red kite

  • 303
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

zapiski iz podpolya

bu büyük eserin hakkıyla yorumlanması ve değerlendirilmesi için rene girard'dan bazı alıntılar yapmak zaruruidir:

"ben yalnızım onlarsa herkes... yeraltının şiarı budur. kahraman, tek olmanın gururunu ve acısını ifade etmek ister, mutlak tikelliği kucaklamak üzere olduğunu sanır ama herkese uygulanabilecek bir ilkeye varır sonunda: anonimliğiyle neredeyse matematiksel bir formülün içinde bulur kendisini. ancak hiçliğin üzerine kapanabilen bu açgözlü ağız, sürekli yinelenen bu sisyphos çabası, gerçekten de çağdaş bireyciliğin öyküsünü özetliyordur. simgecilik, gerçeküstücülük, varoluşçuluk, yeraltı formülüne bir içerik vermeye çalışmışlardır birbiri ardından. ama bu atılımlar ancak başarısız oldukları ölçüde başarılı olurlar. kalabalıklara, ben yalnızım onlarsa herkes'in şimdiki versiyonunu hep bir ağızdan tekrarlatabilmek için başarısız olmaları gerekir. romantizm, evrensel birleşemeyi değil evrensel ayrılmayı amaçlayan bir dizi simge ve imgeyi dolaşıma sokmuştur. çağımızın başka toplumsal güçleri gibi edebiyatımız da, onunla savaştığını sanırken bile tekbiçimciliğe yönelmektedir, çünkü eş düzeye getirmenin bir yolu via negativa'dır(olumsuz yol). kitlesel olarak ürettiklerini "kişiselleştiren" amerikan endüstrisini düşünün. bütün bir gençlik de, anonim sancısını, başka herkese karşı aynı kahramanla özdeşleşerek kolayca "kişiselleştirmektedir".

yeraltı adamının ötekilere en yakın olduğu an, kendini onlardan tümüyle ayrı ve uzak olduğunu sandığı andır. ben yalnızım onlarsa herkes. zamirlerin birbirlerinin yerine geçebilir niteliği apaçıktır ve bizi anında bireyselden kolektife götürür. küçük burjuva bireycilik içeriğini büsbütün yitirmiştir. sisyphos imgesi doğru değildir. hepimiz kendi kendimizin danaidler fıçısıyızdır, boşuna doldurmaya çalıştığımız. varoluşçular kendilerinin bu nafile oyundan vazgeçtiğini söylerler bize. ama fıçıdan vazgeçmemişlerdir. boş olmasını hayranlık verici bulurlar.....

ben yalnızım onlarsa herkes. dostoyevski'nin ironisi harika aforizmalarla fışkırır, bireyci iddiaları yerle bir eder, gocunmuş bilinçlere o kadar korkunç görünen "farklılıkları" silip atar. dostoyevski'yle birlikte gülmeyi bilmiyoruz çünkü kendi kendimize gülmeyi bilmiyoruz. bugün birçok kişi yeraltı'nı övüyor ama yüzyıl önce yazılmış kendi dahiyane karikatürlerini de mezardan çıkarttıklarını anlamıyorlar..."

devamını okuyayım »
29.04.2006 11:35