şükela:  tümü | bugün
  • union carbide'in da sahibi olan dev kimya sirketi. jude finisterra adli bir sozcusu ya da hatta calisani olmayan sirket.
  • (bkz: styrofoam)
  • plastikler, ziraat kimyasalları ve onlarca çeşit, çeşitli işlere yarayan kimyasal ara hammadde üreten şirket.
  • bhopal'da insanlık tarihinin en büyük çevre felaketine yol açmış union carbide'ın sahibi. ayrıca tam bu sebepten dolayı da the yes men'in en başarılı eylemlerinden birinin kurbanı olmuştur: http://www.metacafe.com/…legendary_bbc_bhopal_hoax/
  • aksa şirketi ile ortak olarak türkiye'ye 5 yılda 1 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirerek karbon elyaf üreteceklerini açıkladılar yakın zamanda. 1000 kişilik de istihdam oluşturacakmış. yatırım sürecinde tydta aktif rol almış olmalı ki duyuru haberlerinin fotoğraflarında "push the button" logoları yer aldı.
  • ülkemize dev bir katliamcı geldi,

    farkında mısınız?

    --- spoiler ---

    abd devi dow chemical, aksa ile işbirliği yaparak türkiye'de karbon fiber üretimine yatırım yaptı. medya ve akp bunu sevinç çığlıklarıyla karşılasa da, önemli ve korkutucu bilgiler kamuoyundan gizleniyor. dow'un hindistan'da 20 bin kişiyi öldürdüğünü hatırlatan yok, örneğin!

    bilim sanayi ve teknoloji bakanı nihat ergün, abd merkezli dow chemical company ve aksa akrilik ortaklığıyla gerçekleştirilecek olan yatırımın imza törenine katıldı. ergün, başbakanlık yatırım destek ve tanıtım ajansı tarafından düzenlenen törende, türkiye'de son 8-9 yıl içerisinde 105 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermaye yatırımı yapıldığını ve son dönemde de, krizden etkilenmeyip ekonomik büyümesini sürdüren türkiye'ye yönelişin hızlandığını söyleyerek akp iktidarını övdü.

    ergün, teşvik sisteminde kimi stratejik sektörlere ilişkin "özel mekanizmalar" üzerine çalışıldığını vurgulayarak, "şu an ekonomi koordinasyon kurulu'nda olan kimya sektörü strateji belgesi'ni de yakında uygulamaya başlayacağız. kimya sektöründe katma değeri daha yüksek ürünlere geçiş sağlayarak türkiye'yi bir yatırım üssü haline getirmeyi planlıyoruz" dedi.

    fakat bakan nihat ergün'ün övünmelerinin altında yatan korkunç bir gerçeklik var.

    bakan nihat ergün neyi saklıyor?

    "kimya sektöründe dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan dow'un böylesi büyük bir yatırım yapmasının türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişimini gösterdiği" iddiasında bulunan bakan ergün, imzalanan 1 milyar dolarlık anlaşmanın, enerji, altyapı ve ulaştırma pazarlarını hedefleyen karbon fiber ve türevlerinin üretimiyle ilgili olduğunu söylerken, bazı gerçekleri sakladı.

    aksa akrilik ile dow'un ortak yatırımıyla üretilecek olan karbon fiber, fazlasıyla pahalı bir ürün olması dolayısıyla kullanım alanı kısıtlı ve başlıca savaş sanayiinde kullanılıyor. çelikten 3 kat daha dayanıklı olmasına rağmen 5 kat daha hafif bir kompozit malzeme olan karbon fiber, aksa akrilik a. ş. yalova tesislerinde olmak üzere türkiye dahil, dünyada sadece 10 ülkede üretilebiliyor. karbon fiber teknolojisine ilişkin bilgiler ise diğer ülkelere satılmayarak devlet sırrı gibi saklanıyor.

    geleceğin ileri teknolojili savaş sanayiinin en önemli hammaddesi haline geleceği bilinen karbon fibere yönelik bu ilgi, bakan ergün'ün andığı inşaat, ulaşım, enerji gibi sektörlerden çok, savaş sanayiinden kaynaklanıyor. özetle, bilim sanayi ve teknoloji bakanı nihat ergün, akp hükümetinin, yabancı sermayenin doğrudan yatırımına kucak açtığı "stratejik sektörler"in ne olduğunu açık ederken, dow chemical ile aksa akrilik arasındaki anlaşmanın aslında askeri bir yatırım olduğunu da gizliyor.

