şükela:  tümü | bugün
  • bir yazar.
  • kendisinin şahsıma attığı iftira ile ilgili yazdığım entryler ve yayınladığım özel mesajlar sözlük yönetimince uygun bulunmamış ve silinmiş.

    sistem böyle mi işler oldu? kafamıza göre iftira atıp, her şey açık edilince şikayet edip sildirebiliyor muyuz? böyle işin içinden çıkabiliyor muyuz?

    ben de şikayet edeyim o zaman nick altımdaki entry’sini.
    bakalım silinecek mi?
    sabah olsun bir de ekşi sözlük’ü arayalım bakalım bir şey çıkacak mı?

    ne güzel iftirayı at, afişe olunca şikayet et, sildir. yok sağlığım bozuldu, yok ben yanlış anladım. kıvır dur. var mı öyle bir dünya.

    konuşmuşuz zamanında, kelime yapıları da kendisinin bir kadın olduğunu gösteriyor. kadın olduğunu var sayıyorum.

    kadın olana özel muamele mi var sözlükte? yapıp, sonra ay şöyle ay böyle deyince ‘canıms yaa kıyamam’ deyip entry mi siliyor moderatörler.

    şayet böyleyse ne farkı var yaptım ama pişman oldum diyen zihniyetten. herkes gömüyor ceza indirimi verildiğinde ama?

    kendisinden ricamdır, allah rızası için bana savcılığa gidebilmem için bir sebep yaratsın. bana bir koz versin. ya da kendisi gitsin şikayet etsin.
    özel olarak uğraşacağım kendisiyle.

    sen git milletle konuş, hakaret etsinler. sonra gel beni suçla.
    yok öyle yağma arkadaşım. o kadar kolay kurtulamazsın.

    yiyemeyeceğin yemeği tabağına koyma.
  • garip bir düşünce yapısına sahip olan yazar. şöyle ki;

    bir entry üzerinden laf at. karşı taraf sana yanıt versin, sonra engelle.
    birileri kendisine hakaret etsin, suçu başkasına at.
    tekrar laf at, cevabı beklemeden engelle.
    her şey açık edilsin. sağlığım bozuldu, işime konsantre olamıyorum vs. gibi sözler sarf etsin.
    şikayet etsin. moderasyon uygun görsün, entry'ler silinsin.
    sonra bir de karşı saldırıda bulunsun.

    sebepsiz bir husumet yaşadığım yazardır kendisi.
    kendisi ile daha önce konuşmuşuz. kim olduğunu hatırlamıyorum. kendisiyle aylar olmuştur belki, iletişime geçmedim bile. bir problemim yok kendisiyle kısaca.

    ancak, şu ekranın arkasına geçen herkes kafasına göre sağa sola saldırabileceğini, ithamlarda bulunabileceğini, suçlayabileceğini ve işin içinden kolaylıkla sıyrılabileceğini zannediyor.

    açıkçası kendisinin benim hakkımda ithamları umurumda değil. benim çocukluğumu bilen insanların saçma sapan eleştirileri bile umurumda değil. ben bildiğimi okurum. yalnız şu var; şu sözlükten yediğim hakaretin, küfrün haddi hesabı yok.

    uzun zamandır yapmak istediğim şey kendisine nasip oldu. artık yasal yollar ile kendisi mi haklı bulunur yoksa ben mi haklı bulunurum, bilemiyorum. belki ben haksız bulunacağım ve uygun görülen yaptırım neyse gerçekleştirilecek.

    kendisinin bilmesi gereken bir şey var. gerçek hayatta yapılan her şey sanal dünyada da suç teşkil eder. kendisinin nick altımdaki entry'sinden yola çıkıyorum:

    ''...kendisi daha önce hakaret içerikli mesaj gönderdiği için engelliydi. bir arkadaşın söylemesiyle yazdıklarını gördüm. hakaret içeren entylerle aklı sıra beni zor duruma düşürmek için birden fazla yerde nick alıntısıyla entylerini göstermiş bir de...''

    kim hakaret etmiş pardon? ne zaman hakaret etmişim. facebook üzerinden konuştuğumuzda hakaret etmişsem zaten incelendiğinde ortaya çıkar, yetkililer karar verir.

    beni kendisine hakaret etmekle suçlamaktadır.

