şükela:  tümü | bugün
  • diyabetin tüm vücutta yarattığı hasarların belki de en flu olanıdır. diyabet ağrı yapar mı demeyin. yapıyor. hem de romatizmal ağrı gibi, kireçlwnme ağrısı gibi, bel fıtığı ağrısı gibi, hepsiyle de karıştırılmaya müsait, hatta pisi pisine diz kapağı ameliyatı olmaya neden olabilecek kadar yanıltıcı bi ağrı olabiliyor.
    bu konunun burda işlenmemiş olmasına şaşırdım açıkçası. diyabet bu kadar yaygınken, özellikle ülkemizdeki kontrolsüz diyabet hastalarını düşündüğümüzde, cidden üzerinde durulması gereken elzem bir konu haline geliyor.
    diyabetik nöropati şüphesinde nörolog devreye giriyor. çünkü yıllarca diyabete maruz kalan sinir uçları harap oluyor.
    kandaki uzun süreli şeker artışı esas sorumlu. artan şeker vücuttaki hemen tüm proteinlere bağlanarak proteinlerin yapı ve işlevlerinde kayıp ve buna bağlı sinir liflerinde hasara yol açıyor. ayrıca sinirleri besleyen ince damarlardaki hasar ve ona bağlı sinir hücrelerinin beslenmemesi sonucunda sinir iletiminde yavaşlama ve aksaklık meydana geliyor. bu da özellikle eller ve ayaklarda başta olmak üzere vücudun tüm uç noktalarındaki sinirlerden başlamak üzere hücre kaybı oluşturyor. ağrıların asıl sebebi işte bu mekanizma.

    siz siz olun, diyabet hastasıysanız ve dayanılmaz ağrılarınız varsa ortopedist fizik tedavi uzmanı vs ile oyalanmadan bi nöroloğa görünün.

    aynısı kaynımda da vardı, ordan biliyorum...
  • (bkz: şeker hastalığına bağlı sinir hasarı)

    şeker hastalarındaki kan şekeri yükselmesinin sinirlere verdiği hasarlardan olur. eğer kan şekeri ayarına dikkat edilmez ise sinir kılıflarında kalıcı hasarlar meydana gelir.
    ilk işaretleri ayaklarda yanma, uyuşma, karıncalanmadır.
    eğer bu belirtiler ciddiye alınmazsa tam hissizlik durumu ortaya çıkar.
    hissizlikle beraber üsüme sorunu çıkabilir, ayakları kalorifere dayama, aşırı sıcak suya sokma gibi yöntemlere başvurulabilir; bu da o bölgelerde yanmalara ve pişmelere neden olur.
    tedavi edilmezse motor nöropatiye neden olur. bu durum o bölgede felç ile sonuçlanır.
  • nöropati; sinir sitemiyle ilgili bir problemdir.
    sinir sistemi karmaşık bir yapılanmadır.görevi komuta merkezleri olarak hareket eden hücreler yani nöronlar ve bu komuta kontrol merkezleri arasında iletişimi sağlayan sinirler yani lif demetlerinden oluşmuştur. nöropati kelimesi beyne duyularla ilgili verileri aktaran ve beyinden ya da omurilikten kaslara gönderilen mesajları kontrol eden sinir liflerinde bir hasarlanma olduğunu ifade eder.

    el, ayak, kollarda uyuşma, yanma, iğnelenme, karıncalanma hatta gıdıklanma gibi bir duygu hissedilebilir. kas gücü kaybı (kuvvetsizlik), ağrı, kramp gibi sorunlar eşlik edebilir.bu belirtiler nöropati sorununda gözlemlenir.

    nöropatinin birçok sebebi olabilir. zehirlenmeler, özellikle kurşun ve civa zehirlenmeleri, kronik alkolizm, enfeksiyon hastalıklardan bazıları, bazı kanserler, bazı metabolizma ve hormon hastalıkları nöropatiye yol açabilir. özellikle diyabet (şeker) hastalığında bu probleme sık rastlanıyor. nöropati sorunun teşhisi ve tedavisi ciddi bir uzmanlık gerektiriyor. böyle bir sorunla karşı karşıyaysanız nöroloji uzmanına başvurmalısınız.

