arvo

  • 11323
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

fuzuli

biricik kedim. bugüne kadar kedim olarak tanımladım, artık kedimdi diyeceğim. gerisini isterseniz okumayın, ancak yazmadıkça gitmiyor acı...

18 yıl önce karlı bir günde kargalardan kaçırılarak gelmişti eve. bir berenin içinde. o kadar küçüktü ki ayakta durmakta zorlanıyordu. babası o zamanlar ölüm döşeğinde olan bu satırların yazarına bağlanmaması tavsiye edilmişti. durumu her an kötüleşebilir ve babamdan bile daha çabuk ölebilirdi...
arka ayakları kırıldı. zira raşitikti bizimkisi. bu sefer veterinerler ömür biçti, en iyimser tahminler altı ay kadar bir süreden bahsetmişti. babamı kısa bir süre içinde kaybettik. aylar ayları kovaladı, o altı ay bir türlü gelemedi. kemikler kaynadı, virgülü andıran şekli düzeldi. biraz ufak tefek kalmışsa da, düzelmişti. o kadar sinir, kadı kızında da olur demiş, geçmiştik...
o altı ay yaşamaz denen kedi, hayalî küreğiyle birbir abilerini gömdü. zaten boşuna da fuzuli denmemişti kendisine. bir evin üçüncüsü, önce iki numaraya terfi etti, 15 yaşında evin en yaşlı elamanı olmuştu. gelen gençlerle oyun oynamaya geleneğinden hiç vazgeçmedi, hattâ 17 yaşına rağmen diğerlerini kovalamaya devam etmişti. yavaş yavaş çökmeye başladı, iki ay önce ilk defa hissettirmişti kedi ölüşünün acısını. sonrası hızlı oldu, çok zorlu bir aydan sonrası hepinizin malumu, bugünkü tanımı bildiğiniz kedi ölüsü...
hayatımın yarısından fazlasını geçirdiğim dert ortağım artık yok. düşünüyorum da onun gidişiyle babamdan bir parça daha koptu benim için. yazmadıkça gitmiyor ya, idraki için her yere döşüyorum belki de, akmayan ancak içime attığım gözyaşlarımı. en son ilkokulda bu kadar kötü yazdın diyecek birkaç dostuma canlarım diyor, çılgına güle güle diyorum; güle güle...

devamını okuyayım »
28.04.2010 16:20