pati

  • azimli
  • mülayim ama sempatik (531)
  • 2843
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

midnight in paris

şahsıma artık woody allen ne yapsa beğeneceğimi göstermiş film.
tanıdıklığını seviyorum çünkü. yaşıyor olmasına sevindiğim nadir insanlardan biri.

yine naif, sıradan, derdini fazlasıyla ve göstere göstere göze sokan bir diğer filmi işte woody allen'ın.

ne zaman yalnız hissetsem bir fikri/derdi olan ve o derdi kendi halinde ve göstere göstere anlatan woody allen'a sığınmak iyi geliyor bana.

film klasik woody allen klişeleriyle ilerliyor. oyuncu seçimi berbat. başroldeki adamın ne işi var bir woody allen filminde, ne pis klişe sıkıcı ucuz bir sondur o diye düşünüyorsunuz elbette. ama güzel işte. ne yapsa güzel olmuş bir şekilde. -subjektifim evet-
yakın bir arkadaşın tüm saçma sapan fikirlerini anlamaya çalışarak dinlemek gibi woody allen filmi izlemek..

"anladım ne demek istediğini" diyorsunuz işte.. ("sevdiğin yerde kal, ama başka bir zamanı düşleme.", şehir zaten o zamanı ruhunda taşır, o şehirde kalabilirsen o zamanda bulacağını sandığın mutluluğu bu zamanda da bulabilirsin belki, şehre bakmayı bil mesela.. mesela? )

bütün hayali 60larda istanbul'da, rönesans'ta floransa'da, 30larda new york'ta ve evet 20lerde paris'te olmuş olmak olan nostaljik şahsım için, kör göze parmak bir fikir teatisiydi film.
gönül isterdi kahve ya da şarap içerek yarım saatlik bi muhabbette konuşalım bunları. ama işte böyle filmlerle tek taraflı iletişim kurabiliyoruz. ben gidiyorum izliyorum. ilişkilere dair, aileye dair, aşka dair, umutsuzluğa dair, suçluluğa, kötülüğe, ihanete, başarısızlığa dair fikirlerini izleyip kendi kendime özlem gideriyorum woody allen'la.

yalın bir fikirden daha güzel hiçbir şey yok. hiçbir sahne, hiçbir görüntü fikrin kendisinden önemli diil. ve yine sade bir anlatımla, tek hedefi güzellik ile bir fikri anlatmak olan bir woody allen filmi.

hayat güzel ve sade, fikirlerimizi birbirimize anlatmanın yolu olarak filmler var. karmaşıklaştırmadan, çirkinleştirmeden, abartmadan hiçbir şeyi.

estetize ederek, romantize ederek evet. turistik bir mutlulukla, saçma bir saflıkla.. optimizmle, sarkazmla bazen.
güzel film. aşka inanmak kadar çocukça.. turistik bir gezi kadar iyi geliyor.

evet işte turisti oynamayı seviyorsanız yetiyorsa o "artificial" mod bile hayatın kendisinden "glimpse" sunmaya..

woody allen benim için bir şehre turist olarak gitmek ve orayı çok ama çok sevmek.. öyle güvenli, öyle hatırlanası ve hevesle beklenesi... tekrar tekrar hayal edilesi, uğruna hayatın kendi sıkıcılığı yaşanası.. hayata benzemesini, boğmasını, yormasını beklemiyorum. dayanmamı sağlasın istiyorum sırf. hafifliğini ve güzelliğini seviyorum turist olmanın.

mutsuz sonla bitmeyeceğini biliyorum. illa ki gülümseteceğini biliyorum. beni yormayacağını, üzmeyeceğini biliyorum. ve yanılmıyorum.

devamını okuyayım »