    diyabetik nöropatiler, somatik veya otonom sinirleri etkileyen çeşitli rahatsızlıklardan meydana gelirler ve diyabetin uzun vadeli komplikasyonları arasında en sık rastlananlarıdır.

    diyabetik nöropati gelişmiş ülkelerdeki en sık nöropati nedenidir ve nontravmatik ampütasyonların %50-75inden sorumludur. sıklığı tanı yöntemlerine göre %10-90 arası değişebilir. genelde 15 yılı geçmiş diyabetiklerde nöropatiye % 50den fazla oranda rastlanır. her tip diyabette nöropatiye eşit oranda rastlanır diyabetik nöropatisi olan hastaların % 10unda ısrarlı dizestezi (duyu uyarılarını algılama bozukluğu. bir dokunma duyusu ağrılı bir uyaran olarak algılanabilir. genel olarak, talamus başta olmak üzere, beyindeki duyu merkezlerinin lezyonlarına bağlıdır) veya ağrı vardır...

    diyabetik nöropatilerin sınıflanması, yakın zamanda tanımlanmış olan 'prediyabetik nöropati' veya 'glikoz toleransında azalmaya bağlı nöropati' tablolarını da kapsayacak şekilde değiştirilmesine yönelik çalışmalar var ve devam etmektedir. küçük lifleri ilgilendiren nöropatilerin değerlendirilmesinde, en az düzeyde girişimsel yöntem olan deri biyopsilerinin ve periferik sinirin in vivo (ait olduğu organizmanın ya da hücrenin içinde olan olay ya da yapılan deney) doğrudan görüntülenmesine olanak tanıyan, girişimsel olmayan korneal konfokal mikroskobi yönteminin kullanımını destekleyen kanıtlar giderek artmaktadır. ağrılı nöropatik belirtileri olanlar için kanıta dayalı pek çok tedavi seçeneği bulunmaktadır.

    diabetik hastaların %55-70’inde periferik nöropati mevcuttur ve diabetik ayak ülserli hastaların da yaklaşık %90’ında nöropati vardır (4,9,13). duyusal nöropati eldiven-çorap dağılımı tarzındadır. ilk başlarda paresteziler görülür ve ilerleyen
    duyu kaybı meydana gelir. duyusunu tümüyle kaybetmiş olan ayakta tekrarlayan travmalar hissedilemediğinden ve
    buna karşı önlem alınamadığından ülser gelişimine yatkınlık olur.

    diyabetik nöropati sınıflamasını şöyle yapabiliriz:

    -generalize simetrik polinöropatiler= sensorimotor (kronik)-akut sensoryel otonom

    - fokal and multifokal nöropatiler=kranyal nöropatiler-torakolomber radikülonöropati-fokal ekstremite nöropatileri-
    proksimal motor nöropati (amyotrofi)

    -hızlı geri dönüşümlü=hiperglisemik nöropati

    -kronik inflammatuar demiyelinizan pnp

    tedavisi temelde tespit edilen soruna yöneliktir.

    diyabetik nöropati'de yaklaşım

    iyi glisemik kontrol
    - iyi kan basıncı kontrolü: aceı
    -dislipidemi tedavisi
    -nöropatik ayak ülserinin önlenmesi
    - diğer olası nöropati nedenlerinin düzenli takibi:alkol, paraneoplastik sendrom, vaskülitler,hipotiroidi, vitamin eksiklikleri.
  • diyabetik nöropatinin en sık görülen tipi periferik nöropatidir. ayak, ayak parmakları, bacaklar, eller ve kollarda ağrı veya his kaybına neden olur.
  • en sık simetrik periferik nöropati görülür.bunun sebebi schwann hc hasarıdır.en sık da alt ekst.tendon reflexi kaybı izlenir.

    kranial sinir tutulumu: en sık 3.ks sonra 4,5,6.ks'ler tutulur.3.ks yoluyla iletilen pupil reflexi burada korunmuştur.anevrizmalardan böyle ayrılır.

    mononöropati multipleks ve amyotrofi(uyluk sinirleri tutulumu) olabilir. en sık ta n. femoralis'i tutar diyabet.

