlıyor". eyvallah demekle birlikte, olay yalnızca bundan ibaret değil. insanlar sana bir rol biçiyor, sen de o rollü kayıtsız şartsız üstleniyorsun, kabulleniyorsun. önce sosyalistlerin sırrı abi'siydin, sonra kafa dengi ile islamcılar'ın sırrı baba'sı oldun, şimdi de kürtçüler'in sırrı hewal'isin. diyorsun ki kürt sorunu bitene kadar kürt'üm..tabi olacaksın, çünkü ekmek neredeyse sırrı reis orada. hangi kanalda programa çıkabilecektin kafa dengi olmasaydı ? hangi gazeteye sıçrayabilecektin orada hikayeler fıkralar anlatmasaydın ? ve en önemlisi, hangi partiden milletvekili olabilirdin başka ? akp mi, chp mi, mhp mi, dp mi, emep mi, ödp mi ? yalnız ve yalnız bdp'den milletvekili olabilirsin tabii ki onların dümen suyuna giderek.

diyorsun ki "kılıçdaroğlu seçildiği günden bu güne dek bir kere kürt dedi, ayrı bir kutlama yapmayalım diye aynı gün bir kere de alevi dedi." peki sen boğaziçi'nde bir kere türk dedin mi ? hayır. saydık abicim, her teknik kelimeni saydık. bir kere bile türk demedim. bak ben sana söyleyim, sana bunu orada deseydim sen şöyle diyecektin: "türk, bak dedim işte." sonra salon da şöyle yapacaktı : "fheuıhfuıhafashfsfhıash, alkış alkış alkış !"

resmen etnik sayım yapıp "kürt olanlar el kaldırsın" dedin. salondaki arkadaşların yarısından azı el kaldırdı, hemen patlattın espriyi "e bura zaten kürdistan olmuş." salon yine asli görevini yerine getirdi ve "fheuıhfuıhafashfsfhıash, alkış alkış alkış !" yaptı. tabi sen kürtler'in çok olduğunu düşündün orada. yani sana göre bir yerde ne kadar çok aynı kavimden insan varsa, orası onun yurdu oluyor he mi..? ben trabzonlu'yum. biz tek başımıza gittiğimiz yerde trabzonluluk şuurunda hareket edebiliriz, hiçbir art niyet olmaksızın tabiatımız gereği oraya trabzon ruhu ekeriz. fındığımızı getirir dostlarla bölüşürüz, horon teper şemmame'ye uydururuz. ve en önemlisi "bize her yer trabzon" deriz. boğaziçi ben burada oldukça trabzon'dur. trabzon da tek başına kürdistan'a 15 çeker amına koyayım. al sana espri abicim. kaldı ki sen tolunoğulları'nı, ihşidler'i tanımıyorsun sanırım. bizim sayıca üstünlüğümüz önemli değildir, önemli olan bulunduğumuz yere insanlık, adalet, "barış" getirebiliyor muyuz ? eskiden türkler bu özelliklere haiz olduğu için bulunduğu yer türkleşebiliyormuş. töreye uyan herkes türk kabul edilirmiş. kürt sorunu çözülene kadar kürt isen, töre nedir bunu da öğren derim sırrı bey.

ağzından en çok "özgürlük barış kardeşlik" kelimeleri dökülüyor, tıpkı binlerce popülist kürt gibi. nasıl kardeşlik ? kimse bilmiyor. özgürlük nedir ? kimse bilmiyor. barış nasıl ? kimse bilmiyor. sizi yönlendirenler hariç.

mealen diyorsun ki ; "devlet polis bizi ittiriyor taşkınlığa." polisin dokunmadığı zamanları da gördük sizlere..ne zaman o kardeşlik barış adına bdpli gençlere söyleyeceksin acaba "gençler, iettler'den uzak durun. orada kardeşlerimiz var. fakir insanlar var. arabaları yok ve iett ile seyahat edebiliyorlar." veya ne zaman diyeceksin o haylaz heyecanlı gençlere; "gençler esnafa saldırmayın, onlar ekmek parası kazanıyor." veya ne zaman diyeceksin o sürüye; "gençler marketlere molotof atmayın, analar evdeki çocuklarına makarna alıyor oradan." vesaire...

diyorsun ki "milli birlik ve beraberlik" çok komik bir ibaredir. evet, bu komik bir ibare. ben de taşak geçerim bununla. fakat bunu hamasetten uzaklaştırıp bir düşünelim mi ? kürtler türkler çerkesler abazalar biz bir milletin evladı değil miydik ? nerede o risale hatmeden adam ? millet demek aynı dine mensup, çeşitli kavimlerden olan bir amaç uğruna bir araya gelebilmiş kardeşler değil midir ? diyorsun ki "kürtler ayrı bir millettir." olmasın, kürtler türkler ile ayrı millet olmasın. bunun uğruna mücadele etmiyorsun da, batılı kafalar gibi parçalamaya, bölmeye uğraşıyorsun. birleştirmek nedir bilmiyorsun. ve kürtler'in yaptığı gibi türkler'i devletle aynı kefeye koyuyorsun.

diyorsun ki "meclis bir mevzidir, o mevzide de çalışmak lazım, bu yüzden vekil olacağım." olma sırrı bey, o adi o kokuşmuş o ayağa düşmüş vekillik sıfatına sahip olup o mevziye gideceğine, git sinemalarda vur bizi. git sinemalarda kürtler ayrı bir millettir de.

cemaate karşı olduğunu söyleyemiyorsun, kıvırıyorsun. "cemaat halkadır, bunlar piramitleşmiş tepede olanlar var" diyorsun. e madem piramite karşısın, açıkça beyan et derdini.

heyecanlı ergen bir hewal diyor ki ; "uludere'de yaşananlardan ötürü kürdistan yanıyor, yanacah da. peki çözüm olmazsa orada artık fiili bir kürdistan kurulacak mı 15 haziran'da, sınırlar ayrılır mı?" diyorsun ki "seçimden önce beni hapse attırma, dokunulmazlığı alayım sonra konuşayım." sen de dokunulmaz olacaksın demek ki...helal olsun hewal. bu devletin bu bozuk düzenin nimetinden faydalanarak yapacaksın demek ki bir şeyleri...

bir bacımızın sorusuna "kafa denginden ayrılalı 7 ay oldu" diye başlayan bir cümle ile devam ediyorsun ve diyorsun ki "tarık'ı severim." peki selahattin'i sevmez mizin sırrı bey ? ne oldu o "sırrı baba"ya. programda da selahattin yusuf sizin o romantik devrimci sırrı baba cümlelerinize ifrit oluyordu da tarık abi aracılığıyla tatlıya bağlanıyordu iş. adam sizin fikirlerinize karşı diye selahattin yusuf'ı sildiniz mi yoksa defterinizden ?

şimdilik söyleyeceklerim bunlardır. aklıma geldikçe devam edeceğim sırrı bey.

devamını okuyayım »