şükela:  tümü | bugün
  • 1989 yılı yapımı, yönetmenliğini heiner carow'ın yaptığı uluslararası berlin film festivalinden gümüş ayı ve teddy ödülünü almış doğu almanya yapımı film.

    film, lise öğretmeni olan ve ondan hoşlanan tatlı ama kimsenin pek de ilgi göstermediği tanja ile birlikteliklerinin ilk haftasında evlenmeye karar veren homofobik bir eşcinselin öyküsü. öykü başkalarından ziyade philipp'in kendine açılıp kendini kabul etmesine odaklanıyor.

    17 sene sonra izlendiğinde için klişeler barındıran, temposu zayıf bir film izlenimi verse de film doğu almanya gibi komunist bir ülkeden çıkan eşcinselliği ayen beyan konu eden bir ilk anlamında önem kazanıyor.

    http://www.imdb.com/title/tt0097095/
  • bu olayı yaptıktan ve ailenizle ilişkiniz 'normal'lleştikten sonra önceki zamanları hatırlayamamaya başlıyorsunuz. ben 2.5 yıl evvel söyledim. 2.5 yıl öncesinde napıyordum ne ediyordum ilişkilerimi nasıl saklıyordum acaba. hiçbiri hafızamda yok.
  • bir karar.

    her zaman kolay değildir. her zaman zorunlu da değildir.

    arkadaş tabakası neyse de, aile ve iş hayatı için bir parça lüzumsuz buluyorum. bu, ailenizin ya da çevrenizdekilerin açık fikirliliğiyle ya da her zaman korkuyla alakalı bir durum da değil. 60 yaşında bir kadını şu saatten sonra yepyeni bir dünyayla tanıştırmak, yobazlıktan değil bilinmezlikten gelen yepyeni endişeleri omzuna bırakmak herkes için zahmetli ve sıkıntılı bir yolculuğa dönüşebilir. bunu gerçekleştirmedikçe hayatınız daha da zorlaşıp daralmıyorsa çok da gerek yok.

    --- güzin abla mode on ---

    bu bilgiye ihtiyaç duyacak kadar sizinle 'ilgili'* olanlar zaten soracaktır. o vakit zaten size doğuştan bahşedilmiş olan savunma donanımınız doğru kararı vermenizde yardımcı olur. içinizden gelen sesi dinleyin.

    --- güzin abla mode off ---
  • bundan seneler önce, üniversite öğrencisi bir arkadaşım açılmıştı, daha sonra da bir başkası. ikisi de transeksüel eğilimliydi. geçenlerde hollanda'da bir açılma vakıasına şahit oldum. ikisini karşılaştırma fırsatım var.

    bir tarafta, toplum tarafından tanımlanan erkekliğe karşı boyun eğen, bunu fantazileştiren bir pasif eşcinsel, diğer tarafta, toplumun erkekliğinin tanımlarındaki esneklik sebebiyle, üzerinde tanımlı erkekliğin ağırlığını hissetmeyen bireyin, pasifi aktifi olmadan eşcinsel olarka açılması. bu size birşey ifade ediyor mu ? mesela, eşcinselliğin efeminelik, ama aktif eşcinselliğin oğlancılık olarak tanımlanmasının, bizim ülkemizde olası olmasına rağmen batı avrupada tanımsız olması, toplumsal cinsiyete, bunun penise, penisin iktidarının öğrenilebilirliğine dair bir şey olması söz konusu değil mi ?

    erkek erkeğe, kadın kadına ilişki, ilişkinin tipinden, ilişkideki tarafların rollerinden bağımsız olarak homoseksüellik olarak tanımlanır. yani bir insan, hemcinsiyle, rolden bağımsız olarak cinsel ilişkiye giriyorsa homoseksüeldir.

    benzer şekilde, erkek ile kadın, kadın ve erkek arasında olan ilişkide de, "rolden bağımsız olarak", bu ilişki heteroseksüel ilişki olarak tanımlanır. yani baskın olanın kadın olması ya da erkek olması, bu ilişkinin biçimini değiştirmez.

    homofobik toplumlarda eşcinselliğin efeminelikle bağdaştırılması, toplumsal cinsiyete ait bir tanımdır diyemem, direk böyle bir genellemeyi yapabilecek bir tarihsel bilgim yok. ama basit bir birey olarak gözlemim, toplumun cinsiyet rol ve algısının, toplumdaki tüm ilişki tiplerini etkilediği şeklinde. hem meseleye sadece cinsiyet açısından da bakmamak lazım, toplumsal olan tüm aidiyetler, sorgulanabilirdir. eğer bu aidiyetlere ait atfedilen şekil/biçim, (din, ırk, mezhep, cinsiyet, cinsel yönelim), toplumdaki yerinizi konumunuzu belirliyorsa o vakit toplumsal cinsiyet, toplumsal din, toplumsal ırk, toplumsal projeksiyonel kişilik diye sayabilirsiniz, bunların hepsi de birer kılıftır. yani a ülkesinde, ana unsur olan beyazlara rağmen siyahi birinin beyazlar tarafından siyahlara karşı ırkçı olması mesela, toplumsal ırk diye nitelendirilebilecek bir örnektir. b ülkesinde, hakim din c iken, d dinine sahip olmasına rağmen c dinindenmiş gibi davranan insanın daha iyi ticaret yapması da toplumsal dindir.

    haliyle tüm bu kalıplar, bireylerin özlerini toplumsal çıkarları için biçimlere dönüştürmesiyle ortaya çıkıyor. haliyle coming out, sadece cinsiyete dair değil, dine, etniğe, mezhebe, siyasi fikire dair de bir kavramdır. zira toplum, standart kabul gören ortalama insanını belirlediğinde, toplumsal olarak bir model insan ortaya çıkar, ve diğerleri (ötekiler) de bu model insana kendilerini uydururlar. bu model insandan olmadığını ifade edenler, hangi parametreye dayalı olursa olsun, bir çeşit açılma yaşarlar.
  • bugün 11 ekim coming out günü, tüm lgbt'lere kutlu olsun.