şükela:  tümü | bugün
  • bir max frisch sözüdür.

    göçmenler ve aktif katılım süreçlerine dair atıfta bulunduğu bu sözün aslında uzun yıllardır yani 1960'lardan beri hâlâ etkisini koruduğunu görebiliyoruz. o dönemlerde almanya ve türkiye arasındaki yapılan anlaşma ile almanya'ya göç edenler aslında geçici süreyle gitmişlerdi fakat süre sonunda iş sahipleri işçileri işten çıkartmadı. daha sonra çocuk durumuna göre yardım alındığını öğrenenler hem ailelerini getirdiler hem de çocuk sayılarını arttırdılar. tabii bu hızlı artış almanların endişelenmesine sebep oldu. bunun üzerine de bu ünlü söz söylenmiş oldu. işin özeti bu ama görünen o ki bu durum pek değişmemiş. göçmenlik hâlâ edilgen alıcılar olarak yerini almakta.
  • yanlış yorumlanan bir max frisch lafı.

    max bey insanı bir eşyaya indirgeyen ve de indirgendiği eşya olarak var olması gerektiğini düşünenlere lafı sokar burada.

    ayriyeten isviçre'ye çalışmak için gelen italyan göçmenlere dair söylemiştir.
  • "ben sadece iki kol istiyorum ancak onlar bir de kafayla geliyor"

    (bkz: henry ford)
  • kafamda "bazı şartlarda insan değil de robot olman gerekir. duygusuz, hissiz, programlanmış derecede odaklanmış olman gerekir." algısını yaratmış, tesadüfen öğrendiğim bir laf. almancası "wir riefen arbeitskräfte und es kamen menschen". daha önce ekşi sözlük'te biz işgücü istedik onlar insan gönderdi başlığında da incelenmiş.
  • avrupalıların dış dünyaya yaklaşımlarının, tipik dışa vurumunu ifade eden güçlü eleştiri.

    isgucu sağlama amaçlı çağrılan insanların, sadece calisip uykuya gececekleri varsayildi.
    ortaya çıkan yeni sosyolojik gerçek gözardı edildi.
    bunun ortaya çıkardığı sorunlar, hala gündelik hayatlarının kabusunu oluşturuyor.

    müstemilata sıkıştırılan hayatın, sürece hep bu şekilde devam edeceği kanaati türk filmlerinin en klişe dusuncesiydi.
    bu düşüncenin menşei feodal avrupadir.

    işçi olarak çağrılan insanların, tek işlevlerinin çalışmak olduğunu,bununla birlikte diğer insani ihtiyaçlarının görünür olmayacağı düşünülmüş olacak ki bugün tehdit düzeyine varan uyumsuzluk söz konusu.
    artan yabancı düşmanlığının nesnesi bu gocmenlerdir.
    göçmenlerin bu yaklaşıma tepkisi karşıtını besler düzeyde.
    bütünleşme değil ayrışma üzerine sürdürülen bir katlanma savaşımı söz konusu.
    göçmen ailelerin sosyal güvencelerini sağladıktan sonra dönüş yapmaları tesadüf değildir.

    .