    çoktan seçmeli karbon fiber sınavı:

    savaş sanayii mi deprem güçlendirme mi?

    bakan ergün, dow-türkiye şirketinin, dow chemical bünyesinde olup da dünyada son 10 yılda en hızlı büyüyen dördüncü sıradaki şirketi olduğunu ifade ederek, şirketin faaliyet gösterdiği inşaat, boya, elyaf, plastik boru, kablo ve kozmetik gibi alanlarda, türkiye'nin ne kadar önemli bir potansiyel taşıdığının da açık olduğunu söyledi.

    dow'un aksa ile ortaklığını haberlerinde büyük bir heyecanla duyuran medya da, aynı bakan ergün gibi, dow'un bu "meşru" üretim alanlarını öne çıkardı. özellikle deprem bölgesinde bulunan türkiye'de önümüzdeki yıllarda karbon fiberin en çok bina ve altyapı güçlendirmesinde kullanılacağı öne çıkarılsa da bu çok iyimser bir düşünce ve zaten akp hükümetinin de deprem güçlendirme ile uğraştığı yok.

    ayrıca, aksa yöneticileri de karbon fiberin iç pazarının olmadığını daha önceleri dile getirerek bu durumu açıkça itiraf etmişti. aksu akrilik'in karbon fiber üretimini gerçekleştiren şirketi aksaca, "21. yüzyılın hammaddesi" olarak nitelenen karbon fiberin işlendiği ve asıl katma değerin oluştuğu sonraki yatırım halkaları henüz türkiye'de bulunmadığı için üretiminin neredeyse tamamını dışarıya ihraç ediyor. dünyada en düşük tahminle 43 bin ton karbon fiber kullanıldığı söylenirken türkiye'deki kullanım ise sadece 30 ton ile sınırlı. öyleyse karbon fiber üretimi kimin için ve ne amaçla yapılıyor ve neden bu kadar tantanalı açılışlar ve imza törenleri düzenleniyor?

    karbon fiber üretiminin ar-ge kısmı için devlet kurumu tübitak'ın "ileri malzeme teknolojisi" kapsamında destek verdiği aksa, akp hükümeti tarafından kendisine sağlanan bu ve benzeri kamu olanaklarıyla büyürken şimdi de ulusal stratejik önemi olan bu malzemenin üretimine dünyanın en büyük savaş tekellerinden biri ile birlikte devam etmeye, dünyadaki savaş sanayii hammadde pazarının önemli bir bölümünü ele geçirmeye soyunuyor.

    yine de hâlâ, "aksa'nın, rüzgâr enerjisi santrallerinde, bina ve altyapı güçlendirmede, ulaşım araçlarında, uçak yapımında şimdiden önemli bir tedarikçi olduğu" safsatası medya tarafından yayılıyor.

    bu kullanım alanları doğru olmakla birlikte, karbon fiberi "21. yüzyılın hammaddesi" yapan, uydu ve füze sistemlerinde, gelişmiş silah sistemlerinde, bombardıman uçaklarında, örnek olsun, douglas av8b harier avcı uçaklarında, hafif silahların yapımında kullanılması...

    karbon fiber teknolojisi ayrıca uranyum zenginleştirme çalışmalarında kullanıldığı için nükleer silahlanma konusu da işin içine giriyor. iran'a yönelik bm yaptırımlarının en önemlilerinden birini de nükleer silah üretimini önlemek gerekçesiyle, karbon fiber ambargosu oluşturuyor. bu yılın ağustos ayında karbon fiber üretmeye başladığını dünyaya ilan eden iran'ın türkiye'den farkını ise, bu malzemeyi üretmeye ne amaçla başlamış olursa olsun, ulusal sanayii sınırlarında ve ülke yararına yapması belirliyor.

    katil dow chemical türkiye'de... ve övünüyorlar!

    bakan nihat ergün'ün türkiye'de özel teşvik mekanizmalarıyla yatırım yapmasını kolaylaştırdıkları için övündüğü dow chemical company, abd emperyalizminin işlediği savaş suçlarının en büyük ortaklarından ve nerede bir kimyasal katliam yaşanmışsa, onların başlıca sorumlularından.

    abd'nin en büyük tekellerinden biri olan dow'un, "meşru" faaliyetleri arasında su arıtma, plastik ve tarım ilacı kimyasalları üretimi yer alırken iken, asıl faaliyetini ise, geçmişte olduğu gibi bugün de pentagon'la ortak çalıştığı silah üretimi ve dağıtımı oluşturuyor. ve bu faaliyetleri süreklileşmiş olmasa da, abd'nin gereksinim duyduğu her durumda kimyasal silah üretmek ve yüksek teknoloji araştırmalarını hizmete sunmak üzere pentagon'la özel ve gizli bir anlaşmasının olduğu belirtiliyor.

