uzaya giden ilk kedi

  • her eve lazım (729)
  • 515
  • 1
  • 1
  • 1
  • bugün

bayramda likör ikramı yapılan evler

enflasyon canavarlı özallı yıllar türkiyesinde bir göçmen mahallesinde geçen çocukluğumun evleri.

bulgar göçmenleri mahallesinde büyüdüm. hıdırellezde ateşin en canlısını yakan, gül budamayı ve aşılamayı bilen, asma bakımından anlayıp lezzetli üzümler yetiştiren, hangi tavuk hastalanmış ve o hastalığa ne iyi gelir diye şıp diye söyleyiveren, elinden her türlü tamirat, marangozluk ve elektrik işleri gelen- elektrik işinden anlayıp hakkıyla yapmak hâlâ yüksek zeka belirtisidir benim için- bahçelerde el birliğiyle su kuyusu açan güzel ve çalışkan insanlar arasında büyümüşüm, farkında değilmişim.

bu insanların normal halleri sürekli çalışmakla geçse de bayram vakitleri bir başka olurlardı. daha bir yakışıklı, daha bir güzel görünme çabaları içinde evlerin salon denen kullanılmayan odaları açılır ve kolonya ikramı ardından kristal küllük, birkaç çeşit sigara olan sehpalara kahve ve çikolata eşliğinde ev yapımı likörler konurdu.

ben hangi evin çikolatası daha fıstıklı, daha badem ezmeli onun peşinde koşsam da akşam üstü ışığının vurduğu sehpadaki nane likörü yeşilini, vişne likörü rengini hep ışıkta dans ederken hatırlarım aradan geçen on yıllara rağmen.

kesinlikle zengin değildi bu insanlar. hatta özal'ın yaratmaya çalıştığı orta sınıfın bile bir kademe altındaydılar. ev ekonomisinden anlayan, hayatı güzel ve estetik yaşama kaygısı olan insanlardı. ön bahçelere gül ekip, güllerinin rengini, katmerini yarıştıran yediveren gül peşinde koşan, arka bahçelere sebze eken hobbitlermiş meğer.

bayramda, cenazede, düğünde bir olan

devamını okuyayım »