reginleif

  • 2635
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

amerikan iç savaşı

aslında bu savaşı hele ki uzaması halinde güneyin kazanması imkansızdı. savaş başladığında kuzeyin nüfusu güneyden yaklaşık 3 kat fazlaydı ve 9 milyonluk güneyin üçte birinden fazlası köleler yani zencilerdi. sanayi tamamen kuzeydeydi. demiryolları da kuzeyin elindeydi. kuzeyli askerlerin karnı da daha iyi doyuyordu. bir güneyli asker karısına yazdığı mektupta “1 haftadır pişmiş elma ve kuru ekmekten başka bir şey yemedik. bugün ise hiçbir şey yemedik” demiş.

abd donanmasının çok büyük kısmı savaş başlayınca kuzeye geçti. az sayıda gemiye sahip güney donanması ise varlık gösteremedi. bu sayede kuzey, anakonda planı denen çok etkili bir abluka uygulayarak güneyin kaynaklarının çok çabuk tükenmesi sağladı. şöyle ki : tarım bölgesi olan güney tek önemli ihraç malzemesi olan pamuğu satamadı. daha kötüsü dışarıdan savaş için gerekli malzemeleri de alamadı. savaşın ilk 2 yılında kuzeye çok kayıp verdiren ve önemli savaşlar kazanan güney ordusu bir noktadan sonra ikmal yapamaz hale geldi. savaş başladığında güneyin avantajları bölgeyi kuzeylilerden çok daha iyi tanımaları, güneylilerin daha dayanıklı ve savaşçı olmaları ve başta robert lee olmak üzere daha yetenekli ve iyi komutanlara sahip olmasıydı. ama ilk iki yılda kazanılan savaşlarda kaynaklarını tüketen ve abluka nedeniyle eli kolu bağlı kalan güney 1863 gettysburgtan sonra saldırı şansını kaybetti. sonraki mücadele ise kuzeyin ilerlemesi ve güneyin umutsuzca direnmesi şeklinde geçti.

savaşın dönüm noktası kabul edilen gettysburg savaşı aslında kuzey adına kesin bir askeri zafer değildir. güney ordusu yok edilmemiş, iki tarafta eşit kayıplar vermişti. asıl önemiyse güneyin o savaşta kaybettiği asker/mühimmatı yerine koyma şansı yoktu.

ayrıca amerikan iç savaşı, askeri olarak pek çok yenilik getirmiş ve birkaç yıl sonraki alman-fransız savaşı ile birlikte bundan sonraki savaşların gidişatını değiştirmiştir. tank, uçak ve zehirli gaz gibi önemli istisnalar hariç birinci dünya savaşındaki silahlar ve askeri-lojistik-seferberlik hali ile ilgili gelişmeler bu 2 savaşın daha geliştirilmiş haliydi..

19 yüzyılın 2. yarısındaki generaller, babalarına ve dedelerine yani napolyon savaşları zamanındaki generallere göre çok şanslıydı. çünkü ellerinde onların hayal bile edemeyeceği yeni oyuncaklar vardı. demiryolları , zırhlı savaş gemileri,ağır toplar,mitralyöz gibi. onlar da bu oyuncaklarla oynamaya pek hevesliydi..

savaş teknolojisinin çok kısa zamanda nasıl değiştiğini örneklersek..

19 yüzyılın başında yani napolyon döneminde bir prusyalı askeri düşünürsek. bu adam cepheye yürüyerek geliyor. elinde ağızdan dolma tüfeklerle bir kaç el ateş edip sonra süngü hücumuna kalkıyor..çoğu zaman eli kılıçlı yada uzun mızraklı (bkz: lance) zırhlı süvariler sonuç alabiliyordu. (bkz: cuirassier)

50 yıl sonra bu adamın torunu olan prusyalı asker, cepheye trenle geliyor elinde seri atışlı tüfekler var. savaş meydanında sonucu ağır topçular ve piyadeler alıyor. süvariler ise 2.planda. daha çok keşif, kaçan düşmanı kovalama gibi işler yapıyorlar.

40-50 yıl sonra bunun torunu yani birincinin torununun torunu prusyalı ise savaşa trenin yanı sıra tank otomobil hatta uçakla gelebiliyor ve elinde makineli tüfek var. en önemlisi babası yada dedesi gibi ayakta değil yerde siperde yatarak savaşıyor çünkü ateş gücü artık muazzam ve ayakta durması birkaç dakikada vurulması demek.

halbuki romalılardan zamanında bir lejyon askeri elinde kılıç kalkanla savaşıyordu. yaklaşık 1000-1500 yıl sonra bile onun torununun torununun bilmem kaçıncı torunu da kılıçla okla dövüşüyordu

devamını okuyayım »