    edit: bilgi ekleme.
  • tedavisinde hiperglisemi kontrolü sağlanmalı
    aldoz redüktaz inhibitorleri
    alfa lipoik asit
    trisiklik antidepresanlar
    antikonvulzanlar kullanılabilir
  • diyabetik nöropati ile ilgili en eski kil tablet hititler’in başkenti hattuşaş’da bulunmuştur.
    m.ö. 1250 yılına ait bu tablette hitit kraliçesi puduhepa’nın kocası üçüncü hattuşili’nin “ayaklarındaki yangın”dan dolayı kızlarının düğününe katılamadığı (kızları mısır firavunu ramses ii ile evlenmiştir) ve kraliçenin kralın iyileşmesi için tanrıça ningal’e sapı lapis lazuli olan altın bir kupayı adak olarak adamasından bahseder. bu arada puduhepa ve üçüncü hattuşili‘nin aşkları çok meşhurdur ve günümüze ulaşan bir çok kil tablette bu aşk anlatılır.
  • diyabetik nöropati primer olarak duyusal sinirlerde ortaya çıkan bir hastalıktır ve motor sinirlerde bulgular ancak çok daha ilerleyen aşamalarda ortaya çıkar. neden duyusal nöronların aksonları diyabete karşı daha duyarlı? tam olarak bilinmese de katkı sağlayabilecek mekanizmalar:

    1) duyusal nöronların hücre gövdeleri kan-beyin bariyerinin korumasından yoksun olan dorsal kök ganglionunda bulunur. motor nöronlar ise spinal kordun ventral hornunda kan-beyin bariyerinin koruması altındadır. dolayısıyla duyusal nöronlar sistemik metabolik değişikliklere doğrudan maruz kalırlar.

    2) periferal aksonların schwann hücreleri ile ilişkisi metabolik değişikliklere duyarlılıklarını belirlemede önemli rol oynar. c lifi aksonları olarak adlandırılan ince ve miyelinsiz aksonlar diyabette en erken etkilenen lif tipidir. c lifleri primer olarak ağrı ve sıcaklık duyularının taşınmasından sorumludur ve bu duyular diyabetik nöropatide en erken etkilenenlerdir.

    schwann hücrelerinin oluşturduğu miyelin kılıf, aksonların elektriksel iletilerini hızlandıran pasif bir yalıtkan yapı oluşturmanın çok daha ötesinde fonksiyonlara sahiptir. ilk olarak santral sinir sisteminde oligondendrositlerde gösterildiği gibi, schwann hücreleri aksonlara metabolik ihtiyaçlarında kullanabilecekleri büyük miktarda laktat sağlar. miyelinsiz c lifleri ise miyelinizasyon yapmayan schwann hücreleri ile ilişki içindedir ve miyelinli aksonlara (akson uzunluğunun %99'dan fazlası miyelin ile kaplanmıştır) sağlanan metabolik destekten mahrumdur. dolayısıyla metabolik süreçlerde "kendi başlarının çaresine" bakmak zorundadırlar. ayrıca saltotorik tipte ileti yapamıyor olmak da ek bir metabolik yük getirir ve diyabetik şartlar altında bu durumu daha da kötüleştirir.

    diyabetik nöropatide erken dönemde c liflerinin dejenerasyon ve rejenerasyonu görülür ve ağrı, allodini ve hiperesteziye yol açar. patoloji ilerledikçe dejenerasyon, rejenerasyonu aşar ve c liflerinin kaybına yol açar.

    metabolik şartlar düzeltilmezse miyelinli aksonlarda da bozulmalar başlar. kan glikoz düzeylerinin sıkı kontrolü tip 1 diyabette komplikasyonların önüne geçebiliyorken tip 2 diyabette çok az etki gösterir veya hiç göstermez. bu da hiperglisemiden öte, insülin tarafından sağlanan büyüme faktörü etkisinin patogenezdeki rolünü gösterir.

    feldman, eva l., et al. "new horizons in diabetic neuropathy: mechanisms, bioenergetics, and pain." neuron 93.6 (2017): 1296-1313.

    https://www.sciencedirect.com/…ii/s0896627317300892
  • uykuda baldır krampı girer. bu belirtiye dikkat çekmek gerekir