raini

  • 310
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

amasya

yeşilırmak'ın canik ve pontus dağları arasında oyduğu bir vadiye kurulmuş olan amasyanın her ne kadar bu konumu şehir savunma sanatlarını icra eden eski zaman kahramanlarının işine gelmiş olsa da, kış aylarında bol linyit kokulu islere kucak açması açısından tekrar değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. amasya kalesinin tepedeki işlevi, kenti gezmeye gelen çeşitli abi, amca ve dede statüsündeki büyüklerimizin otel penceresinden dağlara bakarak "ulan şuraya iki tane top yerleştirsen aşağıda ne varsa tepeden vurursun" yorumlarına neden olmuştur. gerçekten de şehir öylesine cuk oturmuştur ki iki dağın arasındaki vadiye, tepedeki kaleye bakan bir insanın aksi bir yorum yapması güç olmaktadır. eh tabi, eski adamların da o kaleyi o kayaların üstüne manzaraya bakıp rakı içip peynir lüpletmek için kondurmadığı da aşikardır. bu sebebten ötürü, tarihin girintili çıkıntılı uzanımında amasyayı bir şekilde almaya kalkan orduların ciddi bir şekilde telef olduğuna ilişkin birşeyler okuduğunuzda şaşırmamanız gerekmektedir.

işte geldik aha amasyaya ama nerede kalacağız biz diye soran olursa.. pek fazla bir olasılık yok.. hilton amasya henüz inşa edilmemiş. harsena diye bir butik -onlar otantik diyor- otel var, nehir boyunda, bazı odaları nehir görüyor bazıları da kaya mezarları tarafına bakıyor, eski bir amasya evini restore ederek otel yapmışlar, ilgilenenler için ilginç olabilir, sekiz odası varmış, rezervasyon gerekir tahminen. sonra apple palace var, diğer taraftaki tepelerin üstünde, otel temiz, güzel, rahat, manzarası şık..

amasya, sivas samsun demiryolu hattı üzerinde yer alıyor, şirin bir garı var. (bütün anadolu şehirleri gibi) günde iki kez tren geçiyor, (genelde biri abuk saatlerde oluyor, sabahın dörtbuçuğunda samsuna gitmek üzere gara giden var mıdır diye meraklandım aslında) fakültelerin olduğu tarafta birkaç bar-ımsı- bulunuyor, bodrum adlı olanının üzerinde parlak ışıklar dansediyordu, kapısında bir takım türkücülerin afişleri eski müzikholleri anımsattı, kaçarak uzaklaşma isteği uyandırdı. daha tepede, kız yurdunun yanında sisters diye bir yer vardı, daha sempatik görünüyordu, adı antipatik geldi, oraya da girmedim elbette, belki brothers olsa girerdim, bilemiyorum.

karnı acıkanlar için, bir ali kaya ismi geçiyor şehrin içinde. ana caddeye yakın olan şubesi salaş ama yemekler lezzetli. bir de apple palace'a çıkan yol üzerinde şubesi var, amasyaya tepeden bakıyor, manzara açısından oldukça cezbedici.

kış aylarında akşam oldu mu sokaklara bir ıssızlık ve keder çöküyor.. bazıları ona sis ve kurum diyor ama bence kederin ta kendisiydi çöken. irmak boyunca evlerin ışıkları suda yansıyor, taş köprüler sisin içinde kayboluyor. insan hüzünleniyor, üşüyor, öksürüyor. otel olarak kullanılan harsenanin kafesine gidip bir bira içebilirsiniz bu arada..geçmişi ve geleceği düşünüp ertesi gün ilk trenle sivasa doğru yola çıkar ve başka bir şehre bırakırsınız kendinizi.

devamını okuyayım »