vodkaleamon

  • 3235
  • 113
  • 47
  • 0
  • dün

biz suriyeli bize yazık

öncelikle benzer varyasyonlarda baktım ama bulamadım. benzer başlık varsa affola (varsa da mod taşır nasılsa diyor ve yardırmaya başlıyorum)

sevsek de sevmesek de istesek de istemesek de suriyeliler ile iş hayatında ve toplumsal hayatta sıklıkla bir araya geliyoruz. bu çakal kardeşler bizi çözmüş olacak ki hatalı oldukları noktada bu lafı söyleyip aradan sıyrılıveriyorlar. sanki suriye'li olmaları mağdur olmaları her türlü hatayı , yanlışı yapma hakkını kendilerine tanıyormuş gibi davranıyorlar. bir kaç örnekle açıklayalım.

eski şirkette çalışan suriyeliler vardı. 3 kuruş paraya kaçak göçek çalışma falan da değil. çalışma izinleri mevcut maaşları falan da gayet yerinde. bu suriyelilerden biri de benim yöneticisi olduğum departmanın depocusuydu. ömrüm bu çocuğa iş yaptırmaya çalışmakla geçti. sürekli hata yapıyordu. adamı ne zaman fırçalamaya kalksam " abi ben suriyeli yazık bana" deyip çıkıyordu işin içinden. lan bana ne suriyeliysen şu an türkiye'desin. burda yaşıyorsun buradan maaş alıyorsun diyordum ama dinleyen kim. (patron hatay'lı idi. arap kökenleri de vardı o yüzden suriyelilere karşı hafif bir sempatisi vardı bu geyiğe girmek yerine kovardım)

apartmana suriyeli bir aile taşındı. suriye'li zenginlerden. 5 çocuk var ama çocuklar siteye yetip artıyor. yaka silkiyoruz. şikayete gidiyoruz biraz sesi yükseltince başlıyorlar. ama abi biz suriyeli bize yazık.

1-2 hafta oluyor 3 tane velet ve sanırım babaları akbil basmadan yoldan girip tramvaya binmeye çalışıyor. farkettik bunları biri durak bekçisine haber verdi. savunma yine aynı "abi biz suriyeli bize yazık" dayı bunu diyor ama elinde ı phone x var. büyük oğlanın elinde ı phone x var.

dün köpeği gezdiriyorum. köpek dediğim de bacak kadar bir şey havlasa gülme krizine girersin bırak korkmayı. yolun karşısında 3 tane velet biri aldı basket topunu köpeğe fırlattı. hayanın burnuna çarptı. bilen bilir köpeğin burnunu ucunda ki siyahlıkla (kıkırdak) kemiğin birleşme yeri hassas noktadır. acayip can yakar. köpek acıyla kıvranınca sinirden kudurdum çakacam çocuğa o noktadayım. tuttum kendimi dedim oğlum pek cansa bu da can sakin ol. ne yapacaksa anası babası yapsın. tuttum kolundan yürü dedim eve gidiyoruz anana babana şikayet edicem seni. ama abi biz suriyeli bize yazık deyiverdi. neyse gittik eve apartmanda bunların dilinden anlayan biri varmış tesadüfen ona denk geldik ben olayı anlatıyorum adam çeviriyor. biz anlattık anlattık kadın gülerek dinliyor. baktım adam da sinir olmaya başladı. abi bırak çağıralım polisi dedim. kadının yüzü allak bullak oldu. ve yapıştırdı. "abi biz suriyeli yazık bize"

bu gün şirketin önünde korna kıyamet kopmaya başladı bağıranlar falan var ne oluyor lan kaza mı oldu dedik. baktım suriyeli bir kağıt toplayıcısı yolun ortasına çekmiş arabayı çöp karıştırıyor. gidiş yönü de kilit geliş yönü de. bir iki kişi indi elemanı fırçalıyor savunma aynı "abi ben suriyeli yazık bana"

tek duyan ben miyim, hep bana mı denk geliyor, üst üste çok duyunca genelleme mi yaptım ya da bu lafa eski depocum yüzünden o kadar takıldım da algım bu lafa mı kayıyor bilmiyorum ama cidden beni sinir etmeye başlayan bir laf oldu.

edit1: bu entry'nin neresinde köpeğin burnuna top geldi kurşuna dizelim yazıyor anlamış değilim? ya da o kadar örnekten neden oraya odaklandı arkadaş onu da anlamış değilim. mesele zaten köpeğe top atmaları da değil. meele sık sık duyduğum laf. entry ve örneklerin hatta başlığın ana öğesi de o. o topu atan çocuk suriyeli olmayabilirdi. yine gider anne babasına durumu iletirdim ama muhtemelen duyduğum laf." abi biz şuyuz bize yazık" olmazdı. benim meselem bir şekilde coğrafyamıza yerleşip bizimle yaşamlarına rağmen bize ayak uydurmak yerine yanlış yaptıklarında farkına varıp düzeltmek yerine "biz suriyeliyiz bize yazık" deyip yanlışı meşrulaştırmaya çalışmaları.

devamını okuyayım »