oztrink

  • 1280
  • 50
  • 15
  • 4
  • dün

metin hara

kişisel gelişim kitaplarında benim atam stephen covey. ama sahilde şezlonga yayılıp yarım konsantreyle okunacak kitapları yok. biraz kafa patlatmak gerekiyor. onun dışında benim tercih edeceğim kişisel gelişim kitapları başarılı kişilerin hayatları ya da romanların içine yerleşmiş cümleler olabilir...

metin hara'yı ise bir arkadaşım demin de belirttiğim gibi şezlonga yayılmış okuyordu. aldım, inceledim ilgimi çekti 300lere kadar geldim, bitireceğim. zaten basit bir dili olduğu için akıcı şekilde okunuyor. ama benim için bir kitabın akıcılığı pek anlam taşımaz. polisiye romanları da elinizden düşüremezsiniz, fakat bitirince sıfıra sıfır elde var sıfır...

öncelikle kapak tasarımı kitabın ismini muamma hale getiriyor. aşkın istilası, yol, illüzyonu aşmak tüm bu tabirlerin hepsine birden kapakta yer vermeye gerek yok. zira böyle olunca ekşi sözlük gibi her başlığın cirit attığı bir oluşumda kitabın başlığını kritikleri okuyamadım.

aynı zamanda basım hatalarının azaltılması lazım.

içeriğe gelirsek; ben kişisel gelişimi aktaracak adamda aşmış bir şeyler arıyorum. yani benim aldığım kitaplarla popülerliğini, maddi durumunu arttırıp aşmış bir hale gelecek kişilerden ziyade önce sağlam bir yere gelip sonra deneyimlerini aktaranlar ilgimi çekiyor. metin hara'yı küçümsediğim sonucuna varılmasın, asla küçümsemiyorum; ama yaşam koçları, şirket eğitmenleri bu tarz pek çok kişiden eğitim aldım. hepsi standarttır... hepsi satış ve pazarlama uzmanıdır aslında. size iyi bir hayat pazarlayıp, kendilerini satarlar. hepsi sürekli kendi faso fiso seminerlerinden bahseder. hindistanın ıdı bıdı şehrinde 500 kişiye seminer verdim, ceolara eğitim verdim böyle böyle sizi kendilerine hayran bırakırlar. onları dinleyince büyülü bir şeyler olacak sanarsınız.

bu kişiler ülke yöneten, holding başkanlığı yapan ya da 5 tane mükemmel çocuk yetiştiren ya da ne bileyim sonsuz aşkı yakalayan kişiler değildir aslında... ama sürekli hayat hakkında ahkam kesip, tıpkı bir satışçının sigorta poliçesini allayıp pulladığı gibi kendi hayatlarını, eğitimlerini, gözlemlerini allayıp pullayıp dururlar. genelde de kendi sıradan deneyimlerini anlatıp durmaktan konuya bir türlü gelemezler. sürekli egoyu ayaklar altına almaktan bahsederler, ama öte yandan egolarını pompalayıp dururlar.

yaşadıkları travmalar çoğumuzun hayat yolunda er geç yaşayacağı ya da yakınlarımızın yaşadığı travmalardır. başarılar ya efsunlu enerji başarıları ya da seminer, istemediği bölümü bırakıp başka bölüme geçme başarıları falan filandır.

neticede bu kitapları yüz binlerce insan okuyor. genelde de kadınlar... o yüzbinlerce insanın çok çok azı gelişiyor. zaten isminin başına "aşkın istilası" eklenmesinin sebebi de kadınları çekmek.

sonuçta hayata bakmayı bilmiyorsan sabun köpüğü olup geçiyor. bir tek metin hara için geçmez. bu kadar şaşkın varken de geçmesin zaten...

devamını okuyayım »
28.07.2014 15:37