şükela:  tümü | bugün
  • ing. kurbani suclama. misal, cok tutucu bir aileden gelen kizin erkek arkadasi oldugu ortaya ciksin ve bu nedenle (en iyi ihtimalle) aileden dayak yesin. "ee o da yeni mi tanidi canim ailesini?" demek, basina gelenlerden dolayi kurbani suclamak oluyor. buna cok benzer ornek, fatih akin'in gegen die wand filminde vardir; guven kirac, sibel kekilli'ye "haa simdi agla ailem oldurur diye, yirmi yil sonra yeni tanidin di mi aileni?" der. ve tabii ki, seksist ve irkci soylemler icinde sikca yer alir.
  • ''bilmiyorlar miydi secilirlerse de serbest birakilmayacaklarini?"

    "aday gosterecek baska birini mi bulamamislar". (meali: siz daha yeni mi tanidinizi recebinizi tayyibinizi, he, bilmiyor muydunuz?)
  • genel olarak seksist bir anlam taşır ve çoğunlukla cinsel istismar vakalarında kullanılır. yani örneğin hırsızlıktan mağdur olan kişiye yapılan suçlama bir tecavüz mağduruna yapılan suçlamadan katbekat azdır. yukarıda bahsedilen bu olayı yapmak ise secondary victimization'a neden olur. yani siz örneğin bir tecavüz kurbanına gidip "sen de gecenin bu vakti burda neden yarı çıplak dolaşıyorsun" derseniz yaptığınız şey kurbana ikinci bir darbe vurup onu tekrar kurban etmektir. secondary içine sadece bu olay da girmez tabii ki. yine aynı örnek üzerinden gidecek olursak tecavüze uğrayan kişinin arkadaşlarının, ailesinin çevresinin o kişiyle arasına mesafe koyup izole etmesi -ki toplumun tecavüz vakalarında en çok yaptığı ikinci kez kurban etme yöntemi izolasyondur-, kocasının ondan boşanması, kişinin tecavüzcüsüyle evlendirilmesi gibi olaylar da bu ikincil kategoriye girer.