şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yeniden bir russell crowe-ridley scott beraberliğine $ahit olacağımız, 2008'de gösterime girmesi beklenen film. russell crowe'a leonardo dicaprio e$lik edecekmi$.
  • omar berdouni de filmde.
  • gorsel ve isitsel olarak cok tatmin edici, konusal olaraksa "iste ridley scott filmi beyav" diyerek tanimlayabilecegim film. 2.5 saatte cok daha fazla konu isleyebilirlermis ama tabi ticari kaygilar hepimizce malum, ozellikle icinde bulundugumuz ekonomik gidisat efendime soyleyeyim bla bla bla.

    ayrica filmle ilgili iki ayrinti:
    - al saleem denen terorist karakterin sol kulaginda kupe deligi vardir. tahmin ediyorum al saleem efendi ortadoguya gitmeden evvel 68 kusaginin azili temsilcilerinden biriydi.
    - urdun'de kral abdullah'in tek basina portresi hicbir yerde bulunmaz. abdullah'in resminin oldugu yerde hemen yaninda babasi rahmetli kral huseyin'in de resmi bulunur. bunlar kankigiller, suheyl ve behzat uygur gibi ayrilmaz ikililerdir. filmde istihbarat mudurunun ofisine sadece abdullah'in resmini koymus olmalari bir blockbuster'dan beklenebilir, efendim bladerunner diye diye fanlarini aglatan ridley scott'tan beklenmez.
  • senaryosu tatmin etse de box office hatrina kliselerle islendiginden muadili "syriana"nin tadina ulasamayan, tek basina anlamli duran "nobody wants to live in the middle east" cumlesine "maybe, that's the problem" yanitini sokarak ici bos felsefeyi esirgemeyen, ses ve goruntu anlaminda "black hawk down" benzerligiyle sinemada gormeye degecek aksiyon sahneleri barindiran politik icerikli hollywoood filmi.
  • en cok dikkatimi ceken seyh midir sih midir o en sonda leonardoyla ingilizce konusan herif... bence cia icin calisiyor kesin, o nasil bir advance ingilizcedir. o nasil akici ve net konusmadir, ya ben biseyleri kacirdim ya da amca birlesik devletlerden ithal..
  • syriana ile ronin karisimi tadinda baya guzel (ama ne syriana ne de ronin kadar guzel) politik bir hollywood filmi (ronin derken casus'luk muhabbetlerini kastediyorum, araba sahnelerini degil)...

    ben biraz the wire tadi aldim bu filmden, butun bu ortadogu sorununun neo-conlarin yanlis bakis acilarinin dogurdugu amacsiz bir suruncemeye dondugunu soylemeye calismis belki fakat gise kaygilarindanda olsa gerek bir yere kadar bunu yapabilmis... filmde gorulecegi uzere savas metodlarina da ciddi bir elestiri var, ornek olarak yine the wire'in klasik laflarindan "a police is as good as his informants" muhabbeti bu filmde de uygulamali olarak ortaya konmus...

    oyunculuk olarak hem leonardo di caprio, hem de russell crowe baya basarili ama bence filmin asil yildizi urdun gizli servisinin basi rolunu oynayan mark strong.

    uzun lafin kisasi, ridley scott ortadogu da suren isgalin yontem ve sebeplerini sorgularken ayni zamanda bir de heyecanli bir hikaye anlatayim demis, hikaye kismi hem icerik hem de sunus bakimindan cok cok guzel fakat sorgulama, yani politik kisminda ridley scott ancak bir b- koparabildi benden, o da gladiator ve blade runner hatirina...

    izlenmesi tavsiye olunur...
  • 16 aralık salı günü saat 10.00'da (09.30 ikram) bahçeşehir üniversitesi, öğrenci ve akademisyenleri için maçka gmall sinemasında* film için warner bros ile ortaklaşa özel bir öngösterim düzenliyor. bu özel gösterime filmin uyarlandığı kitabın yazarı david ignatius'da katılacak.

    edit: tarih.
  • quantum of solace ile yıkılan hayallerimizi canlandıran ajanlı, janjanlı film.
    ridley scott ın orta doguya aşkını bilmeyen kalmadı. kingdom of heaven dan sonra bu filminde de iyilik yap iyilik bul kavramının orta dogu da hala çok geçerli ve yasayan bir kavram oldugunu tekrar vurguluyor. ve hatta 12.yy dan beri avrupa nın ve şimdi abd nin orta dogu ya ve o insanlara bakısının hic degismedigini; sadece farklı yöntemlerle ve ama hep yalanlarla işlerini yürütmeye calıstıklarını vurgulamaya da devam ediyor. oradaki selahattin eyyubi karakteri ile buradaki hani karakterlerinin istedikleri de hep aynı. yalansız iliskiler.
    bu tür filmlerde bana göre en sıkıcı seydir ottan boktan uzun uzun tutulmus siyasi mesaj verme sorunsalı. film bana göre buna hiç girmemiş. filmde gecen ufak tefek politik atısma diyalogları, ajan olmasanız da her orta dogulu ile yasayabileceginiz olagan diyaloglar. ki abd nin o politikalarına karsı cıkmak icin orta dogulu olmaya da pek gerek yok ya neyse.
    r. scott bunun yerine bana göre daha dahice bir yol bulmuş. russell crowe a 27 kilo aldırmıs bir de bluetooth kulaklık hediye etmiş. alın size orta dogu yu arka bahcesi gören abd. ve o duyguyu verebildigine göre en azından benim icin russell in her filminde kırmadan dökmeden de taş gibi oyuncu oldugunu görebiliyoruz. gerci the insider ı izleyenler icin gereksiz bile bu. hem her filmde niye kırıp döksün? tom cruise her filminde kosuyor da noluyo*. gerci ben onu da öyle kabul ettim sevdim ayrı konu.
    neyse işte uzun lafın kısası caprio iyi, russell iyi, diğer karakterler de iyi e bence film de gayet iyi.
    ridley scott icin aslında daha cok sey söylenir bu filmin görüntüleri, atmosferi icin ama bana göre söylenmis. ahan da budur. (bkz: ridley scott/@icy)
    ve ve ve hani karakteri. mark strong için baslık acmak farz oldu.
    insallah, my dear
  • film'in ost lerinde bir türkün de imzası var.
    detaylar (bkz: http://www.kenttv.net/haber.php?id=9928)
  • --- spoiler ---

    di caprio nun kafayı koparırken patlama olunca aha gene klişe amerikan sonu bastı cia her yerde amerika gelir zaten dedim ki aha hani amca. kendisine saygılar sunarım.

    --- spoiler ---