okumakicingeldim

  • hippi (412)
  • 795
  • 14
  • 6
  • 0
  • evvelsi gün

bad-el harab-ül basra

...yine kısadan hisse bir hikaye; anlatacağımız
öykünün kahramanı yoksul bir basralıdır.
basralı günlerce aç kalmış ve basralılardan bir dilim
ekmek dilenmiş. ama hiç kimse bir dilim ekmek
vermemiş. sadece bir kasap acımış, bir parça çiğ et
atmış önüne.basralı çiğ yiyemeyeceğine göre ya eti
pişirecektir ya da açlıktan ölecektir. bu sefer de
kimden ateş istemişse, olumsuz yanıt almış; allaha
sığınmaktan, ondan yardım istemekten başka
çaresi kalmamıştır. ve allaha yakarır; “allahım”der,
“şu eti pişirecek bir parça ateş ver.” duası biter
bitmez büyük bir yangın çıkar basra’da. basralı
canının derdindeyken, adam bir köşede eti pişirmekle
meşguldür. daha önce ateş istediklerinden
birisi görür adamı ve “sonunda ateşi buldun” der,
“bad-el harab-ül basra”, (“basra harap olduktan
sonra.”)

bu değim özellikler moğollar basrayı ele
geçirmelerinden sonra yaygınlaşmıştır. çünkü;
moğollar şehir ele geçirdikten sonra şehri yerle bir
etmiş, bütün binaları yıkmış, kütüphaneyi yakmış,
şehirde taş üstünde taş bırakmamışlardır. yani
moğollar basra’yı aldı ama geriye basra’yı basra
yapan hiçbir şey kalmamıştı.
...
http://www.harbiyegazetesi.com/?&syf=1&id=26730

devamını okuyayım »
19.05.2010 12:51