polyhymnia

  • 1818
  • 60
  • 14
  • 0
  • dün

57 del acı çekmek

mit: "insan vücudu en fazla 45 del (acı birimi) acıya dayanabilir. fakat doğum yaparken, kadınlar 57 del kadar acı çekerler. bu, aynı anda 20 kemiğin kırılmasına eşdeğerdir. annenizi sevin, çünkü o dünya'daki en güçlü insan ve bizim en güçlü destekçimiz!"

gerçek: annelerimizi ne kadar çok seviyor olsak da, bu sevgiyi bilimi çarpıtmak için kullanmaya her zaman karşıyız. bu mitin yanlışlarını saymakla bitmez. ancak kadınların erkeklerden dirence bu kadar ciddi miktarda daha dayanıklı olduğuna dair hiçbir bilimsel veri yoktur; tam tersine, aksini gösteren birçok veri bulunmaktadır.

bilgi-1: "del" diye bir acı birimi yoktur. 1940 yılında james d. hardy ve arkadaşları tarafından "dolorimetre" diye bir acı skalası geliştirilmiştir. ancak çok yaygın olarak kullanılmamaktadır. mit, çarpıtıla çarpıtıla birim de çarpıtılmıştır. dolorimetrede 1'den 10'a kadar, "dol" biriminde sayılar vardır ve 45, 57 gibi sayılar burada yer almaz.

bilgi-2: şimdiye kadar birçok farklı acı skalası tanımlanmıştır. kabul görenlerin hepsi 1'den 10'a kadar değerler taşır. ancak bu skalaların hiçbiri uluslararası kabul görmemiştir. bu konuda halen tartışmalar sürmektedir. dünya çapında en yaygın olarak kabul edilen "karşılaştırmalı acı skalası" (comparative pain scale) da 10 üzerinden bir derecelendirmeye sahiptir. doğum, bu skalada 8 puan ile ifade edilir ve acının en şiddetli migren ağrısı ile eşdeğer olduğu iddia edilir. 9. seviyede intihara sebep olabilecek kadar acılı olan boğaz kanseri bulunurken, 10. sırada bilinci kapatacak kadar şiddetli trafik kazalarında duyulan acılar bulunmaktadır.

bilgi-3: scientific american'da yayınlanan bir araştırmaya göre, amerika'daki university of florida, kanada'daki mcgill üniversitesi ile ingiltere'deki bazı üniversitelerde yapılan bağımsız araştırmalar erkeklerin acı eşiğinin kadınlardan daha yüksek olduğunu göstermektedir. bunun haricinde, erkeklerin farklı acıları kadınlara göre daha iyi tanımlayabildikleri de ortaya çıkarılmıştır. üstelik tüm araştırmalar, kadınların acıya çok daha hassas olduğunu göstermektedir.

bilgi-4: kadınların erkekleri acı konusunda geçtiği tek nokta, mitte de belirtildiği gibi hamileliktir. ancak yine de yukarıdaki bilgi hatalıdır, zira hamilelik sırasında kadınların acı eşikleri artmamaktadır. bunun yerine, vücudun salgıladığı hormonlar, adeta uyuşturucu etkisi yaparak beynin acıyı daha az hissetmesini sağlamaktadırlar. özellikle endorfin gibi doğal ağrıkesiciler, kadınların bu konuda bir nevi hile yapmasını sağlamaktadır. bu, greyfurt büyüklüğündeki bir delikten, basketbol topu büyüklüğündeki bir cismin çıkması için gereklidir. üstelik bu bile net değildir; zira insanlar ve farelerde yapılan bir araştırmada, insanlardaki hormonların acıyı azaltıcı etkisinin oldukça az olduğunu göstermiştir. dolayısıyla bu söylenenler, insan için pek de geçerli olmayabilir.

bilgi-5: mythbusters (discovery channel'ın mit avcıları), bir bölümde kadınlarla erkeklerin acı eşiklerini karşılaştırarak kadınların acıya daha dirençli olduğunu ileri sürmüştür. bu deney, çok az kadın-erkek denek kullanılarak yapılmış, aceleci bir sonuçtur ve literatürdeki araştırmalarla uyumsuzdur. mythbusters, bu araştırmada acıyı buz dolu bir kabın içerisine elini sokup içinde tutabilme süresiyle ölçmüştür. genelde bilimsel kuruluşlar acıyı lazer ışınının kontrollü şiddetiyle, bir makinanın aynı şiddette verdiği acıyla, vb. ölçeler. bu açıdan mythbusters'ın araştırma yöntemi oldukça şaibelidir. ancak gelecekte yapılacak araştırmalarla bu mitin içeriğinin değişebileceğini belirtmek adına burada bunu da vermek istedik, bilim neredeyse hiçbir zaman mutlak değildir.

sonuç: annelerimiz başımızın tacıdır ve yavrularını doğurmak ve büyütmek için binbir acı ve güçlükle baş ettikleri tartışılmazdır. ancak bunu mitleştirerek abartmak, bizim açımızdan pek de doğru değildir.

kaynak: evrim ağacı

devamını okuyayım »
29.06.2012 17:52