şükela:  tümü | bugün
1294 entry daha
  • yeni araştırmalara göre tek bir genin(buna gay-genleri deniyor) sorumlu olmadığı seçimdir. 90'larda popüler olan gay-geni saptamaları 2019'da yapılan bir makalede geniş şekilde araştırılmış ve homoseksüellikten ancak %8-25 oranında sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmış. diğer kısmı hormonal ve sosyal çevredir. örneğin erkeklerde androjen duyarsızlık sendorumu mevcutsa, erkeklere ilgi başlar, hatta kadın organı geliştirir. testosteron ise bastırılır. tam tersi kadınlarda konjenital adrenal hiperplazi görülebilir bu da rahimde yüksek miktarda testosterona maruz kalınırsa görülür [ref 1-2, 7].

    esas soru evrimsel olarak bu kişilerin bir katkısı yok gibi görünürken neden elenmemişlerdir? unutulmaması gerekir ki evrimsel olarak insanlığın zararına olan her şey zamanla çok azalmış veya yok olmuştur. demek ki eşcinselliğin de denge sağlamada bir görevi vardır [ref 1-2, 7].

    --- spoiler ---
    istatistikler ne diyor?
    --- spoiler ---
    araştırmalara göre erkek eşcinselliği toplumun %6'sını kadınlar ise %2'sini kapsamaktadır[ref-1]. amerika'da kadınların %1'i erkeklerin ise %2,2'si homoseksüel ilişki yaşar, farklı 450 türde homoseksüellik saptanmıştır [ref-2]. ingiltere'de bio-bank'dan alınan verilere göre erkeklerin %4,1, kadınların ise %2,8'i eşcinseldir{ref- 8]. batı toplumlarında yine erkeklerin %93, kadınların %87si kendini tamamen heteroseksüel olarak görürken; erkeklerin %4 kadınların ise %10'u neredeyse heteroseksüel olarak tanımlamaktadır. yine erkeklerin %2si, kadınların ise %0,5'i kendini homoseksüel olarak görmektedir. international hiv/aids alliance araştırmalarına göre erkeklerin %3-16 arası homoseksüel ilişkiye girdiklerini bildirmiştir[ref-3].

    eski roma, yunan ve çin kaynaklarında bile eşcinsel ilişkilere rastlanmaktadır [ref-4]. işte bu önemli bir sorudur ve bu yazıda biraz bunu tartışacağım. bu konuda çeşitli araştırmalar yapılarak erkek ve kadın eşcinselliğinin sebepleri bulunmaya çalışılmış. sonuçlar ilginç nitelikler taşımaktadır. örneğin 1875'den bu yana herkesin eşcinselliği deneyen bir atası olmuştur [ref-1].

    birazda evrimsel-biyoloji açısından bakalım:

    --- spoiler ---
    erkek eşcinselliği
    --- spoiler ---
    insanların cinsel tercihi bizi ilgilendirmez ve eşcinselliğin devamlılığının sebepleri çeşitli kaynaklarda şöyle açıklanmıştır:
    erkek eşcinselliğinin en önemli sebebi biseksüelliğin(2 cinse de ilgi) devamlılığıdır. özellikle daha az eşcinsel ilişkiye giren bikselsüellerin hetero-erkeklere göre partnere ulaşma sayısı daha yüksektir[ref-1]. yani bu kişiler erkeklerle daha erken ilişkiye girip tecrübe sahibi oldukları için kadınlara da rahatlıkla yakınlaşıp çocuk sahibi olabiliyorlar. istatistiklere göre hetero bir erkek 12 civarı[ref 4-7] partnere sahip olurken biseksüel bir erkek bunun 10 katına çıkabiliyor. kısacası düşük erkek-erkek ilişkisine sahip erkeklerin toplumdan silinmeme sebebi sosyal rahatlıkları sebebiyle kadınlara daha rahat yaklaşabiliyor olmalarıdır. tabii bu tip erkeklerin girip çıktığı ortamdaki kadınların da rahat olduğunu hatırlatmam gerek.

    bütün doğada eşcinsellik vardır fakat artışı doğal mekanizmalarla sınırlarda tutulur, asla artmaz. aksi halde nesiller tükenirdi. bonobolarda da dişiye ulaşım olmadığı zamanlarda tercih edilir örneğin. bir nevi rahatlama mekanizmasıdır. hatta kedi cinslerinde de görülür, bazen tecavüzler gerçekleşir ve bunu yapan erkeklerdir. dişilerde eşcinsellik bütün doğada daha az görülür çünkü dişilerin bir erkeğe ulaşma sıklığı daha yüksektir, yani seçicidir. belirtmeliyimki bir şeyin yapılabilir olmasını "doğal olarak kabul etmememiz gerekir ama ancak tercih" diyebiliriz. aksi halde seksin her türlüsü doğal olur, oysaki psikolojide fetişler bile aşırılık olarak değerlendirilir. etiyolojik olarak "doğal ve tercih" birbirine karıştırılmamalıdır. örneğin su içmek doğaldır fakat susuzluğu gidermek için şarap içmek bir tercihtir. doğru olması, etik olması veya dine uygun olup olmaması toplumdan topluma değişir ki burada beni sadece tercih olması ilgilendiriyor, yorumlanması değil. eşcinsellik de tam olarak böyle değerlendirilmelidir.

