şükela:  tümü | bugün
  • evanescence b-side'ı.
  • (bkz: geber)
  • (bkz: faith no more)
  • sözlerinin
    "all the little pieces fallen, shatter
    shards of me, too sharp to put back together"
    kısmında all ve shards kelimelerdeki amy lee vurgusuna hasta oldugum şarkı.
  • elektra'nın film müzikleri albümünün* 8. parçası.
  • sıkıntılı bir evanescence parçası. bana kalırsa şarkıdaki "ayna" insanın diğerlerine gösterdiği personası. ömrü boyu bir şekilde rol yapmış insanın, olduğu değil de göründüğü kişiliğinin sevilmesinden duyduğu rahatsızlığı anlatıyor. çünkü bazen insanlar kişinin "göründüğü" halini çok severler; bu yüzden role devam eder insan, role devam edince daha çok sevilir, o da devam eder ve bu böyle bir döngüye girer. ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol demesi kolay, uygulaması zor bir zanaattir çünkü toplum hiçbir mantıklı açıklaması olmadan "yansımana" bayıldığını ve gerçekte olduğunun kötü olduğunu savunurken, olduğu gibi görünmek her babayiğitin harcı değildir. buyrunuz sözleri ve naçizane çevirisi:

    i've been looking in the mirror for so long
    that i've come to believe my soul's on the other side
    all the little pieces falling, shatter
    shards of me, too sharp to put back together
    too small to matter,
    but big enough to cut me into so many little pieces
    if i try to touch her, and ı bleed, ı bleed
    and ı breathe, ı breathe no more

    take a breath and i try to draw from my spirits well
    yet again you refuse to drink like a stubborn child
    lie to me, convince me that i've been sick forever
    and all of this, will make sense when i get better
    but i know the difference, between myself and my reflection
    i just can't help but to wonder, which of us do you love.
    so i bleed, i bleed,
    and ı breathe, i breathe no...
    bleed, i bleed,
    and i breathe,
    i breathe
    i breathe
    i breathe no more

    -----------------------

    aynaya o kadar uzun süredir bakıyorum ki,
    neredeyse ruhumun diğer tarafta olduğuna inanacağım
    bütün küçük parçalar dökülüyor, tuz buz olmuş halde
    benim parçalarım ise yeniden birleştirmek için çok keskin.
    mesele etmek için küçük; beni daha küçük parçalara bölmek için yeterince büyük
    eğer ona (aynadaki yansımaya) dokunmaya çalışırsam,
    kanıyorum, kanıyorum.
    ve nefes, nefes alamıyorum.

    bir nefes alıp ruhumun kuyusundan çekmeye çalışıyorum,
    sen ise inatçı bir çocuk gibi içmeyi reddediyorsun
    bana yalan söyle, başından beri hasta olduğuma ikna et beni,
    ve bütün bunların iyileştiğim zaman bir anlama bürüneceğine.
    ama ben, kendim ve yansımam arasındaki farkı biliyorum
    yine de merak etmeden duramıyorum,
    sen hangimizi seviyorsun?
    ve kanıyorum, kanıyorum
    ve nefes, nefes alamıyorum.

    edit: entry'ye denk gelip içime sinmeyen bir cümleyi değiştirdim çeviride. belirtmeden geçemeyeceğim ki bu şarkı, sözlerin doluluğu ve güzelliği ile, my immortal'la birlikte evanescence şarkıları arasındaki zirveyi paylaşır benim için.
  • sadece piyano ve amy'nin büyülü sesini duyabileceğiniz eski evanescence şarkılarından. http://www.youtube.com/watch?v=mjx81xl8dzg
    bunu seven bunu da sevdi : the last song i'm wasting on you