svevo

  • 4369
  • 70
  • 14
  • 1
  • bugün

atatürk'ün 1934'te iran şahı pehlevi ile sohbeti

hayatımda gerçek anlamda beyefendi ve asil iki insan tanıdım. biri dedemdi, diğeri de değerli hocam alpay izbırak. ikisinin de ortak özelliği bu asaletlerini yapmacıklıktan uzak nezaket ve zarafetleriyle taçlandırmalarıydı. tabi zamanla insanlar yozlaştıkça, beyefendilik, asalet gibi kavramlar da güya değersizleşti. kabadayılık, zorbalık, matah bir şeymiş gibi gösterildi. nazik adamlar, ezik ya da güçsüzmüş gibi bir çomar algısı hakim oldu.

bu durum siyasetten halka mı, halktan siyasete mi yansıdı orası muamma. ancak gerçek şu ki atam'ın tüm asaletini ve diplomatik dehasını bir yana bırakırsak, o dönemde bu durum, gerçek anlamda değer bulan bir şeydi. görgünün, saygının değer bulduğu ve ayıplanma tahakkümünün var olduğu bir toplum vardı şimdikine kıyasla. hatta iran da öyleydi. bir pehlevi'ye, bir de şimdiki liderlerine bakıyorum...

belki daha cahildik, ama insana saygı ve değer yargıları daha sağlam bir toplumduk. eğitimle egolarını büyütmekten fazlasını yapamayanlar için bu dediklerim ancak kurt masalı olur.

ek not: akşam vakti atatürk'ü bir videoda daha görmenin mutluluğu paha biçilemez.

devamını okuyayım »
23.03.2017 20:17