şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • özeti "herşey, aynı zamanda zıttını içinde barındırır" şeklindedir.
  • daha guzel, daha mutlu, daha adil sevgi dolu bir dunya icin;
    baris icin, insanlik icin batsin bu dunya.
    (bkz: orhan gencebay)
  • fikri üretimi destekleyen sistemler yada siyasi düzenlerde, herhangi bir anda gelişen belli bir fikri olgunluk tezin doğumuna yol açar. tez bir kere oluştuğunda, aynı sistem doğası gereği alternatifini yaratmaya çalışır ki bu hal antitezin gebelik sürecidir. bu süreç uzun sürmez ve sistem kısa sürede kendi karşı tezini doğurur. tez ve karşı tez, bazen kısa bazen uzun yıllar boyunca çatışırlar ama sonuçta kenarından köşesinden mutlaka bir uzlaşma süreci yaşanır. uzlaşılan her nokta sentezdir. sentez ise özü itibariyle fikri olgunluğa ulaşmış yeni bir tezdir ve bu tez oluştuğu anda sistem yine, yeni bir antiteze gebedir. bu doğma, çatışma ve uzlaşı süreci ise diyalektiktir.
  • gercekligi ve bu gerceklik ıcındekı celıskılerı ele alarak cozumlemeye calısan bu celıskeleride yok etmeye calısan dusunce sıstemı.zenon dıyalektıgın babası olarak bılınır.
  • eskicag'da saglam ve dogru bicimde akil yurutme sanati anlamina gelen, daha modern anlamiyla, celiskilere dayanarak ilerleyen bir dusunce ya da eylem bicimi.
  • basite indirgenirse, "retorik hakli cikmak, diyalektik gercege ulasmak icindir" denebilir. din ile bilim arasindaki iliski gibi.
  • herakleitos,hegel ve marx'a göre doğayı toplumu ve düşünceyi karşıtlıkların çatışması ve aşılmasıyla durmaksızın devindiren ve geliştiren süreç
  • hakkında yazılmış tüm yazıları okumus olmasına rağmen noam chomsky'nin bile hala anlayamadığı düşünce sistemi. üstad chomsky şöyle demiş:

    "diyalektik, aslında hiçbir zaman anlamadığım bir kavram, kelimenin ne demek olduğunu bile anlamış değilim. aklıma gelmişken, bu kelimeyi marx kullanmıyor engels kullanıyor. bunun ne olduğunu bana anlatabilecek olan biri varsa çok mutlu olurum. demek istediğim, "diyalektik" ile ilgili her türlü yazıyı okudum, hala hakkında bir fikir edinebilmiş değilim. karışıklık, alternatif konumlar, değişim gibi anlamlara geliyor sanki, bilmiyorum."

    http://www.znet-turkiye.org/mcmk.htm

    edit: link
  • kısaca "herşey, aynı zamanda zıttını içinde barındırır"
    diyalektiği anlatan hoş bir fıkra:
    nasrettin hoca'ya burnun nerede diye sormuşlar, hoca ensesini göstermiş. aman hocam burun hiç ensede olur mu demişler. hoca'da bir şeyin tersini bilmezsen kendisini hiç bilemezsin demiş.
  • şu an burada okudukların aklında bir fikir mi oluşturuyor?
    ya da en iyisi şöyle diyelim; bu entry'den önce yazılan entry'leri okuduktan sonra buraya kadar geldin, bu entry'de okuyorsun ve ''diyalektik'' hakkında kafanda bir fikir oluşuyor.
    bu kafanda oluşan fikir, müspet ya da menfi olabilir. bu sonuç o kadar da önemli değil.
    önemli olan bu bilgileri aldıktan sonra aklında bir fikrin oluşması ve bu fikri oluştururken geçen sürecin sonunda, aldığın negatif ve pozitif doneler sayesinde kendine has bir fikrin oluşması.
    hah, işte olayın koptuğu nokta tam da burası.
    bu negatif ve pozitif doneleri değerlendirirken cok objektif bir gözle bakılamayacağı muhakkak olsa da**, sonuca ulaşırken negatifin ve pozitifin de aynı anda görülebilmesi sayesinde ortaya çıkan düşüncede, kavram hakkında yaratılan algıların, dışardan görülebilmesini* ve zamandan bağımsız bir ''doğru fikir'' edinebilmeyi sağlama işidir diyalektik.

    kısacası, karşıt fikirlerin, karşıt fikrin gözüyle algılanıp, kendi fikrinin uyuştuğu tarafla harmanlayıp, ortak ve en dogru sonuca ulaşma yoludur.
    aslına bakarsan ekşi sözlük adında bir oluşumda şu an bunları yazıyor, okuyor, değerlendiriyor ve bir sonuca varıyorsan, bu diyalektiğin sayesindedir.
    (bkz: ekşi sözlük)