    ''...ısrarlı konuşma daveti üzerine''bir yere kaçtığım yok nedir problemin'' diye sordum kendisine. burada yaptığı klavye delikanlılığının hiç birini yapamadı ilginç bir şekilde. kendisine söylediğimi burada da söyliyim özetle;''...''

    dertleşecek insan veri tabanındaki entry'im şudur: #75774531

    pardon, ısrar? nerede ısrar? kendisinin özel mesajlardaki beyanı zaten beni engellediği yönündedir. nasıl ısrar edebilirim ben kendisine?

    ''...isteseydim daha önce gönderdiğin içinde adının soyadının da bulunduğu bir çok mesajı burada yayınlar ve yapmaya çalıştığın şeyin çok daha kötüsünü yapardım. işte o zaman ifşa nedir nasıl yapılır görürdün. ve bu oyle hmk'dan copy-paste yapmaya da benzemezdi...''

    adımın ve soy adımın da bulunduğu birçok mesajı burada yayınlamakla, ifşa etmekle tehdit ediyor. evet şahıs, adımı ve soy adımı biliyor.
    bu bir nick altından gerçekleştirilen özel mesajları ifşa etmeye benzemez. facebook hesabımda ad soy ad yanında, yaşadığım yer, çalıştığım iş yerleri, yer bildirimi ile birlikte paylaştığım fotoğraflarım da vardı.

    ad ve soy ad kimlik bilgisidir. kendisi ile paylaşılmıştır. 3. şahıslara açıklanamaz.
    yaşadığım yer kendisi ile paylaşılmıştır. 3. şahıslara açıklanamaz.

    kimlik bilgilerini ifşa etmekle tehdit.
    ben nasıl emin olabilirim bu şahsın benim özel bilgilerimi yarın bir gün internette paylaşmayacağından?

    ''...rezillikten beslenen bu tur canlılar başka insanları da bu yöne sürüklemeye çalışarak beslenmeye çalışıyorlar...''

    bilemem, avukat bakar. belki hakarete girebilir.

    kendisinin haberi var mı bilmiyorum. ancak şöyle bir link var:
    egm ihbar
    hani bu linkten bir şey çıkmaz ise direkt artık dilekçe ile.

    kendisi de dilerse benim için bu linki kullanabilir. kim suçlu kim suçsuz kararı yetkililer verir. kendisi engelledi mi yoksa bugünkü mesajımı okudu mu bilmiyorum. bu entry'nin içeriği yolladığım mesaj ile aynıdır. ancak bu entry'nin buraya yazılmasındaki amaç yarın bir gün kendisine sürpriz olmamasıdır.

    şu da ekleme olsun:
    edeceğim demiyorum arkadaşım. bu entry yazılmadan önce şikayet ettim bile. açıkladım da yukarıda, sürprizle karşılaşma diye, beni engellediğin için nick altına durumu yazıyorum dedim. konu bu. madem sen beni suçluyorsun, iftira atıyorsun, ben de hakkımı arıyorum.
    karar ne olursa olsun, umarım bir emsal olur.
  • şu saatten sonra oturup hala bu konu ile ilgili yazmak, uzatmak ne kadar doğru bilemiyorum. ancak herkes istediği millete saldırıp sonra da işin içinden basitçe sıyrılamaz.

    hırsından, sinirinden, panikten saçmalayan ve mağdur edebiyatına başvuran yazar.

    günlerdir biri kendisine anonim olarak hakaret ediyormuş, ona göre o hakaret eden benmişim.

    ilk mesajı atıp lafı sokar, cevap gelince tekrar laf sokar, sonra engeller. bu bir iki defa olur. laf sok, engelle okuma.