    dow tarafından üretilen kimyasal silahların bazılarını, fosgen, hardal gazı, napalm bombası, beyaz fosfor ve agent orange oluşturuyor. agent orange'ın abd'nin vietnam savaşında kullandığı başlıca kimyasal silah olduğu ve bunun abd ordusuna dow chemical tarafından sağlandığı biliniyor.

    dow'un bilinen en büyük suçlarından birini de, 2012 olimpiyatları'nın ana sponsorlarından olması dolayısıyla düzenlenen karşı kampanyalar aracılığıyla şimdilerde yeniden gündeme taşınan bophal felaketi oluşturuyor. 2 aralık 1984'te, hindistan'ın bhopal kentinde, union carbide tarım ilaçları fabrikasındaki gaz sızıntısı sonucu ilk iki gün içinde 5 bin kişi feci bir şekilde ölmüş, geçen zaman içinde de toplam 20 bin kişi bu nedenle hayatını kaybetmiş, 150 bin kişi de sakat ya da hasta kalmıştı. çevreye etkileri hâlâ devam ettiği için yeni doğan çocuklar da sakat. union carbide'ı satın alan dow chemical bu konuda sorumluluk almamak için yıllarca direndiği için katil sıfatını fazlasıyla hak ediyor.

    bu tekstil ve bu savaş biraz değişik!

    aksa akrilik'in yılda 1.500 ton üretim kapasitesiyle devreye aldığı yalova'daki karbon fiber üretim tesisinin açılışı geçtiğimiz yılın temmuz ayındaydı.

    aksa akrilik'in bağlı olduğu akkök holding'in dow chemical ile yatırım ortaklıkları ise, eskiye dayanıyor. akkök holding bünyesindeki bir diğer şirket ak-kim'in, dow chemical'a bağlı dow corning ile de 2008'in başında imzalanan bir anlaşması bulunuyor. meşru alanı silikon teknolojisinde dünya devi olmak olan dow corning'in asli ve gündeme pek gelmeyen faaliyeti ise abd ordusu için yüksek teknolojili askeri tekstil üretmek. aksa'nın dow corning ile yaptığı yatırım anlaşması yoluyla "portföyündeki silikon bazlı tekstil kimyasallarını çeşitlendirdiği" açıklansa da, bu ortaklığın da savaş sanayiinin bir diğer hamlesi olduğunu tahmin etmek pek güç olmuyor.

    dow corning'in, abd savaş sanayiinin diğer önemli figürleri raytheon ve du pont, abd'nin en önemli teknoloji üretim merkezlerinden biri olan massachusetts institute of technology (mit) ve abd ordusu ile 2003 tarihli ortak bir projede yer aldığı biliniyor. geleceğin savaşçıları adlı projenin en önemli bölümlerinden birisini ise, abd'nin 2003 sonrasında irak ve afganistan'da kullandığı, akıllı askeri kıyafetlerin tasarımı oluşturuyordu. dow corning bu kıyafetlerde temel olarak silikon bazlı materyel kullanırken, ek olarak, haberleşme sistemleri, elektronik haritalar, küresel konumlandırma sistemleri ve patlayıcı detektörlerini de kumaşa dokuyarak askeri kıyafetle entegre etme çalışmalarını yürütmüştü. şirketin bir yetkilisi, "öncelikli müşterimiz elbette abd ordusu. ama bu akıllı kıyafetler istenirse itfaiyeciler ve polisler için de kullanılabilir" diyor, projenin "sivil" yüzünü de ihmal etmiyordu.

    işin ilginç yönü, dow'un da içinde yer aldığı bu haberler abd'nin irak'ı işgalinin iki ay sonrasında psikolojik savaşın da bir parçası olarak ortaya sürülüyordu.

    --- spoiler ---

    (sol - ekonomi)

    22.12.2011
  • londra olimpiyat oyunları'nın sponsorlarındanmış. haliyle akla bhopal kurbanları düşüyor...

    http://tr.eurosport.com/…3362246/story-london.shtml
  • sağolsunlar iş başvurumu reddetmişler. gönderdikleri ingilizce red metninde 3 tane yazım hatası var.
  • bhopal felaketi, union carbide/dow chemical ve efsane "yes men" eylemi allahım sana geliyorum diyerek tekrar analım: http://www.youtube.com/watch?v=liwlvbro9ei
  • dupont ile birleşerek tam teşekküllü bir megacorp, hatta megacorp'un tillallahı olmuştur.
hesabın var mı? giriş yap