    avantajlı görünmesine rağmen erkek eşcinselliği oranlarının artmama sebebi ise doğal dengeyle ilişkilidir. eğer erkek-erkek ilişkisi çok artarsa hastalıklar artacaktır. çünkü erkekler çok eşli olmaya ve seçicilik olmadan seks yapmaya daha yatkındır. aids buna örnek olarak verilebilir.

    kısacası evrim bu erkeklerin çoğunluğunu kadınlara da yönelecek şekilde evriltmiş. sadece eşcinsel erkekleri ise sınırda tutmuştur. biseksüellerin artmama sebebi ise çok eşliliğin yaygınlaşacak olması ve haliyle kadınların bir süreden sonra böyle ilişkilere girmek istemeyeceği ile ilişkilidir. yani kadınlar bu süreci dengeliyor. şöyle düşünün toplumun %50si biseksüel erkek olsaydı, hepsi kadınlara rahat yaklaşacaktı ve kadınlar seçim yapmakta zorlaşacaktı. ayrıca erkeğin çok eşli yapısı kadınları güvenmemeye itecekti [1].

    --- spoiler ---
    kadın eşcinselliği
    --- spoiler ---
    kadınlarda ne oluyor? bu daha ilginç. kadın biseksüelliği eşcinselliklerinden daha yaygın durumdadır. istatistiklere göre kadınlar homoseksüelliktense biseksüel olarak kendilerini tanımlıyorlar ve bu oran erkeklerin 2 katı ve kadın-kadın eşcinselliği düşük bir orana sahip[ref-3]. daha ilginci gen çalışmalarında dikkat çekmemektedirler ve daha az çalışılmıştır [ref-8].

    kadınların eşcinselliği seçmesindeki en büyük sebep ise orgazm olmaktır. çünkü oranlara bakıldığında erkeklerin %100 orgazm olurken, kadınların ancak %60'ı farklı yollarla orgazm oluyor. bir bölümü mastürbasyon, bir bölümü gece orgazmı, çok az bir bölümü ise ilişki esnasında doyuma ulaşabiliyor[ref -1]. oysa ki bir lezbiyen ilişkide bu oran %100'e çok yakın olur. bu da kadınların kendilerini keşfetmesini sağlar. bir diğer sebep kadınların tek eşliliğe yakın olması, kadın-kadın ilişkileri daha yüksek sadakata sahip, bu sebeple kadın-kadın ilişkiyi tercih edebiliyorlar [ref-1].

    genel oranın lezbiyenlerin erkeklere göre düşük ve %2 olma sebebi kadınların eşcinselliğinin gelecek nesilleri ilgilendirmiyor olmasıdır. bu ne demek? kadın bir kadınla sevişip tecrübe sahibi olsa bile bunu bir erkeği etkilemekte kullanmasına gerek yoktur. çünkü kadın hep seçen ve istenen taraf olacaktır. oysa ki homoseksüel erkekler, bir diğer erkekle hızlıca tanışabilir. 2 tarafında kadın gibi "evrim temelli yüksek seçici" bir algısı yok. bu sebeple de biseksüel erkekler, hetero erkeklere göre daha hızlı şekilde tecrübe sahibi olabilir ve bu rahatlık kendi erkek-kadın ilişkilerine de yansır. bu sebeple de erkek biseksüel oranları kadınların çok daha üstünde. (üstelik erkek eşcinselliği her zaman daha fazla tepki görmesine rağmen böyledir.)

    özet olarak erkek ve kadın için eşcinselliğin evrimsel, biyolojik ve sosyal açıdan çeşitli avantajları olduğu için hala sürmektedir. kişisel olarak, sağlıklı bir heteroseksüel olarak; bu durumu hastalık olarak görmüyorum.

    çeşitli referanslar ve ileri okumalar
    1] robin baker - sperm wars
    2]https://theconversation.com/…e-homosexuality-122764
    3]https://en.wikipedia.org/…ics_of_sexual_orientation
    4] https://en.wikipedia.org/…/homosexuality_in_society
    5] https://www.mindbodygreen.com/…rtners-for-men-women
    6] https://onlinedoctor.superdrug.com/…ts-your-number/
    7] [makale; science 30 aug 2019: ol. 365, ıssue 6456] https://geneticsexbehavior.info/…08/ganna190830.pdf
113 entry daha