    rahatsız ettiğimi art arda mesajları attığımı söylüyor buradan. ancak özel mesajda beyanı şudur: engelledim seni, ne yazdığını okumuyorum.

    nasıl rahatsız ediyorum o zaman ben seni gitmeyen mesajlarımla?

    sonra bak seni tanımam etmem diye bir mesaj döşer. arkasından ben cevap veririm. mesajı şöyle başlar: kim olduğunu biliyorum (ad soy ad) facebookta konuştuk da şöyle şöyle oldu.

    cevabım şu şekilde olur: evet adım soy adım bu, iyi de sen kimsin? adın soy adın ne, kendini hatırlatır mısın?

    sonraki mesajlarında olay şu şekilde devam eder: bu olay yüzünden sağlığım bozuldu, işime konsantre olamıyorum. git arkadaşlar yanlış anlaşılma olmuş yaz diye bir teklifte bulunur.

    benim cevabım şu: sözlük burası, yanlış anlaşılma olmuş diyemezsin ancak silinir entry, kapanır konu derim. silmemi söyler. ancak sen beni tanıyorsun, biliyorsun. ben senin kim olduğunu bilmiyorum. kim olduğunu bilmediğim biri benden bir şey yapmamı istediğinde genellikle yapmam, kendini tanıt önce öyle silerim diye teklifte bulunurum.

    niye mi günlerdir uğraşıyorum? çünkü şurada yazdığım herhangi bir şey yüzünden durduk yere özel mesajla yediğim küfrün haddi hesabı yok.

    seninle niye mi uğraşıyorum? yapmadığım bir şeyi alıp öyle nickimi parçalayıp araya iki kelime sıkıştırıp bana yıkamazsın. hırsını, sinirini benden çıkaramazsın. günlük hayatta sen ve senin gibilerin suratına 2 cümle kurduğum zaman sesi kesiliyor. siz burada insanların yüzüne söyleyemeyeceğiniz şeyleri söylüyorsunuz.

    niye özellikle sen?
    çünkü sen, kendin alenen entry'inde adı ve soy adı dahil pek çok mesajı istesem ifşa ederim ama etmiyorum yazıyorsun. ve ben, sen bunu yazdığın için kendimi güvende hissetmiyorum.

    ''bak böyle kurtulamazsın, seni savcılığa-emniyete şikayet edeceğim'' demek ne zamandır tehdit oldu?
    ben kendisine şunu şunu yap bak yapmazsan seni şikayet ederim dedim mi?
    demedim.
    bardak en sonunda taştı ve bak ben şikayet ettim, haberin olsun, sürpriz olmasın dedim.

    sanki durduk yerde ben kendisine -kendisinin bana yaptığı gibi- sataşıyorum. arkadaşım ya yazdığın şeye cevap yazıyorum. ya da herkesin burada yapabildiği gibi özgür bir biçim de entry yazıyorum. okuyup da deliren sensin.

    çok merak ediyorum ben hangi suçları işlemişim acaba sana karşı? pek çok suç işlemişim sözde.
    ben senin kişisel bilgine ulaşıp da ne kazanacağım arkadaşım?

    istediğin karşı hukuki mücadeleye girebilirsin. benim seninle bir olayım yok. ben senin için bir tehdit unsuru değilim.

    bir insana bulaşıp, tehdit edip, iftira atıp mağdur edebiyatı yapmak anca böyle sanal platformlarda işine yarar.

    hukuku bu şekilde kandıramazsın.

    oku, yayından çıkardın. yetkililerin konu ile ilgili kararını dört gözle bekliyorum.

    şikayet olayına girmeden önce oturdum her şeyi düşündüm.
    belki ben suçlu bulunacağım? belki inceleme yapıldığında başka şeylerden ötürü suçlu bulunacağım?
    bu ihtimali düşündüm ve göze aldım.

    karar ne olursa olsun hukuka karşı boynum kıldan incedir.

    bu entry de sanal ortamda benden çıkacak son cümleler olsun.