smokinle kopruden atlayan adam

  • 2114
  • 30
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

türkiye'nin iflası başladı

türkiye'nin bankacılık ve kamu sektörü sağlam, kaldıraç oranları sağlıklı. aklı başında veya başka bir çıkarı olmayan hiçbir ekonomist "kısa vadede türkiye batar" gibi bir öngörüde bulunmuyor, bulunamıyor.

"batma" çok ağır bir tabir. türkiye'ye çok uzak.
ancak bazı islamcı kardeşlerimiz iktisattan bihaber şekilde sadece laf atmak için "ekşiciler ..." diye giydirmeye çalışıyor ancak burada batacağını düşünenlerin suçu yok, ülkeyi saçma sapan dengesiz politikaları ile buraya getiren akp hükümetinin suçu var.

bunu görmekten aciz olanlar çıkıp iktisat hakkında atıp tutmasın lütfen. önyargı ve felsefe bozukluğu paragrafın paçalarından akıyor. doğru bilgi sunuyorlar, ancak sadede gelirken ise fanatizm yüzünden saçmalamaktan kendilerini alıkoyamıyorlar.

ülkenin batması şu an için imkansız, ancak başını erdoğan'ın çektiği akp denen cahil sürüsü başta kalmaya devam eder ve uzun zamandır sürdürdükleri verimsiz ve dengesiz ekonomi politikalarına devam ederlerse ileride batma ihtimalimiz mevcut elbette.

çünkü borcun içeriği, vadesi ve sürdürülebilirliği de önemli. kaldıraç oranı düşük olsa da; borcun döndürülebilirliği tehlikedeyse bir ülkenin gdp'sinin 30%'u dolaylarındaki bir borç, başka bir ülkenin gdp'sinin 150%'si olan bir borçtan daha tehlikeli olabilir. sen borcunu zamanında ödeyebilecek misin? mesele bu.

dengesiz kamu maliyesi-merkez bankası ilişkisi ve sürdürülebilirliği olmayan hayalci ve inorganik büyüme politikası ile türkiye için "batma" tehlikesi birkaç sene sonra belirebilir. ancak şu an öyle bir tehlike görünmüyor.

--- sonuç ---

şu an için bankacılık sektörü sağlam, batma olmaz. ancak 15 senedir olduğu gibi günden güne fakirleşirsiniz ve satın alma gücünüz düşmeye devam eder. bu ise tek seferde batmaktan daha kötü çünkü tek seferde batmadığınız ve yavaş yavaş fakirleştiğiniz için halkı "uçuyoruz" diye kandırabilirsiniz ve problemi kabul etmediğiniz için çözüm bulmaya da kalkışmazsınız.

sonuç olarak da; bir senede batıp hemen krizden çıkış programı yazmak yerine 30 sene boyunca günden güne dolar bazında fakirleşir, hem 29 sene kaybeder, hem de sonuçta daha yoksul durumda olursunuz. türkiye'nin gittiği yol bu, keşke batsa da kendine gelse.

--- sonuç ---

--- çözüm ---

türkiye'nin mevcut sıkışmış ekonomisini rahatlatması için kısa vadeli iktisadi eylemler çözüm sağlamaz (kur sabitleme, vasıfsız kredi fonu vs. gibi):

1) ilişkiler:
küresel ekonomi diye bir gerçek var ve ilişkilerini dünya ile iyi tutmadan aç kalırsın. beğenmiyorsan yol belli; kuzey kore veya iran. yok ben aç kalmak istemiyorum diyorsan seve seve dünya ile iyi geçiniyor olarak gözükeceksin. (köpek ol demiyorum, zeki ol ve dış politikanın inceliklerini öğren diyorum.)

ancak böyle yabancı yatırımcı ülkeye gelir. yabancıya niye ihtiyacın var? merkez bankasından tl basmak işine yaramaz, enflasyonu artırır. dolar ve euro lazım ülkeye. bunun da kaynağı türkiye cumhuriyeti merkez bankası değil. yani yabancıya muhtaçsın, her ülkenin muhtaç olduğu gibi.

2) tasarruf tasarruf tasarruf :
iphone x almayacaksın, maaşının beş katıyla tatile çıkmayacaksın, kredi çekip zevkine kullanmayacaksın.
akp'nin 15 senedir pompaladığı "sizi zengin ettik" politikasının; "sizi borç parayla zengin ettik, aslında fakirsiniz" demek olduğunu anlayacaksınız.

yoksul bir ülke olduğumuzu kabul edip ona göre davranıp tasarruf edeceksiniz. çalışıp daha sonra zenginleşebiliriz. ancak önce tasarruf.

3) kazandığın parayı nasıl kullanacağın:

daha önce küresel ekonomide, türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere para yağıyordu, 2000'lerin başında. şimdi o paralar ülkelerine (abd gibi ülkelere) dönüyorlar (zaten dolar kurundan doların gidişi belli). o zamanlar gelen dövizleri biz betona gömdük. "devlet fabrika kurmaz" kafasındaki bir hükümet parayı inşaatçılara pompaladı. kendi de benzer işlere girişti. gelen dövizler şu anda demir ve çimento olarak altınızda bulunuyor. bir daha asla para getirmeyecek şekilde. çünkü paradan para kazanmak meselesi para betona dönmeden geçerli. ya likit kalacak, ya da ürün olacak.

halbuki devlet yap işlet devret modelini ağırlıklı olarak anadolu'daki potansiyel fabrikalar için kullansaydı bugünleri görmezdik.

paranın getirisi çabuk dönsün ve seçime yetişsin diye halka "köprü yol yaptık" reklamı yapıp uzun vadede aç kalmak yerine istihdam yaratılsaydı belki seçim kaybedilirdi ancak ülke uzun vadede kazanırdı. bu hatalara tekrar düşülmemesi lazım.

ve bu üç maddenin hepsinin birlikte uygulanması lazım.

--- çözüm ---

ancak ülke ve millet kimsenin umurunda değil, iktidar ve koltuk her şey olduğundan biz zaten boşa konuşuyoruz.

devamını okuyayım »